Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2409
2024/2554
13 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/182 E., 2023/325 K.
DAVA TARİHİ: 11.03.2020
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa .... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/54 E., 2021/69 K.
Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların miras bırakanı ...'in 11.09.2019 tarihinde vefat ettiğini, 586 ada 10 parsel sayılı arsa üzerinde, zemin dahil 4 kattan ibaret bina inşa edildiğini, zemin ve zemin üstü 1. kat, D1 ve D2 numaralı bölümlerin müvekkilinin emek ve mesaisi sonucu yapıldığını, taşınmazda kat mülkiyeti ya da irtifakı kurulmadığından ve tapuda bağımsız bölüm olarak hisse devrine imkan bulunmadığından, bu bölümlere düşen arsa payının müvekkiline ait olduğuna dair 18.11.2013 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmenin muris ... ve tüm mirasçıların katılımıyla gerçekleştiğini, bu durumun muris tarafından Bursa .... Noterliğinin 19.11.2013 tarihli ve 27680 yevmiye numaralı vasiyetnamesinde belirtilmiş olmasına karşın davalıların baskısı sonucu, murisin 18.07.2017 tarihli ve 16850 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 19.11.2013 tarihli vasiyetnamesinden döndüğünü, taşınmazın halen muris adına kayıtlı olduğunu, henüz intikal işlemlerinin de yapılamadığını belirterek, müvekkilce imal olunan muhdesata karşılık gelen 1/2 payın, miras bırakan adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçelerinde özetle; murisin baskı altında vasiyetnameden döndüğü ifadesinin kötüniyetli bir beyan olduğunu, davacının bu iddiasını ispatla mükellef bulunduğunu, vasiyet edenin dilediği zaman vasiyetnameden dönme hakkını kallanabileceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/54 Esas, 2021/69 Karar sayılı kararıyla "...dava konusu miras paylaşım sözleşmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 676, 678, 679 uncu maddesinde yer alan hükümlere uygun olarak düzenlendiği, muris ve diğer mirasçıların katılımı ile yapılan 18.11.2013 tarihli yazılı miras sözleşmesine göre dava konusu zemin kat ve 1. katın arsa payları ile birlikte davacı ...’a ait olduğunun kabul ve taahhüt edildiği....bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 05.08.2021 tarihli ek raporunda davacıya zemin kat 1 numaralı daire için 131/594, 1. kat 2 numaralı daire için 171/594 olmak üzere toplamada 302/594 pay isabet ettiğinin rapor edildiği, davacı vekili dava dilekçesinde ½ payın iptalini ve davacı adına tescilini talep ettiği, harcın da bu talebe karşılık gelen ... miktar üzerinden hesaplandığı..." gerekçeleriyle "...davanın kabulüne...." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte yer alan kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının murisin baskı altında vasiyetnamesinden döndüğü şeklindeki iddiasını, takdiri delil olan tanık deliliyle dahi ispat edemediğini, miras bırakanın sağken vasiyetnameyi değiştiremeyeceğine ilişkin yapılan her türlü şart ve kaydın geçersiz olduğunu, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebileceğini, adi yazılı sözleşme ile taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesiyle murisin noterde resmi bir şekilde yansıttığı iradesinin görmezden gelindiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/182 Esas, 2023/325 Karar sayılı kararıyla "...mahkemece taksim sözleşmesi geçerli sayılarak ve kat irtifakı tesisine uygun biçimde arsa payı belirlemesi yapan bilirkişi raporu esas alınıp, taleple bağlı kalınmak suretiyle yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir husus bulunmadığı..." gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf talebinin ".... esastan reddine..." karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ıncı ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40