Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3024
2024/2341
2 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/847 E., 2023/1124 K.
DAVA TARİHİ: 23.10.2020
KARAR: İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/444 E., 2023/5 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalıya ait 226 No.lu parselin müvekkiline ait ... Köyü, 270 parsel No.lu taşınmaza sınır komşusu olduğunu, tarlanın bu haliyle yaklaşık olarak 21 senedir kullanıldığını, müvekkili bahçesini sulamak istediğinde davalının, "bu kanal benim sınırlarım içinde diyerek" karşı çıktığını ve müsaade etmediğini, müvekkile ait olan tarla ile davalının tarlası arasında yükseklik (kot) farkı olduğu için müvekkilinin tarlasına sürekli toprak kaydığını, yapılan ölçümlerde davalıya ait tarla sınırlarının müvekkilinin tarla sınırına taştığının tespit edildiğini, davalının sınırı geri çekmeyi kabul etmediğini, davalı tarlasını her suladığında müvekkile ait olan evin temeline sürekli su sızarak eve zarar verdiğini, bu sebeple iki tarla sınırı arasına yükseklik farkından kaynaklanan toprak kaymasını da önlemek üzere duvar çekilmesi gerektiğini, davalının uzun zamandır kullandığı ve müvekkile ait alanlarda da meyve ağaçlarının bulunduğunu, bu nedenle ecrimisil talep ettiklerini beyan ederek, davalının haksız işgali için şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil alacağının davalıdan tahsiline ve el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, ecrimisil alacaklarının 5 yıllık zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin dava konusu 226 parsel sayılı taşınmazı 40 yıl önce satın aldığını, taşınmazı satın aldığında ağaçların mevcut olduğunu, sınırda bulunan bu ağaçların kaldırılması yönünde bugüne kadar davacının herhangi bir talebi olmadığını, taşınmazlar arasında kot farkının bulunduğunu, ağaçların kesilmesi ve sökülmesi halinde heyelan oluşacağını, davacının, taşınmazların bu hali ile kullanılmasına 20 yılı aşkın süredir rızası ve muvafakati bulunduğunu, haksız müdahale iddiasını kabul etmediklerini, aksi kanaatin hasıl olması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 725 inci maddesi gereğince bedeli mukabilinde taşan kısma ilişkin arazi parçasının mülkiyetinin müvekkile verilmesine ve müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; sınırda olduğu belirtilen ağaçların kadastro güncelleme çalışmaları sonucu oluşan ve davalıya ait 190 ada 67 No.lu parselin mülkiyet sınırları içerisinde kaldığı, kot farkı dikkate alınarak davaya konu olan ağaçların bulunduğu sınır hattına mevcut ağaçlar kesilmeden herhangi bir istinat duvarının yapılamayacağı, davalı ve davacı parsellerin tapu kayıtlarındaki vasfının sebze bahçesi olmasından dolayı, mevcut parsellerde tarımsal üretimin aktif olarak yapılabileceği varsayımı ile sulama suyu ihtiyacının gerekli olabileceği, sınır hattına yakın ve 190 ada 67 parsel içerisinde kalan ağaçların konumu da dikkate alınarak davacı parsele sarkan taşkın dalların parsel maliki tarafından kesilmesinin ve yine sınır hattında bulunan toprak su arkından taşınan sulama suyunun, sulama suyu ihtiyacı olan kişi veya kişiler tarafından beton kanalet yapılarak veya sulama boru hattı çekilerek taşınması ile davacı parselde oluşabilecek mağduriyetlerin ortadan kaldırabileceği dosya kapsamından anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, davacının çap kaydına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin reddine, davalıya ait 190 ada 67 parsel içerisindeki 6 adet ağacın, davacı parsele sarkan taşkın dallarının davalı tarafından kesilmesine, sınır hattında bulunan toprak su arkından taşınan sulama suyunun, davalı ve davacı tarafından maliyeti ortak karşılanarak ve beton kanalet yapılarak veya sulama boru hattı çekilerek taşınması yoluyla muarazanın giderilmesine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ve davalı tarafından kanal ya da beton ark yapılıp masrafın beraber karşılanması kararının doğru olmadığını, yerel Mahkeme kararının hatalı değerlendirmelere dayandığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkiline ait taşınmaz ile davacıya ait taşınmaz arasında kot farkı olduğu, ağaçların kesilmesi veya sökülmesi halinde kot farkı nedeni ile iki taşınmaz arasında heyelan oluşacağı, bunun daha büyük zararlar ve mağduriyetler oluşturacağı, davacının, taşınmazların bu hali ile kullanılmasına 20 yılı aşkın süredir rızası ve muvafakati bulunduğu, uzun süre geçtikten sonra böyle bir dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, Mahkemenin varsayıma dayanan rapora istinaden hüküm kurmasının hukuka açıkça aykırı olduğu, keşif mahallinde dinlenen tüm tanık beyanları ile suyu ve su arkını davacının kullandığı, davalı müvekkilin su ve su arkını kullanmadığı hususunun ispatlandığı, müvekkilinin bir tecavüzü olmamasına rağmen kanalet masraflarına müvekkilinin de katlanması yönündeki kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkilden kaynaklanan bir müdahale olmadığı gibi müdahalenin men'ini gerektirecek bir durumun olmadığı, yağmur sularından oluşan durumların davacıyı ilgilendirdiği, bahse konu su arkını müvekkilinin yapmadığı ve bu arkın eskiden beri var olduğu, müvekkilinin sebep olmadığı bir duruma ilişkin olarak aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin vefat etmiş olduğu ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği; ancak dahil edilmediği, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek yerel Mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi Hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf sebeplerine benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve komşuluk hukukundan kaynaklanan muarazanın giderilmesi istimine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 55, 114 ve 115 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683,737 ve 995 inci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Somut uyuşmazlıkta, dava açılış tarihinden sonra ve İlk Derece Mahkemesince karar verilmeden önce 07.03.2022 tarihinde davalı ...'nin ölmüş olduğu, bu durumda vekilinin vekalet görevi sona erdiğinden, davalının mirasçılarının davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20