Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1795
2024/2633
15 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/990 E., 2022/1731 K.
DAVA TARİHİ: 11.04.2014
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/207 E., 2021/365 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 178 parsel sayılı, 99.200 m² büyüklüğündeki, tarla vasfındaki taşınmazın müvekkilli tarafından yaklaşık 35 yıldan beri malik sıfatıyla ekilip biçilmekte olduğunu, taşınmazın tapu kütüğü incelendiğinde TMK’nın 713 üncü maddesi kapsamındaki "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" ve olağanüstü zamanaşımıyla iktisap hükümlerine göre tescili talep edilebilir taşınmazlardan olduğunu, taşınmazın tapu kütüğündeki malik hanesinin boş bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın müvekkilli adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 178 parsel numaralı taşınmazın 01.04.2015 tarihli tapu kaydında malikinin belli olmadığı, malik sütununda "davalıdır" beyanının yer aldığı, taşınmazın 13.05.2016 tarihli tapu kaydında 03.11.1979 kesinleşme tarihli kadastro tespitine istinaden belirlenen maliklerin malik hanesine tescil edilmiş oldukları, 01.02.2019 tarihli güncel tapu kaydında ise 178 parsel numaralı taşınmazın yenileme sonrasında 2320 ada 4 parsel numarasını aldığı ve maliklerin tapu kaydından anlaşıldığı, ... Kadastro Mahkemesinin 22.12.1966 tarihli ve 1959/3951 Esas, 1966/406 Karar sayılı ilamında dava konusu 178 numaralı parselin kimler adına tapuya tescil edileceğine yönelik karar verilmiş olduğu, verilen bu kararın karar tarihinden eldeki davanın açılmasına kadar tapu kaydına işlenmediği, Mahkemece verilen kararın kurucu, tapu kaydının yapılmasının ise açıklayıcı işlem niteliğinde olduğu, bahse konu kararın tapuya infaz edilerek maliklerin belirlendiği, yasal şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL olarak gösterdiklerini ve henüz dava değerini artırmadan davanın reddedildiğini, ancak davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilirken 13.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen değer üzerinden hesaplanmasının usûl ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde ve devam eden safhalarda tanık deliline başvurmuş olmalarına ve tanıklarının isim ve adreslerini Mahkemeye bildirmiş olmalarına rağmen Mahkemece tanıklarının dinlenmediğini, keşif esnasında hazır bulundurdukları tanıklarının havanın yağışlı olması nedeniyle duruşmada dinleneceği söylenerek keşif sırasında dinlenmediğini, taşınmazın malik hanesinin tapulama tarihinden beri boş olduğunu, müvekkilin 35 yıl boyunca uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde davasız ve aralıksız bir şekilde malik sıfatıyla zilyetliğini sürdürdüğünü, mülkiyet hakkının kullanılabilmesi için tescil vasıtasıyla ilgili kurumlara bildirim yapılması gerektiğini, bahse konu tescilin bildirici nitelikte olduğunu ve bildirici tescilin yapılmadığı hallerde de söz konusu taşınmazın mülkiyetinin olağanüstü zamanaşımına konu olabileceğini, ... Tapulama Mahkemesinin 22.12.1966 tarihli ve 1959/3951 Esas, 1966/406 Karar sayılı kararının kesinleşmesine rağmen ... Tapu Müdürlüğünce 25.03.2016 tarih ve 3277 sayılı yevmiye no ile tapu kütüğüne tescil edildiğini, müvekkilinin 25.03.2016 tarihinden çok daha önce aranan şartları yerine getirdiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 178 parsel sayılı taşınmazın tespit edilen malikleri adına kaydedildiği, dava dışı kişilerce tapulama tespitine itiraza konu edildiği ve ... Tapulama Mahkemesinin 22.12.1966 tarihli ve 959/3951 Esas, 1966/1406 Karar sayılı kararı ile tapulama tespitinin iptali ile tespit edilen hak sahibi bir kısım malikler adına tesciline karar verildiği, kararın 03.11.1975 tarihinde kesinleşmesine rağmen tapuda tescil işleminin yapılmadığı, 13.05.2016 tarihli tapu kaydında taşınmaz maliklerinin tescil edilmiş olduğu, 12.06.2017 tarihli, 7296 yevmiye No.lu toplulaştırma işlemi sonucu 2320 ada 4 parsele gittiği, inceleme konusu Mahkeme kararında da belirtildiği üzere kurucu nitelikte bulunan Mahkeme kararının 25.03.2016 tarihinde tapuya tescil edilmiş olmasının açıklayıcı mahiyette olduğu, Mahkeme kararının tescilinden önce de tapu kaydında beyanlar hanesinde "davalıdır" ibaresi bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde tapu kütüğündeki bilgi ve belgelerden genel olarak gerekli dikkati gösteren kişilerin malikin kim olduğunu anlayamayacağı hâlinin söz konusu olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalaradaki, istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü ihtiva etmektedir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27