Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3025
2024/2344
2 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/912 E., 2023/1178 K.
DAVA TARİHİ: 04.11.2021
İLK DERECE MAHKEMESİ: (Sinop) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/288 E., 2022/342 K.
Taraflar arasındaki paydaşlar arası el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ün Sinop ili, Gerze ilçesi, ... Köyü, ... mevkii, 599 parselde kayıtlı tarla ve üzerinde yer alan yapıda pay sahibi olduğunu, davalının belirtilen yerdeki tarlayı ve yapıyı hiçbir hukuki ilişkiye tabi olmaksızın yaklaşık dört yıldan bu yana işgal etmekte olduğunu ve müvekkilinin girmesini engellediğini, bu sebeple müvekkilin yıllardır mağduriyetinin oluştuğunu, davalının işbu tarlayı ve üzerindeki yapıyı fuzuli işgal etmeye başladığı tarihten bugüne kadar müvekkiline yararlanma bedeli olarak hiçbir ödemede bulunmadığını, müvekkilinin sözlü uyarılarının sonuçsuz kaldığını, Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü ve 995 inci maddeleri ile yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre malikin her zaman el atmanın durdurulmasını ve önlenmesini isteyebileceğini, tüm bu nedenlerle Sinop ili, Gerze ilçesi, ... Köyü, .... Mevkii 599 parsele (yapıya) yönelik haksız el atmanın önlenmesini ve gayrimenkulün tahliyesiyle haksız işgale son verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselde davacının 1/4 payının bulunduğunu, aynı parselde eşi ...'ün 1/4 payı, oğlu ...'ün ise 2/4 payı olduğunu, tarafların 2018 yılında yaptıkları rıza i miras taksimi işlemi ile 599 parseli paylaştıklarını, kendisinin de oğlu adına olan bu taşınmazı oğlunun rızası ile eşi ... ile birlikte kullandığını, davacının taşınmaz üzerinde bulunan evde hakkı bulunmadığını, bu taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği gibi daireli apartman bulunmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı içten merdivenli betonarme evi eşi ...’ün yaptığını ve 1980 yılından bu yana kullandıklarını, kayınpederinin kendileriyle birlikte kaldığını, bu nedenle davacının tatile geldiğinde kendilerinde misafir olarak kaldığını, bu durumun da ona bu evde hak sahipliği vermeyeceğini, ev yapılırken 15 yaşında olan davacının askere gidip geldikten sonra da İstanbul’a yerleştiğini, taşınmaz üzerinde bulunan ahşap eski evin kayınpederinden kaldığını ve ambar olarak kullanıldığını, yine taşınmaz üzerindeki ahır ve tavuk kümesinin de kendilerine ait olduğunu, taşınmazın kendi adına kayıtlı olmadığını, eşi ve oğlunun hissesine istinaden eşi ile birlikte bu taşınmaz üzerinde ikamet etmekte olduğunu, davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacının taşınmaz üzerindeki payına istinaden taşınmazını kullanmak amacıyla hiçbir zaman yanlarına gelmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; Dava konusu Sinop ili, Gerze ilçesi, ... Köyü, 599 parsel numaralı 781,00 m² yüzölçümlü, ahşap ev ve tarla niteliğindeki taşınmazın 1/4 hissesinin .... oğlu ..., 1/4 hissesinin Mehmet oğlu ... ve 1/2 hissesinin ... oğlu ... adına kayıtlı olduğu, davacı tanığının beyanına göre; davacı ...'ün 2018 yılına kadar gelip gittiği ondan sonra gelip gitmediği, yengesi davalı ...'ün eve gelip gitmesini istemediği şeklinde beyanda bulunduğu, belirtilen nedenlerle el atmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne karar verildiği, her ne kadar davacının söz konusu taşınmazları kullanmasına yönelik müdahalede bulunulduğu tespit edilmişse de, davalının, eşi ve oğluna ait 3/4 hisse oranına dayanarak hakkı olduğu taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunduğu, davacının yalnızca 1/4 hakkına istinaden davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilemeyeceği, aksi durumun iyiniyet ve hakkaniyet ilkeleri ile bağdaşmayacağından tahliye talebinin reddine karar verilerek, neticede; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının, Sinop ili, Gerze ilçesi, ... Köyü, Küçükoğlu Mevkii 599 sayılı parselde kayıtlı tarlanın üzerinde yer alan yapı ile mütemmim cüzlere yönelik haksız el atmasının önlenmesine, gayrimenkulün tahliyesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; tapu kayıtlarında da görüldüğü üzere birlikte yaşadığı eşi ... ve oğlu ...’ün taşınmazda pay sahibi olduğunu, taşınmazda eşinin payına karşılık ve hukuka uygun bir şekilde zilyet olduğunu, eşinin mülkiyet hakkından kendisinin de hakkının bulunduğunu, bu nedenle davanın hisseye vaki el atmanın önlenmesi davası çerçevesinde çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiğini, taşınmaz üzerindeki 2 katlı evin tamamen kendisi ve eşi tarafından yaptırıldığını, bu evde davacının hiçbir hakkı bulunmadığını, davacının bu eve girişinin engellendiği ve anahtarının değiştirildiği iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki eski eve girmesinde hiçbir engel bulunmadığını, davacının bu taşınmazdan istifadesinin engellenmediğini, kayınvalidesinin sağlığında köye gelip giden davacıyı evlerinde misafir ettiklerini ancak 2018 yılında kayınvalidesinin vefatı sonrasında davacının hiçbir zaman için köye gelmediği ve taşınmazdan istifade etmeye kalkışmadığını, davacının taşınmaza yönelik kullanma isteğinin engellendiğini ispat edemediğini beyanla kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesi ile uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davanın hisseye vaki el atmanın önlenmesi davası olarak görülüp karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tamamına yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, eşi ve oğlu adlarına kayıtlı toplam ¾ hisseye istinaden dava konusu taşınmazda eşi ve oğlu ile beraber ikamet ettiğini, zilyetliğinin bu hisselerden kaynaklandığını, dosya kapsamında mevcut 2 katlı evin eşi tarafından yaptırıldığının sabit olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan eski eve davacının girmesine itirazı olmadığını, davacının taşınmazdan faydalanmasını engellemediğini, davacının bu hususu kanıtlayamadığını, öncelikle davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, davacı haklı görülse dahi hisseye yönelik el atmanın önlenmesi kararı verilmesi ve harç ile vekalet ücretinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, mevcut kararla aile birliğinin parçalandığını, tüm bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir
-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman istiyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şuyun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
O halde, paydaşlar arasındaki el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi MK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
3.Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Somut olayda, dava konusu 599 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, taşınmazın 1/4 payının kayden davacıya, kalan 3/4 payın ise 1/4 payının davalının eşi ..., 2/4 payının davalının oğlu ... adına kayıtlı olduğu, davalının çekişme konusu taşınmazı eşi ve oğluna tebaen kullandığı sabittir. O halde; davacının payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, davadaki el atmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmesi ve hükmün ikinci fıkrasında ise ilk fıkra ile çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20