Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/259
2024/293
1 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1667 E., 2022/1304 K.
KARAR: Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, bir kısım davalılar yönünden reddine ve bir kısım davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ: Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/243 E., 2021/363 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince bir kısım davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, bir kısım davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, bir kısım davalılar yönünden reddine ve bir kısım davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, Dikili ilçesi, ... Mahallesi, 207 parsel sayılı taşınmazın tarafların müşterek mülkiyetinde olduğunu, dava konusu taşınmaz ile ilgili Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/723 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi istemli davanın derdest olduğunu, bu taşınmaz üzerinde bulunan keson kuyunun davacının babası ... tarafından yaptırıldığını, sonrasında davacının abisi ... tarafından sondaj yaptırılarak kuyunun derinleştirildiğini, anılan taşınmazdaki zeytin ve meyve ağaçlarının dikim ve bakımının yine davacının murisi ... tarafından yapıldığını ileri sürerek muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.05.2021 tarihli dilekçesi ile dava konusu muhdesatların müteveffa ...'ın mirasçılarına ait olduğunun kabulünün gerektiğini belirtmiştir.
Davacı vekili 16.02.2021 tarihli oturumda; ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatın aidiyeti iddiasını kabul eden davalılar ..., ... ve ... aleyhine açtığı davayı takip etmeyeceğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında muhdesatın aidiyeti iddiasını kabul etmeleri nedeniyle müvekkillerinden ... ve ... yönünden davanın husumetten reddine kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu muhdesatların bir kısım davalıların annesi ... ve davacının murisi ... tarafından birlikte yapıldığını belirterek davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 07.09.2021 günlü 2020/243 Esas, 2021/363 sayılı karar ile davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan ve işlemden kaldırılan dava dosyası süresi içinde yenilenmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; muhdesatın aidiyetine karar verilmesi gerektiğini, bir kısım davalıların annesi ...'in 1948 yılında evlenerek baba evinden çıktığını, bu nedenle dava konusu muhdesatları meydana getirmesinin imkansız olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davanın aydınlatılması için gerekli soruların mahkemece tanıklara yöneltilmediğini, muhdesatların yaşı ve olay örgüsü incelendiğinde muhdesatların davacının murisi ... dışında başka bir kimseye ait olamayacağının anlaşılacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; İlk Derece Mahkemesi hükmünün davalılardan ... yönünden verilen kararın dışında kalan kısmının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı ...'in ortaklığın giderilmesi davasında davacının muhdesat iddiasını kabul ettiğinin dikkate alınmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden açılan ve taraflarca takip edilmediğinden işlemden kaldırılan, süresi içinde yenilenmeyen davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5 inci maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ... yönünden açılan davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 günlü 2021/1667 Esas, 2022/1304 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1 h, 115).
-
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
2.4. 3402 saylı Kadastro Kanunu'nun “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:47