Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1841
2024/2266
29 Nisan 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR: Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin itirazlarının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/130 E., 2020/52 K.
Taraflar arasındaki muhdesat tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine, birleştirilen davadaki asli müdahale talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek malik olduğu 5531 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu belirterek 12 parsel sayılı taşınmaz üzerideki yapının bodrum katının, 10 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın bodrum katının, zemin katta bulunan 9/A numaralı işyerinin, birinci ve dördüncü katların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek malik olduğu 5531 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu ileri sürerek 10 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın üçüncü katının davacılardan ...’a ve zemin katta bulunan 9/B numaralı işyerinin ise diğer davacı ...’e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Birleştirilen davada asli müdahil ... vekili asli müdahale dilekçesinde özetle; dava konusu 5531 ada 10 ve 12 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ikinci kattaki dokuz numaralı bağımsız bölümün vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Asıl davada davalılardan ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
-
Asıl davada davalılardan ... ve ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
-
Birleştirilen davada davalılardan ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
-
Birleştirilen davada davalılardan ... vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararıyla özetle; ispatlanamayan asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine, birleştirilen davadaki asli müdahale talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SÜRECİ
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl dava davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın mahiyeti gereği her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, tanık anlatımlarının müvekkilinin iddialarını doğruladığını, davalı tarafın tanık listesini süresinde sunmadığından dinlenen tanığının beyanına itibar edilemeyeceğini, taşınmazın 16.05.1991 tarihinde yapılan mukavelelerden de anlaşılacağı üzere davacının babası ...tarafından yapıldığını, mal sahipleri ile müvekkilinin babası arasında yapılan sözleşmenin mahkemeye sunulduğunu, dairelerin taksimine ilişkin taraflar arasında şifahi olarak anlaşma suretiyle taksim yapıldığını, bu anlaşmaya göre tarafların belediyeye emlak beyannameleri vermek suretiyle yıllar boyunca bu beyanlar üzerinden ödemeler yapıp yerleri kullandıklarını, şifahi taksim anlaşması doğrultusunda herkesin kendi yerini tasarruf ettiğini, bilirkişi raporunda tanık beyanları doğrultusunda kimin nereyi kullandığının tespit edildiğini, söz konusu kararın hem dava konusu edilen talepler hem de yargılama giderleri bakımından doğru olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
Asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin hatalı tespitlere dayandığını, dava konusu parseller üzerindeki binaların asıl davanın davacısının babası ...ile müvekkillerinin babası... ve varsa diğer bina sahiplerinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak inşa edildiğini, bu anlaşma doğrultusunda tarafların bağımsız bölümleri paylaştıklarını, binaların inşaa edildiği tarihten itibaren bu paylaşıma uygun şekilde kullanıldığını, paylaşım sonrası menkul mal mahiyetinde bulunan bağımsız bölümlerin zilyetleri tarafından üçüncü kişilere (zilyetliğin devri suretiyle) devir ve teslim edildiğini, satın alanların vergilerini ödeyip konut ya da işyeri olarak kullandıklarını, kimsenin diğerinin bağımsız bölümüne müdahale etmediği gibi hak iddiasında da bulunmadığını, mahkemenin (binaların yapımı aşamasında yapılan) taksim anlaşmasını yok saydığını, müvekkillerinin arsa paylarını belediyeden satın aldıklarını, aynı şekilde bağımsız bölümleri de babalarından devraldıklarını, davacıların hem arsada hem de üzerinde bulunan binada mülkiyet hakkı sahibi olduklarını, menkul mal mahiyetinde bulunan bağımsız bölümlerin mülkiyetinin zilyetliğin devri ve teslimle müvekkillerine geçtiğini, birleştirilen dava yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
-
Asıl ve birleştirilen davada davacılarının muhdesat meydana getirildikten sonra dava konusu taşınmazlara (satın alma yoluyla) malik olduğu ve taşınmazlar üzerindeki muhdesatın tamamına da payı oranında sahip bulundukları,
-
Muhdesatın davalının pay satın alma tarihinden sonra meydana getirildiği yönünde davacı tarafın bir iddiasının bulunmadığı,
-
Binanın taşınmazın idare adına kayıtlı olduğu dönemde dava dışı üçüncü kişi tarafından inşa edildiği,
-
İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı,
-
Ayrıca asıl ve birleştirilen davalarda 16 parsel sayılı taşınmaz dava edilmediğine göre Mahkemece davaya dahili doğru bulunmamış ise de bu hususta istinaf bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl dava davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl dava davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı, taraf teşkilinin de sağlanmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
-
Asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen dava muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,
-
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi; Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Kavak ve söğüt ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemiştir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda, mahkemece araştırılması gereken husus; muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle ve özellikle kimin adına ve hesabına yaptırıldığıdır.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı birleştirilen davada davalı ... vekili ve asıl dava davalılar birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46