Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2005

Karar No

2024/1870

Karar Tarihi

1 Nisan 2024

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1490 E., 2022/1688 K.

DAVA TARİHİ: 02.07.2019

KARAR: Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/212 E., 2022/139 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; murislerinden kalan yeri, üç erkek kardeşin kendi aralarında anlaşarak kullanım yönünde böldüklerini ve imar ve ihya ettiklerini, 102 ada 47 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan iki katlı ahşap evin toprak baca olduğunu ve bacısının çökmüş bir vaziyette harabe halinde olduğunu, üç kardeşin harabeyi temizleterek sac kaplama çatı yaptıklarını, dökülen sıvalarını yaptırdıklarını, kendisinin kullandığı bölüme tadilatlar yaptırdığını, aynı parsel içerisinde evin üst kısmında kalan yerlerin bayır halde olduğunu, buraları teras şeklinde imar ettiğini, üzerine müştemilat yaptırdığını, meyve ağaçlarını yetiştirdiğini, etrafını tel çitle çevirerek koruma altına aldırdığını, arsa bitişiğindeki 102 ada 5 parsel bayır iken iş makinesiyle düzelterek imar ihya ettiğini, üzerine çeşitli meyve ağaçları diktiğini, kapalı boru ile su getirerek sulanabilir hale getirdiğini, tel örgüyle çevirerek koruma altına aldığını, içerisindeki garaj ve kileri de kendisinin yaptırdığını ileri sürerek; 109 ada 4 6 parseller, 102 ada 5 parsel, 102 ada 49 parsel üzerindeki meyveli ve meyvesiz ağaçların, sulama tesisinin, sair müştemilatın davacı tarafından yapıldığının, 102 ada 47 parseldeki evin davacı tarafından yapılan tadilat ve iyileştirmelerin parseldeki diğer müştemilat ve ağaçların aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekilleri ve davalı ... cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; 102 ada 5 numaralı parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 10/01/2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen garaj "B" harfi ile gösterilen odunluk ve "C" harfi ile gösterilen kümes, 102 ada 49 numaralı parselde yer alan ahır ile 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu bir kısım taşınmazları imar ve ihya ettiğini, üzerine, meyve ağaçları diktiğini, ahır; garaj vs. muhdesat yaptığını, bir taşınmaza uzak mesafeden su getirdiğini, imar ettiğini, mahalli bilirkişiler ve tanıkların konuya ilişkin beyanda bulunduklarını, taşınmazlardan 102 ada 5 No.lu taşınmaz üzerindeki fen bilirkişi raporunda A B C harfleriyle gösterilen garaj, odunluk ve kümesin davacı tarafından yaptırıldığını,102 ada 49 parseldeki ahırın davacı tarafından yapıldığını, 109 ada 4 parseldeki ağaçların davacı tarafından dikilip yetiştirildiğini,102 ada 47 parseldeki binada gösterilen kısımlarının davacı tarafından yapıldığını, 109 ada 4 ve 6 parseldeki ağaçların da keza davacı tarafından dikilip yetiştirildiğini açıkca ifade ettiklerini, inşaat ve ziraat bilirkişilerinin de raporlarında bu hususu açıkça belirttiklerini, mahkemece taleplerinin dava konusu 102 ada 47 parsel sayılı taşınmazda bulunan metruk binanın onarılarak bugünkü hale getirilmesi, 109 ada 6 parsel de bulunan 18 adet kayısı 8 adet kayısı 14 adet mahlep 7 adet elma ağaçlarının müvekkil tarafından dikilerek yetiştirildiği subuta ermesine rağmen bu iki parseldeki muhdesatlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davalılardan ...'un davayı kabul etmediğini, davayı kabulü söz konusu olmadığı halde davayı kabul ettiği düşünülerek harç ve masraflardan sorumlu tutulmamasının usule aykırı olduğunu, davalı ...’un ayrı bir vekil, diğer davalılar ... ve ...'ın ayrı bir vekille davada temsil edildiğini, her bir vekile ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını beyanla dava konusu 102 ada 47 parsel ve 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazlardaki muhdesatlar yönünden verilen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, gerekçeli kararın hüküm bölümünde 4a 4b bentlerinin çıkarılmasını 6. bentte (davalı ... haricindeki) ibaresinin de kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf kanun yoluna kısmen ret kararı yönünden başvurdukları halde, istinaf mahkemesinin davacının aleyhine olacak şekilde davanın tamamen reddine ilişkin hüküm kurduğunu, ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle davacının davayı açmakta hukuki yararının mevcut olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).

  3. 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Kavak ve .... ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemektedir. Muhdesat şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

  4. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir.

  5. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

  6. Değerlendirme

  7. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  8. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Gölova, ... Köyü, 109 ada 4 ve 6 parsel ile 102 ada 5 parsel üzerindeki meyve ağaçları ile 102 ada 47 parsel üzerindeki evin müvekkili tarafından yapıldığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.

Yapılan yargılama sonunda Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/03/2022 tarih 2019/212 Esas 2022/139 Karar sayılı kararı ile; "Sivas ili, Gölova ilçesi ... Köyü, 102 ada 5 numaralı parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 10/01/2022 havale tarihli fen bilirkişi raporunda "A" harfi ile gösterilen garaj "B" harfi ile gösterilen odunluk ve "C" harfi ile gösterilen kümes, 102 ada 49 numaralı parselde yer alan ahır ile 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazda bulunan ağaçların davacı tarafından meydana getirildiğinin TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine" şeklinde hüküm kurulmuş, bu karara karşı yalnızca davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 102 ada 47 parsel sayılı taşınmazda bulunan metruk binanın onarılarak müvekkili tarafından bugünkü hale getirildiği, 109 ada 6 parselde bulunan meyve ağaçlarının müvekkili tarafından dikilerek yetiştirildiğinin sübuta erdiği, buna rağmen bu iki parseldeki muhdesatlar yönünden davanın reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı, davalı ...'un davayı kabul etmeyip reddine karar verilmesini talep etmesine rağmen harç ve masraflardan sorumlu tutulmamasının usule aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

İstinaf incelemesini yapan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 08/12/2022 tarih 2022/1490 Esas 2022/1688 Karar sayılı kararında "(...) Ancak taşınmazlardaki kadastro işlemi 22/05/2008 tarihinde kesinleşmiştir. Talebe konu muhdesatın kadastro işleminden önce meydana getirildiği, taşınmazlar üzerinde, kadastro tespitinden önce mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.

Taşınmazların kadastro tutanaklarının incelenmesinde kadastro işleminin 22/05/2008 tarihinde yapılıp kesinleştiği, davanın 02/07/2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla eldeki davanın 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle kadastro öncesi nedene dayalı muhdesat iddiasının ileri sürülemeyeceği, bilirkişi raporunda 01/07/2021 tarihli keşif itibarıyla 4 parsel sayılı taşınmazlardaki ağaçlar 15 yaş ve üstü olup bu parseldeki ağaçlar yönünden hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu görülmektedir.

Mahkeme kararı ile kabule konu olan; "A" harfi ile gösterilen garaj "B" harfi ile gösterilen odunluk ve "C" harfi ile gösterilen kümes ile 102 ada 49 numaralı parselde yer alan ahırın, tanık beyanlarına göre davacı tarafından 20 25 önce yapıldığı beyan edilmiş olup bu müştemilat yönünden de hak düşürücü sürenin 2018 yılında yapılan kadastro işleminden sonra dolmuş olduğu, bu müştemilata yönelik davalı istinafı bulunmadığı, ancak hak düşürücü sürenin re'sen değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Davacının istinafına konu 6 parsel ile Mahkemece kabul edilen 4 parselde 13 yaşın altında ağaç bulunmadığı, 4 ve 6 parseldeki ağaçlara yönelik davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiği, 102 ada 47 parseldeki iyileştirme masraflarının da iş bu davada talep edilmeyeceği anlaşılmıştır...." denildikten sonra, "Davacı vekilinin istinaf taleplerinin belirtilen nedenlere göre kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1 b.2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve muhdesata ilişkin taleplerin hak düşürücü süre nedeniyle esastan reddine, iyileştirme masraflarına ilişkin talebin ise usulden reddine karar verilmiştir. Bu karar da yine sadece davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının sadece davacı vekili tarafından istinaf edilmesi, davalıların, aleyhlerine kurulan hükmü istinaf etmemeleri nedeniyle, artık davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, kararının gerekçesinde HMK'nun 355. maddesine dayanmıştır. Bu madde "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." şeklindedir. Oysa maddenin her iki cümlesinin birlikte yorumlanması gerekir. Bu takdirde maddenin, usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırma amacını taşımadığı anlaşılacaktır. Maddedeki düzenlemeye göre; İstinaf mahkemesinin, öncelikle istinaf talebinde bulunan tarafından getirilen istinaf gerekçelerini incelemesi, kararı istinaf eden tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen, fakat hükümde istinaf eden aleyhine ve aynı zamanda kamu düzenine aykırı olan hususları da re'sen değerlendirmesi gerekir. Fakat istinaf mahkemesi, bu maddeye dayanarak, ilk derece kararını istinaf etmeyen taraf lehine, kararı istinaf eden aleyhine hüküm kuramaz. HMK'nun 355. maddesi bu şekilde yorumlanamaz.

Eğer davacı vekili ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararı istinaf mahkemesine taşımamış olsaydı, davalılar da kararı istinaf etmediklerinden karar kesinleşecek ve kesinleşme şerhi verilerek infaz edilebilecekti. Hükümdeki kamu düzenine aykırılığın, kararın kesinleşmesinden sonra anlaşılarak kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuş olması halinde, temyiz incelemesi sonucu verilecek karar HMK'nun 363/2. maddesi gereğince hükmün hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacaktı.

Bu husular göz ardı edilerek, davalılar tarafından istinafa taşınmayan kararda, kararı istinaf eden tarafına hüküm kurulması, HMK'nun 355. maddesinin amacına ve usuli kazanılmış hak kavramına açıkça aykırıdır. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bu nedenle bozulması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptespitinetemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim