Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3770

Karar No

2024/2912

Karar Tarihi

24 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/3371 E., 2023/808 K.

DAVA TARİHİ: 02.07.2020

İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil tapunun üçüncü kişiye devri nedeniyle tazminata dönüşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, ... Mahallesi, 962 ada 5 parseldeki mesken nitelikli 9 (dokuz) bağımsız bölüm numaralı gayrimenkulü 240.0000,00 TL bedelle satın aldığını, satıcı ...'in hesabına müvekkili tarafından bedelin yatırıldığını, müvekkilinin o dönem ceza dosyalarından dolayı firari durumda olduğundan tapuya tescili adına yaptıramayıp davalı adına yaptırdığını, ancak artık sıkıntılarının kalmadığını, tapunun kendi adına devredilmesini davalıdan talep ettiğini, fakat davalının taşınmazı devretmediğini ileri sürerek; tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescilini talep etmiştir.

Yargılama devam ederken; dava konusu taşınmaz el değiştirmiş; 15.09.2021 tarihli celsede seçimlik hakkı davacıya sorulmuş, HMK'nun 125 inci maddesi uyarınca mevcut davalıya karşı tazminat istemli olarak davasına devam etmek istediğini bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; taşınmazın satış bedelini müvekkilinin bizzat bankaya gidip yatırdığını, davacı tarafın hem taşınmaz bedelinin kendisi tarafından yatırıldığı, hem de o günlerde firari olduğundan tapu tescilini kendi adına yaptıramadığından bahsetmesinin çelişkili olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...Dava devam ederken taşınmazın davalı tarafça devredilmesi üzerine davacının mevcut davalıya karşı davasını tazminata dönüşmek üzere seçimlik hakkını kullandığı, inançlı işlemin ispatının yazılı delille mümkün olduğu, davacı tarafça deliller arasında inançlı işleme ilişkin yazılı belge yahut delil başlangıcı niteliğinde belgeye somutlaştırma yüküne uygun biçimde dayanılmadığı, bu nedenle tanık dinletilmesinin de mümkün olmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığından kesin delillerden yemin ile de ispat imkanının bulunmaması nedeniyle davacının inançlı işlem iddiasını ispat edemediği..." gerekçesiyle; davanın asli ve terditli talep yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği aynı sebepleri ileri sürerek, davalı tarafın taşınmazın parasının kendisi tarafından ödendiğini iddia ettiğini, fakat herhangi bir ödeme dekontunu dosyaya sunamadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere inançlı temlik iddiaları taraflar akraba dahi olsa ancak kararda açıklanan biçimde yazılı delille ispatı gerektiği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararlarının mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olduğu, somut uyuşmazlıkta, davacının yukarıda içeriği açıklanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı kapsamında yazılı delil ya da delil başlangıcı niteliğinde bir delil sunmadığı, yemin deliline de dayanmadığı, sadece tanık deliliyle ispatın mümkün olduğunu savunduğu, ne var ki inançlı işleme dayalı davaların tanıkla ispatının mümkün görülmediği..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiş, ilave olarak delil başlangıcı niteliğinde dosyada çok sayıda belge olduğunu, tapu devri yapıldığı gün satıcının hesabına gönderilen 235.000,00 TL bedelli dekontun mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil ile tapunun üçüncü kişiye devri nedeniyle tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

İnançlı işlemler; inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m. 225 vd.) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Mahkemece davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması için, delil listesinde açıkça yemin deliline dayanılmış olması yeterlidir. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir.

İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Yukarıda değinilen ilkelere göre, davacının yazılı bir delile dayanmadığı, delil başlangıcının da bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından davasını kanıtladığından söz edilemez. Bu sebeple yukarıda "Gerekçe ve Sonuç" paragrafındaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

  4. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim