Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1264

Karar No

2024/2337

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ: 06.04.2021

SAYISI: 2022/2260 E., 2022/1706 K.

DAVA TARİHİ: 09.12.2015

KARAR: Başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/84 E., 2020/463 K.

Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesinin geçersizliğine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babasının ölmesi üzerine abisi ... mirasbırakanlarından kalan taşınmazları tapuda hile ve aldatma ile adına intikal ettirdiğini, müvekkilinin miras taksim sözleşmesi adı altında hiçbir belge imzalamadığını, bu belge altındaki imzanın sahte olduğunu, ... sahte taksim sözleşmesi gereği adına intikal edilen taşınmazları eşi ... adına satış yolu ile devrettiğini, taksim sözleşmesinde imzası bulunan mirasçı ...'un fiil ehliyetinin bulunmadığına dair raporunun olduğunu belirterek, dava konusu 26 adet taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamında belirtilen oranda davacı ve davalılar adına iştirak halinde mülkiyet olarak tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle süre yönünden reddini, yazılı miras taksim sözleşmesinin davacı adına bağlayıcı olduğunu, miras taksim sözleşmesi gereği yerine getirildikten sonra miras payı karşılığını tam alamaması nedeniyle fesih hakkının bulunmadığını, davalılardan ...'un fiil ehliyeti bulunmasa dahi bu durumun davacıya sözleşmenin iptalini isteme hakkını vermeyeceğini, davacının miras taksim sözleşmesine göre kendisine düşen 5 adet taşınmazı 2014 yılından beri kullandığını ve bugüne kadar da itiraz etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının miras taksim sözleşmesine göre payına düşen taşınmazları kullandığı, sözlü olarak taksimatı tapuda resmileştirme iradesi görüldüğünden taksime karşı rıza gösterdiği kanaatine ulaşıldığı ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde;

  1. Miras taksim sözleşmesi düzenlenirken ... yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462 463 üncü maddeleri gereğince vesayet ve denetim makamlarından izin alınması gerektiğini,

  2. Miras taksim sözleşmesi ve tapuda yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu,

  3. Geçersizliği sadece tarafların değil, hukuki yararı bulunan herkesin ileri sürebileceğini,

  4. Tapu müdürlüğünde kendisine bu taksim sözleşmesinden bahsedilmediği gibi, imzaladığı belgelerin devre ilişkin olduğunu da bilmediğini, hile ile hataya düşürüldüğünü,

  5. Bir kısım tanık beyanlarına göre, müvekkilinin taksim sözleşmesini bir arada ve hür irade ile imzalanmadığını gösterdiğini,

  6. Müvekkilinin murisin vefatından sonra taşınmazları fiilen kullanmadığını, taşınmazları ... kullandığını,

  7. Davalı kısıtlı Adil adına tapuda devir yapılan taşınmazlar yönünden en azından tapu iptal ve tescil kararı verilmesi gerektiğini,

  8. Mahkemece davacının hissesine düşen kısım değil de taşınmazın toplam değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hata ve hile iddialarını kanıtlayamadığı, tüm mirasçıların edimlerini ifa ettiği, davacının taksim sonucu kendisine kalan taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunduğu, davacının mirasçılardan birinin ehliyetsizliği nedenine dayanarak sözleşmenin iptalini talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla, davanın reddine kadar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı, ancak davacının tüm tereke üzerindeki payının 1/4 olduğu ve dava değerinin tüm taşınmazların davacı payına isabet eden miktarına eşit olduğu gözetilmeden vekalet ücreti hesaplanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davacının davasının reddine, kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir olunan 34.530,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinin geçersizliğine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  3. Değerlendirme

  4. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim