Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3776

Karar No

2024/2909

Karar Tarihi

23 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1661 E., 2023/967 K.

DAVA TARİHİ: 21.07.2017

KARAR: Kısmen kabul, kısmen ret

TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı Belediye vekili

İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/245 E., 2022/132 K.

Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede rayiç bedelin tahsili veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı Belediye vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle tapu iptal ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın ... köyünün yerlisi olup uzun yıllardır bu köyde ikamet ettiğini, köy senedi başlıklı 20/01/1987 tarihli belgeden de anlaşılacağı üzere ... "köy" statüsünde iken fiilen "dere artığı boş, boz tarla" olan 66 parsel sayılı taşınmazdan 1.150 m² kısmın davacıların murisi ...'a satıldığını, ancak geçen zaman içerisinde Köy Tüzel Kişiliğinin sonlandırılarak köyün mahalle statüsüne geçirilmesi ve Belediyenin imar çalışmaları nedenleriyle tapuda ferağın bir türlü verilemediğini, oysaki dava konusu taşınmazın satış bedelinin peşinen ödenerek köyün gelir gider defterine dahi işlendiğini ileri sürerek; Düzce ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 66 parselde kayıtlı taşınmazın 1.150'lik kısmına ilişkin hissenin tapu kaydının iptaliyle terekeye iadesini ve miras payları oranında mirasçılar adına tescilini, aksi kanaatte belirsiz alacak davası kuralları uyarınca davaya konu hissenin dava tarihindeki değerinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini, bu da mümkün görülmez ise belirsiz alacak davası kuralları uyarınca ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme kuralları ve denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle ulaştığı karşılık bedelin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Belediye vekili; 66 parsel sayılı taşınmazın mera vasfında olup tescile tabi olmadığını, davanın Hazine'ye karşı açılması gerektiğinden sıfat yokluğundan ve husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayıp zamanaşımı uygulanamayacağı gerekçeleriyle tapu iptal tescil yönündeki talebinin reddi gerektiği; davacının terditli talebine ilişkin olarak, davacıların murisinin taşınmazı köy senedi ile aldığı, yapılan ödemenin dava tarihindeki değerinin denkleştirici adalet ilkesine göre tespit edilip davacılara iadesi gerektiği, oluşan kanaate göre, hesap bilirkişinin raporu ve bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü gerektiği..." gerekçesiyle; tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine, 16.503,99 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı Belediye Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Belediye vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili; taşınmaz satışına dair o tarihte ...’nın onayının mevcut olduğunu, taşınmazın halihazırda 1/1000’lik imar planı içerisinde ve şehirleşmenin en yoğun olduğu alanda kaldığını, bu alanın mera ile uzaktan yakından alakası bulunmadığını, satılan kısmın mera olan yer değil, dere artığı olan kısım olduğunun açıkça görüldüğünü, öncelikli talep olan tapu iptal ve tescil talebinin kabul olmaması halinde terditli taleplerinin taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle müvekkillerine ödenmesi yönünde olduğunu, dayanak sözleşmenin Köy Kanunu uyarınca geçerli olduğunu, geçerli olan sözleşmelerde ise gerçek zarar kapsamında taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin istenebileceğini, tüm bu hususlara rağmen eldeki davada, özellikle istinaf kaldırma kararından sonraki 4. celse duruşmasında dava tarihindeki değere yönelik ek dava açma taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden bedele hükmedilmesi gerekirken son terditli talepleri olan denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenen bedelin iadesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak olmaması adına hükmedilen bedelin az ve eksik olduğu iddiasıyla bedel açısından kararı istinaf ettiklerini, yasal hasım Hazine lehine vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu, son terditli talepleri yönünden kabul kararı verilmiş olmakla, terditli taleplerden biri hakkında kabul kararı verilmesi halinde, uygun görülmeyen öncelikli taleplerin reddi nedeniyle Belediye lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

  2. Davalı Belediye vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava dilekçesinde davacıların 20.01.1987 tarihli köy senediyle taşınmazı satın aldıklarını iddia ettiklerini, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının mera niteliğinde bir taşınmaz yönünden mümkün olmayıp müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacının ilk talebi olan tapu iptal tescil talebinin reddine karar verildiği, bu nedenle davacının terditli taleplerinin değerlendirilmesine geçildiği ve dava konusu sözleşmeye konu taşınmazın başından bu yana mera vasfında olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu ve bu nedenle mahkemece denkleştirilme ilkesi uyarınca alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varıldığından bu yöndeki istinaf itirazlarına da itibar edilmediği; ancak gerçekten de davalı belediye aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verildiği gerekçesiyle davalı belediye lehine de vekalet ücretine hükmedilmiş olduğu, davacı tarafından açılan davanın ise terditli olduğu, terditli tazminat davasının da kabulüne karar verildiği, bu nedenle davalı belediye lehine vekalet ücreti takdirinin yasal dayanaktan yoksun olduğu, mahkeme kararının bu nedenle düzeltilerek yeniden tesisi gerektiği..." gerekçesiyle; davalı belediye vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/245 E. 2022/132 K. sayılı kararının düzeltilmek suretiyle yeniden tesisi ile;

Davacının tapu iptal tescil yönünden davasının reddine,

16.503,99 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı Belediye Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı ... Hazinesi kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hazinesine verilmesine,

Davacı davada kendini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı Belediye Başkanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Belediye vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Davalı Belediye vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, terditli kısma ilişkin hükmün doğru olmadığını, davadaki tüm taleplerin reddi gerektiğini, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasının mera niteliğindeki taşınmaz yönünden mümkün olmayıp müvekkili kurum aleyhine tazminata hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, son olarak tapu iptali ve tescil istemi yönünden ret kararı verildiği halde müvekkili kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu (istinaf dilekçesinde bu sebep açıkça ileri sürülmemiştir) ileri sürerek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede rayiç bedelin tahsili veya tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 206, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ıncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi ile Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim