Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1573
2024/1790
27 Mart 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1331 E., 2023/209 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/300 E., 2022/84 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan tarla üzerinde 4 katlı bir bina inşa ettiğini, binanın hukuken kaçak durumda olduğunu, müvekkilinin bu kaçak binadaki 3 numaralı daireyi önceki malik Soner Özkaya'dan 12/04/2010 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin taşınmazdaki hisse oranının 16/217 olduğunu, davalının müvekkilinin ve diğer daire sahiplerinin ortak alanlardan yararlanmasını engelleyecek biçimde müdahalelerde bulunduğunu, apartmanın ortak kullanım alanı olan merdiven, otopark ve yan bahçeye giriş, çıkışı tamamen engellediğini, binanın sol tarafında bulunan otopark girişine otomatik kapı yaptırdığını, otoparka giriş ve çıkışı engelleyecek şekilde binanın hizasına demir kapı yaptırdığını, otoparka kendi inşaat firmasına ait malzemeleri ve fazlalıkları koyarak burayı tek başına depo olarak kullanmakta olduğunu, yan ve arka bahçeye giriş ve çıkışı engelleyecek şekilde yüksek demir kapı inşa ettirdiğini, müvekkilinin davalıya bu davranışlarını ve ortak alanlara müdahalesine son vermesi için Kartal 3. Noterliğinden 02/02/2017 tarih 4776 yevmiye numaralı ihtarname keşide ettiğini ileri sürerek davalının ortak alanlara müdahalesinin önlenmesine, otoparkın kullanım şeklinin belirlenmesine, ortak alanlara müvekkilinin yararlanmasını engelleyecek şekilde yaptırılan çit, demir, kapı vs. gibi tüm fazlalıkların kaldırılarak buraların eski haline getirilmesine, iş yeri olarak kullanılan dairenin kullanımına engel olunması ve son verilmesine, 02/02/2017 tarihinden dava tarihine kadar müvekkilinin hissesine düşen toplam 500,00 TL ecrimisilin ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın görevsiz olan Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, davanın müvekkiline karşı değil Cebiroğlu Apartmanı Yönetimine karşı açılması gerektiğini, zira ortak alan kullanımıyla ilgili sorunların bütün apartmanı ilgilendirdiğini ve davanın tek bir kişiye karşı açılamayacağını, davacının söz konusu binada 3 numaralı dairenin sahibi olduğunu ancak daireyi önceki malik ...'dan tapudan satın aldığını, davacı dilekçesinde de belirtiği üzere tapuda tarla niteliğinde görülen bu yerdeki hisse oranının 16/217 olduğunu, kat irtifakı bulunmadığını ve ortak kullanım alanlarının Kat Mülkiyeti Kanununa göre belirlenemediğini bilerek bu daireyi aldığını ancak haksız ve kötü niyetli olarak ortak alanlara müdahalenin men’i için dava açtığını, davacının da tapudan daireyi satın aldığı için iyi niyet ilkesi gereğince ipoteği bilmediğini ileri süremeyeceğini, müvekkili ve kardeşinin noterde bu bina ikiye bölündükten sonra bir kısmı hisse tapulu daire satışları yapıldığını, bu hususta satış protokolü ve taahhütnameler alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile men'i müdahale talebinin kabulüne, 16 parsel sayılı taşınmazda davalının kullanımında olan 145m²'lik otopark alanına, zemin katta market önü olarak 52m²'lik alana ve bahçe alanı olarak 75m²'lik alana yönelik müdahalenin men'ine, ecrimisil talebinin kabulü ile 2.538,67 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kâl'e yönelik talebinin kabulü ile binanın sol tarafında bulunan yana doğru açılan sürgülü demir kapının, binanın giriş kapısına çıkan merdivenlerin yanında sağ tarafta bulunan yüksek demir ferforje kapının, binanın sol yan tarafında bulunan ferforje demir doğramaların kaldırılarak taşınmazın ortak kullanıma uygun olarak eski hale getirilmesine, 145m²'lik otopark alanında bulunan malzemelerin tahliyesi suretiyle eski hale getirilmesine, davacının otoparkın kullanım şeklinin belirlenmesi, iş yeri olarak kullanılan dairenin kullanılmasına engel olunması ve davalının, davacıyı rahatsız edecek davranışlardan kaçınmasına yönelik talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda kat mülkiyeti kurulmadığını, bu nedenle paylı mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, davanın tüm paydaşlara açılması gerektiğini, taşınmazın ilgili bölümlerinin apartmanda oturan paydaşların aldığı kararla davalıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, davacı tarafın ecrimisil bedeli talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının müdahalenin men’i talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu binada davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bağımsız bölüm olduğu, tapudaki hissesini bu bağımsız bölüme karşılık olmak üzere satın aldığı, taşınmazda bina inşa eden davalı ve diğer hissedarın bağımsız bölüm satışlarında alıcılardan taahhütname aldıkları, bu taahhütnamelerde satılan payın sadece bağımsız bölüme ilişkin olduğunun belirtildiği, taşınmazın binanın inşa edilmesinden beri bu şekilde kullanıldığı, dolayısıyla fiili kullanım biçiminin oluştuğu, oluşan fiili kullanım biçiminin sonradan pay satın alan malikleri de bağlayacağı, eldeki davanın davalı paydaşın payından fazla yer kullandığı iddiasına dayalı olarak açıldığı, bu nedenlerle davacının taşınmazı kullanan davalı paydaştan el atmanın önlenmesi talebinin yasal koşullarının bulunmadığı, Mahkemece uygulama yeri bulunmayan 634 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirme yapılarak davanın kabulü kararının isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nin 353/1 b 2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, fiilen taşınmazda Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin uygulandığını, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı karar verildiğini, fiili kullanım durumunun ispat edilmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:02