Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1259
2024/2021
15 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1510 E., 2022/1624 K.
DAVA TARİHİ: 26.04.2019
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
SAYISI: 2019/189 E., 2021/492 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 21.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakanın sağlığında düzenlediği Tirebolu Noterliğinin 16.11.2006 tarih ve 004078 yevmiye numaralı vasiyetnamenin usulüne uygun olarak açılıp okunduğunu ve itiraza uğramadığını ileri sürerek vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnameye konu taşınmazların davanın açıldığı tarih itibarıyla miras bırakan adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava tarihi itibarıyla taşınmazların miras bırakan adına kayıtlı olduğunu, mirasçıların mirası devralmasının kanun gereği olduğunu, vasiyete konu taşınmazların intikalinin sağlanmasını vasiyetin infazına engel olmayacağını, miras bırakanın iradesinin ayakta tutacak bir yol izlenmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vasiyetname konusu taşınmazın, dava tarihinden sonra tapuda intikal gördüğü değerlendirilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken "davanın reddine" dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmek üzere yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yerine konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi şöyledir;
"Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler."
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi şöyledir;
"Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.
Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.
Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir."
-
Değerlendirme
-
Dava, vasiyet alacaklısının yasal mirasçılara karşı vasiyetin yerine getirilmesi amacıyla açılan vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi gereğince vasiyet alacaklısının hakkı yasal mirasçılara karşı ileri sürülebilen kişisel bir istem hakkını içerir. Vasiyet alacaklıları, miras bırakanın yasal mirasçılardan farklı olarak miras bırakanın külli halefi değil cüzi halefidir.
-
Yasal mirasçılar ise 4721 sayılı Kanun'un 599 uncu maddesi gereğince miras bırakanın külli halefi olarak, miras bırakanın ölümü ile mirasa konu tüm malvarlığını hiç bir işleme gerek kalmaksızın bir bütün halinde kazanırlar. Bu derhal geçiş kuralı külli halefiyetin bir sonucudur. Bu bakımdan yasal mirasçılar miras bırakanın ölümü ile vasiyet alacaklılarına karşı vasiyet borçlusu konumunda olup, vasiyet alacaklısı sadece yasal mirasçılara karşı alacak hakkını ileri sürebilir.
-
Dolayısıyla, yasal mirasçılar miras bırakanın külli halefi olduğundan, taşınmazın miras bırakan adına kayıtlı bulunması ile mirasçıları adına intikal ettirilmesinin hukuki sonuçları bakımından bir farkı bulunmamaktadır. Vasiyet alacaklılarının, vasiyet alacağını yasal miraçsılara ileri sürmesi için de taşınmazın miras bırakan ya da mirasçılar adına kayıtlı olması yeterlidir. Aynı zamanda mirasçılık sıfatı da bulunan vasiyet alacaklısının talebi ile mirasçılar adına tapu kaydı oluşturulmasının, taşınmazın vasiyete konu olması nedeniyle vasiyetin yerine getirilmesine engel olmaz. Nitekim, yasal mirasçı olan davacı eldeki davada yasal mirasçı olarak külli halef sıfatıyla değil vasiyet alacaklısı sıfatıyla hareket ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesi gereğince vasiyetin yerine getirilmesini dava etmektedir. Kaldı ki ölüm tarihi ile terekenin mirasçılara bir bütün halinde intikal etmesinden dolayı taşınmaza ölümle birlikte tüm mirasçılar elbirliği ortaklığı ile sahip olurlar. Buradaki intikal, kurucu nitelikte olmadığından taşınmazın sicil kaydının, ister yasal mirasçılar ister miras bırakan adına olsun yasal mirasçıların mülkiyetinde bulunduğu kanun hükmü gereğidir. Bölge Adliye Mahkemesinin dava konusu taşınmazın miras bırakan adına kayıtlı olmadığı, vasiyetnamenin ifasını talep etmenin mümkün bulunmadığı gerekçesine katılma olanağı bulunmadığından işin esası hakkında karar verilmesi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54