Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1342
2024/2475
8 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/163 E., 2022/2273 K.
DAVA TARİHİ: 30.11.2020
KARAR: Esastan ret
TEMYİZ EDENLER: Taraf vekilleri
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/297 E., 2021/367 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 1252 ada 4 parsel sayılı taşınmaza müvekkili idarenin malik olduğunu, müvekkili kurumun dava konusu alanı 01.08.2006 tarihinde davalı ... Belediyesi ile imzalanan protokol gereği 10 yıllığına davalının kullanımına verdiğini, ilgili protokol gereği davalı belediyeye tahsis edilen alanın 10 yıllık kullanım hakkının 01.08.2016 tarihinde dolmasına rağmen hiçbir hukuki sebebe dayanmadan dava konusu alana haksız işgalin devam ettiğini ileri sürerek 01.08.2016 14.11.2018 tarihleri arasında tahakkuk etmiş olan toplam 931.609,00 TL ecrimisilin, haksız işgal tarihinden itibaren her yıl dönem sonları itibarıyla işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı idarenin adli yargı mercinden istemiş olduğu tahsil talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/499 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ilk yıl için ecrimisil bedelinin 28.400,00 TL olduğu, bu rakama davacı tarafça itiraz olmadığı, Mahkemece alınan rapordaki rakamdan düşük olduğu, davalı açısından usuli müktesep hak oluştuğundan hesaplamanın bu rakam üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 885.475,84 TL ecrimisile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemedeki beyanlarını tekrarla eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, hükme dayanak bilirkişi raporunun karar vermeye elverişli olmadığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen protokol gereği 01.08.2006 tarihinde taşınmazın bir kısmının 10 yıl süre ile davalı belediyenin kullanımına tahsis edildiği, tahsis süresinin 01.08.2016 tarihinde sona erdiği, yapılan keşif ile protokole konu krokide A harfi ile gösterilen 2.494,47 metrekare alanı davalı belediyenin hizmet birimleri olarak kullandığı, tahsis edilen sürenin dolması ile bu kullanımın taraflar arasında geçerli akdi ya da hukuki bir nedeninin kalmadığı, davalının taşınmazda haksız şagil durumuna geldiği, ecrimisil talebinden önce davalıya ihtar gönderilmesine gerek olmaksızın davalının ecrimisilden sorumlu olduğu, davalıya ecrimisil ihtar ve tahliye yazısı gönderildiği ve davalı tarafından idari yargı nezdinde işlemin iptali davası açıldığı, açılan bu davanın görev yönünden reddine karar verildiği, özel mülkiyete konu taşınmazın haksız kullanımına dayalı davanın çözüm yerinin adli yarı yeri olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki, aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).
-
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
-
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
-
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Davacı vekili 931.609,00 TL ecrimisil talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince 885.475,84 TL ecrimisil bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup reddedilen 46.133,16 TL miktar, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 2022 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığından 6100 sayılı HMK’nın 362 nci maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
(2) No.lu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
-
(3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53