Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3765
2024/2890
23 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2068 E., 2023/676 K.
DAVA TARİHİ: 23.02.2018
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine, kararın re’sen kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/119 E., 2021/244 K.
Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü yönünde yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Bakırköy .... Noterliğinin 11.11.2016 gün ve 29782 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, buna göre İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkinde kain, tapunun 30 pafta, 848 parsel sayısında kayıtlı arsa vasıflı taşınmazdaki davalı adına kayıtlı hissenin ½ sinin 140.500,00 TL bedelle müvekkiline satılmasının taahhüt edildiğini, düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin 12.12.2016 tarihinde tapuya şerh edildiğini, müvekkilinin davalı tarafı defalarca uyarmasına rağmen davalının devri gerçekleştirmeyip müvekkilini sürekli oyaladığını, davalıdan ... 13. Noterliğinin 08.02.2018 tarih 03441 yevmiye numaralı ihtarı ile satış vaadine konu taşınmazdaki hissenin müvekkili adına tapuda devrinin yapılmasının talep edildiğini ancak davalının devir yapmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile tapunun 30 pafta, 848 parsel sayısında kayıtlı arsa vasıflı taşınmazdaki davalı ... adına kayıtlı olan hissenin 1/2 sinin iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın güncel piyasa değerinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, güncel piyasa değeri belli olmadığı takdirde satış bedeli olan 140.000,00 TL nin satış vaadi sözleşmesinin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu edilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 30 pafta, 848 parselde kayıtlı gayrimenkulün 86/213 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu yeri dava dışı bir şahısla birlikte yarı yarıya ortaklı şeklinde aldığını, bu kişinin tapuda adına kayıt olmadığını, taşınmazın tamamının müvekkili adına kaydedildiğini, ancak şifahen ortak olarak alındığını, davacının bu kişi ile pazarlık yaptığını ve ne miktarla anlaştıklarının taraflarınca da tam olarak bilinmediğini, davacının müvekkiline herhangi bir para ödemediğini, müvekkiline şifahen ortak olan bu şahsa ödeme yaptığını, bu hususun tanık ve yemin gibi her türlü delille ispat edilebileceğini, müvekkilinin devir ve ferağ yapmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira taşınmazla ilgili gerek Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/190 Esas sayılı dosyasında açılan dava ve gerekse kendi açtıkları ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/416 Esas sayılı dosyasından dolayı devir işlemi yapılamadığını, müvekkilinin devirden hiçbir şekilde kaçınmadığını tüm bu nedenlerle hukuki menfaatten yoksun ve haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu arsa nitelikli taşınmazın maliklerinin ..., ve .... olduğu, Bakırköy .... Noterliğinin 11.11.2016 tarih ve 29782 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin incelenmesinde; arsa niteliğindeki gayrimenkuldeki davalının hak ve hisselerinin 100 hisse itibar edilerek 50 hissesinin 140.500,00 TL bedel mukabilinde satılması alınması hususunda düzenlendiği, ayrıca sözleşmede satmayı vaad eden ...' e vekaleten ...'in satış vaadi bedelinin alıcısından aynı gün nakten ve tamamen alındığı, başkaca hiçbir hak ve alacağın kalmadığını belirterek taşınmazların kati ferağ takrirlerinin dilediği zaman ve süre içinde alıcı lehine verilmesini taahhüt ettiği, yapılan keşifte, dava konusu taşınmazın tapuda 339,00 m2 yüz ölçümlü arsa niteliğindeki taşınmaz olarak kayıtlı olduğu, tapu kayıtlarına göre davalının taşınmazda 86/213 hissesi bulunduğu, talebin davalının arsasındaki hisselerinin 1/2 si olduğu, satış vaadi sözleşmesine göre davalının taşınmazdaki hisselerinin 1/2 sinin değerinin 140.500,00 TL olduğu, 23.02.2018 dava tarihindeki davalının taşınmazdaki hisselerinin 1/2 sinin değerinin 253.215,49 TL olduğu yönünde rapor düzenlendiği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında satış vaadi sözleşmesinin akdedildiği, davacının bu sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirdiği, davalının sözleşme gereği taşınmazın 1/2'sinin mülkiyetini devretmekle mükellef olduğu, ancak bu görevini yerine getirmediği anlaşılmakla davanın kabulü yönünde, ... Mahallesi, 848 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına olan 86/213 hissesinin 1/2 sinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu gayrimenkulün 86/213 hissesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu yeri dava dışı bir şahısla birlikte yarı yarıya ortaklı şeklinde aldığını, davacının, müvekkiline taşınmazın ½ sini satın aldığını bildirdiğinde müvekkilinin tapuya giderek satışı vaad edilen hisseyi kendisine devretmek istediğini, ancak taşınmazın müvekkilden önceki malikinin açtığı dava sonucu devir işlemlerinin yapılamadığını, müvekkilinin edimini yerine getirmekten kaçınmadığını, aksine davacıya devri yapmak için çabaladığını ancak devam eden davada tedbir kararı kaldırılamadığından edimini hukuki engelden dolayı yerine getiremediğini, ifanın imkansızlığı söz konusu olduğundan devir yapılamadığını, Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/190 Esas sayılı dava dosyasının karara bağlandığını ve kesinleştiğini, davacıya tapu devrinin mümkün hale geldiğini ve müvekkilinin devir yapmaya hazır olduğunu, açıklanan nedenlerle usul ve esas açısından yerinde olmayan kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu 848 parsel sayılı 339,00 m² yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın ..., Çakı adına hisseli olarak tapuda kayıtlı olduğu, davalı ...'in 86/213 pay sahibi olduğu, bu payın 1/2 sinin iptali ile davacı adına tescilinin talep edildiği, satış vaadi şerhinin 12.12.2016 tarih 43975 yevmiye numaralı kayıt ile tapu kaydına şerh edildiği, taraflar arasında Bakırköy .... Noterliğinin 11.11.2016 gün ve 29782 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bulunduğu, sözleşme kapsamında satış bedeli olan 140.500,00 TL nin nakden ve tamamen satmayı vaad eden ... tarafından alındığı hususunun yazılı olduğu, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname örneğinin dosyaya ibraz edildiği, mahallinde keşif yapıldığı, dava tarihi itibariyle davalının taşınmazdaki hisselerinin 1/2 sinin değerinin 253.215,49 TL olarak belirlendiği, bu değer üzerinden eksik harcın tamamlatıldığı, ancak kamu düzenine aykırılık yönünden re'sen yapılan incelemede yerel mahkemece gerekçeli kararda alınması gereken 17.297,15TL nispi karar ve ilam harcının yazılması gerekirken 14.025,00 TL alınması gereken nispi harç miktarının yazıldığı anlaşılmakla ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden gerekçeli kararda hatalı hesaplanan karar ve ilam harcının düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği, bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf başvuru gerekçeleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, harç kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerektiğinden gerekçeli kararda hatalı hesaplanan karar ve ilam harcının düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
-
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının değerlendirilmediğini,
-
Tapuda devir yasağı bulunduğundan dolayı müvekkilinin devri yapamadığını, dolayısıyla müvekkilinin inisiyatifinde olmayan bir husustan sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığını,
-
Müvekkilinin hiçbir zaman devirden kaçınmadığını, bu itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece devir için kendilerine süre verilmesi gerektiğini, ancak bu sürenin verilmediğini,
-
Gelinen aşamada devre engel olan Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının kesinleştiğini, devir için engel kalmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı devre hazır olduğunu,
-
Müvekkilinin kusuruyla dava açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
-
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri.
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri.
-
1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13