Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3154

Karar No

2024/2936

Karar Tarihi

27 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1226 E., 2023/697 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/98 E., 2022/210 K.

Taraflar arasındaki asıl davada inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Asıl dava dosyasında davacı vekili; davalılardan ...'un davacının kardeşi olduğunu, davalılardan ...'in, ...'un eşi olduğunu, davacının 29.08.2017 tarihine kadar ... Kuyumculuk Turz. Gıda Otom. İnş. San. Tic. Taah. Ltd. Şti.'nde kardeşi ... ile ortaklığının bulunduğunu, dava konusu taşınmazların bu şirketin ticari faaliyetleri sırasında birlikte edinilen taşınmazlar olduğunu, davacının şirket ortaklığının 1995 tarihinde başladığını, İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1090 ada 90 numaralı parselde kayıtlı 35 numaralı dükkan vasıflı bağımsız bölümün 29.02.2012 tarihinde ... Kuyumculuk Turz. Gıda Otom. İnş. San. Tic. Taah. Ltd. Şti. adına alınıp şirket adına tapulu olduğunu, yine şirket kazançlarından 1090 ada 90 numaralı parseldeki 72 ve 73 bağımsız bölüm numaralı büro vasıflı taşınmazların edinildiğini, bu 72 ve 73 numaralı bağımsız bölümlerin tapuda davacı adına kayıtlı iken, davacı tarafından 16.02.2015 tarihinde davalı ...'a bedelsiz olarak devredildiğini, yine ticari kazançlardan elde edilen paralar ile Kartepe ilçesi, ... Mahallesi 104 ada 140 numaralı parsel ile 104 ada 142 numaralı parselin alındığını, bu taşınmazların ise şu anda ...'ın devretmesi nedeni ile ... Kuyumculuk Turz. Gıda Otom. İnş. San. Tic. Taah. Ltd. Şti. adına tapuda kayıtlı olduğunu, 72, 73 numaralı bağımsız bölümler ile 140 ve 142 numaralı parsellerin devrinin gerçek bir satış olmadığını, davacıya karşı kız kardeşi Gülseren Suvay tarafından dava açıldığından taşınmazları korumak amaçlı davanın kaybedilme ihtimaline binaen bu taşınmazların muvazaalı olarak devrinin yapıldığını, ortak ticari faaliyet yürütüldüğünden güven duygusundan dolayı davacı tarafından devir yapıldığını, 1090 ada 90 numaralı parselde bulunan 35 numaralı bağımsız bölümde davacının ticari faaliyetine devam ettiğini, tüm bu devirlerin inançlı işlemle yapıldığını ve tüm bu taşınmazlarda davacının 1/2 oranında hakkının olduğunu belirterek; tapu kayıtlarının yarı oranda iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, bu talepleri kabul görmez ise taşınmazlardaki 1/2 pay bedelinden şimdilik 20.000,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Birleştirilen Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 201/307 Esas, 2018/295 Karar sayılı dava davasında davacı ... vekili tarafından davalı ... aleyhine İzmit ilçesi, ... Mahallesi 1090 ada 90 numaralı parselde bulunan 35 bağımsız bölümlü taşınmaz yönünden el atmanın önlenmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP

  1. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; gerçekte 2000 yılında ... ile Mehmet'in ticari faaliyetinin sona erdiğini, kağıt üzerinde ortaklığın devam ettiğini, davacı ... ...'ın yaptığı işler çerçevesinde davalı ...'u çok miktarda zarara uğrattığını, ticari faaliyet çerçevesinde davalı ... tarafından davacının çalışmaların karşılığı olarak ona yüklü miktarda mal edindirildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek; açılan davanın reddini savunmuştur.

  2. Birleştirilen davada, davalı ... vekili; açılan davanın haksız olduğunu, davaya konu edilen bağımsız bölüm olan 35 numaralı bağımsız bölümün tapuda davacı ... adına kayıtlı olmayıp ... Kuyumculuk Turz. Gıda Otom. İnş. San. Tic. Taah. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, dolayısı ile davanın aktif husumetten reddinin gerektiğini, müvekkilinin sözlü kira anlaşması bedeli ile ...'tan bu dükkanı kiraladığından haksız bir kullanımın söz konusu olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yazılı delille davasını kanıtlayamadığı gibi, ortaya konulan bir belge de olmadığı, dayanak yapılan ticari işler açısından da dosya kapsamı itibariyle inançlı işleme konu edilen bir belge veya delil başlangıcı bulunmadığı, davacı tarafından yazılı belge sunulmamış yemin delili kapsamında da davalılarca eda edilen yemin kapsamında davacının iddiasını kabul etmedikleri gerekçesiyle, asıl davada davacı davasında bedeli artırmadığından dava dilekçesindeki değer üzerinden tapu iptali ve tescil istemi ile tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, birleştirilen davada ise; tapu kaydına göre malik olanların el atmanın önlenmesi davası açabileceği yasal düzenlemesine rağmen davacı tarafından dava dışı şirket adına kayıtlı taşınmaz yönünden el atmanın davasının dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, toplanan deliller kapsamına göre de, dava konusu 35 numaralı dükkanın zeminde kuyumcu olarak kullanıldığı, davacının ceza mahkemesindeki soruşturma/kovuşturma da beyanı ile ceza dosyasındaki anlatımlar ve iş bu dosya kapsamına göre davalının kullanımına rıza gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen dava yönünden davanın reddine karar verilmekle, müvekkili yararına nispi ücreti vekalete karar verilmesi gerekirken maktu ücreti vekalete karar verilmesinin hatalı olduğunu, birleştirilen dava yönünden davacısının yerel mahkeme yargılaması sırasında harç ikmalini ara karar doğrultusunda yerine getirdiğini, bu şekilde birleştirilen davanın harçlandırılan değerinin 200.000,00 TL olduğunu, bu miktar üzerinden nispi ücreti vekalete hükmedilmesi gerektiğini belirterek; birleştirilen dava yönünden ücreti vekalet yönünden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

  2. Davalı davacı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın reddedildiğini, müvekkili yararına nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğunu, davaya konu edilen ana davadaki taşınmazların değerinin bilirkişi marifeti ile tespit edildiğini, bu doğrultuda nispi vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini, yine birleştirilen dava yönünden müvekkili ... tarafından açılan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinde birleşen davanın davalısı...'ın haksız el atmasının bulunduğunu, dava sırasında dükkanı boşalttığından davanın konusuz kaldığını, her ne kadar birleştirilen davaya konu dükkan şirket adına tapuda kayıtlı ise de, bu şirketin ortaklarının ... ve ... olduğunu, dolayısı ile davanın bu gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece taraf değişikliği yönünde süre verme imkanı varken bunun yapılmayıp doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek; bu yönlerden yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden; davacı tarafından taşınmazların 1/2'sinin talep edildiğinden dava değerinin 638.052,55 TL olarak belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince bu değer üzerinden harç ikmalinin yapması için ana dava davacısına ihtarlı kesin süre verildiği, ancak davacı tarafın harç ikmalini yerine getirmediği görüldüğünden İlk Derece Mahkemesice ana davanın reddi ile başlangıçta gösterilen ve harçlandırılan ana dava değeri üzerinden birleştirilen dava davalıları yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde hatalı bir durum olmadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin ... ve ... vekilinin istinaf talebinin reddine, birleştirilen dava yönünden; elatmaya konu taşınmazın değeri bilirkişi raporu ile 200.000,00 TL olarak belirlenip bu değer üzerinden birleştirilen dava davacısı tarafından harçlandırılsa da, İlk Derece Mahkemesince birleştirilen davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verildiğinden bu yöne ilişkin asıl davada davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleştirilen dava davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı birleştirilen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi.

  3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

  4. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi vd.) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14 516 E., 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.

  5. Değerlendirme

  6. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı birleştirilen dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim