Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3457
2024/2598
15 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/607 E., 2023/4 K.
DAVA TARİHİ: 24.01.2008
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı adına vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı Hazine adına vekili Avukat....geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 1984 yılında 1367 ve 1373 parselleri kayıt maliki İffet ...'den haricen satın aldığını, daha sonra kayıt malikinin ortadan kaybolması nedeniyle tapuda devir için vekaletname alamadığını, taşınmazı kesintisiz 24 yıldır kullandığını belirterek tapunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davaya müdahil olan Hazine vekili dilekçesinde, Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.07.2009 tarih, 2009/6 Esas ve 2009/260 Karar sayılı veraset belgesi uyarınca dava dışı taşınmazların tapuda Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların önceki maliki İffet .... 30.04.1969 tarihinde vefat ettiğini, mirasçısının bulunmaması nedeniyle İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesince murisin terekesine el konulduğunu ve anılan Mahkemenin 10.10.1970 tarih ve 1969/52 sayılı kararı ile taşınmazlarının son mirasçısı olan Hazine'ye devrine karar verildiğini, ancak dava konusu parsellerin bu tarihte tapuda kayıtlı bulunmaması nedeniyle söz konusu kararda yer almadığını, davacının 1969 yılında ölen ... 1984 yılında nizalı taşınmazları satın almasının mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30/06/2011 tarihli ve 2008/27 Esas 2011/254 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin 30/06/2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.05.2013 tarihli ve 2013/3561 Esas, 2013/6877 Karar sayılı kararıyla; ... ve ... kızı 1905 doğumlu İffet ... adına nüfus kaydı mevcut olup, bu kişinin ölüm araştırmasının halen devam ettiği belirtildiğinden davalı ... ...'nin (...) hasımlı veraset belgesinin (davalı Hazine olacak şekilde) alınarak ölü ise davanın mirasçılarına yöneltilmesi ve davacının davasını TMK'nin 713/2. maddesinde bulunan hukuki sebeplerden hangisine dayandırdığının açıklattırılması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca tüm mirasçılarına yöntemine uygun şekilde dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, İffet ... (...) hiç mirasçı bırakmadan ölmüşse Hazinenin TMK'nin 501. maddesi karşısında hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 29.05.2014 tarihli ve 2013/20145 Esas, 2014/11012 Karar sayılı kararıyla Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda davacının 4721 sayılı TMK'nin 713/1 ve 713/2. maddesinde hukuki sebeplerin tamamına dayandığı, dosya arasında bulunan nüfus kayıtları, İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1969/52 tereke sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde tapuda adı geçen İffet ...'nin TMK’nin 713/2. maddesinde belirtilen tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle bilinmeme sebebinin kabul edilemeyeceği, Yargıtay’ın Yerleşik İçtihatlarına göre ölüm ve gaiplik nedenine bağlı olarak kazanılabilmesi için ölüm tarihinden itibaren veya tapu maliki hakkında verilen gaiplik kararının kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK'nun 713/1. maddesindeki koşullar altında en az 20 yıl süre ile zilyet olunması gerektiği, somut olayda eldeki İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/09/2017 tarih, 2017/33 Esas ve 2017/744 Karar sayılı gaiplik kararının 06/06/2018 tarihinde kesinleştiği, tapu maliki İffet ...'nin ölüm tarihinin tespit edilemediği, eldeki davanın açıldığı 25/01/2008 tarihi itibari ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve TMK'nin 713/1. maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle "ölüm" ve "gaiplik" hukuki nedenine dayalı davasının da reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gaiplik kararında gaiplik tarihinin başlangıcının belirtilmediğini, malikin 1969 yılında öldüğü ilan edilmesi ve bu ilana rağmen mirasçısının çıkmaması, hayatta olduğuna yönelik herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle gaiplik kararının geçerli olmadığını, taraf teşkilinin sağlanması amacıyla başvurulan mahkemede yeterli araştırma yapılmadan gaiplik kararı verildiğini, nüfus kayıtlarına ulaşılamayan malikin gerçekte var olup olmadığını belli olmadığını, 1974 yılında hatalı olarak malik adına tescil yapıldığını, TMK’nin 713/2 maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” “bilinmeme” ve “gaiplik” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:27