Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4366
2024/178
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2966 E., 2023/1553 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/243 E., 2022/221 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 180 ada 70 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın 1/5 hissesinin ... Koçfidan tarafından 06.08.2019 tarihinde 218.000,00 TL bedelle dava dışı ... Döner'e, bu payın devamında 12.12.2019 tarihinde 230.000,00 TL bedelle dava dışı ...'a satıldığını ve son olarak da payın ... tarafından 13.12.2019 tarihli işlemle ve 900.000,000 TL bedel üzerinden davalı ... adına satışla tescil edildiğini, son satışta bedelin muvazaalı olarak ve müvekkilinin ön alım hakkına engel olmak için yüksek gösterildiğini, ilk satışa yönelik ihbarda bulunulmuş olunsaydı dava konusu hisse için 218.000,00 TL veya 230.000,00 TL bedellerle müvekkilinin ön alım hakkını kullanabilecekken bu imkandan yararlanmadığını belirterek, dava konusu hissenin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının satış işleminden hiçbir şekilde haberinin olmadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bedelde muvazaa iddiasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafın daha önce yapılan düşük bedelli satışları kaynak göstermesinin dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile bağdaşmadığını, taşınmazın satışın için önden 50.000,00 TL kapora verildiğini, kalan 850.000,000 TL bedelin ise banka kanalı ile ödendiğini belirterek, öncelikle dava şartlarının oluşmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemenin şufa hakkının kullanılması gerektiği kanısına varması halinde ise dava konusu taşınmazın satın alındıktan sonraki süreçte imara açılmış olması nedeniyle, güncel değerinin hesaplanarak hüküm kurulmasına karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2020/243 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararı ile; "...resmi senette taraf olmayan davacının bedelde muvazaa iddiasında bulunması ve bunu tanık dahil her türlü delille kanıtlamasının mümkün olduğu .... keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu 1/5 hissenin son satış tarihi olan 13.12.2019 tarihindeki değerinin 924.412,00 TL olarak hesaplandığı, keşifte belirlenen değer ile tapudaki satışa konu bedel arasında fark bulunmasının tek başına muvazaayı ispatlamaya yeterli olmadığı, davacı vekilinin yemin deliline başvurması sebebiyle bedelde muvazaa iddiası yönünden 15.02.2022 tarihli duruşmada dava konusu hissenin 900.000,00 TL bedelle satın alındığı konusunda davalının yemin ettiği... davacı tarafın bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediği... davacının 918.000,00 TL ön alım bedelinin süresinde depo ettiğinin anlaşıldığı..." gerekçeleriyle, davanın kabulüne; 180 ada 70 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan 1/5 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hissenin ilk satışını yapan paydaş ... Kocafidan'ın payın satışının sahte vekaletname ile yapıldığı iddiasıyla şikayette bulunduğunu, davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/343 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü ve halen yargılaması devem eden ceza davasının bu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, bedelde muvazaa iddialarının resmi alım satım bedellerine dayanmasına rağmen, muvazaa iddialarının ispat edilemediğinin kabulü ile son satış bedeli üzerinden hüküm kurulmasının ve davalı taraf lehine aradaki farka dayanılarak vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli ve 2022/2966 Esas, 2023/1553 Karar sayılı kararı ile; "....ceza yargılamasına konu atılı suçun niteliği, ceza yargılamasının tarafları dikkate alındığında yargılama sonucunun iş bu davanın sonucunu etkileyemeyeceği... davacı bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığından, davacı tarafından iddia olunan bedel 230.000,00 TL ile resmi senette yazılı ve kabul edilen önalım bedeli 918.000,00 TL arasındaki fark (688.000,00 TL) üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 inci maddesi gereğince 51.450,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesinde;“Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” hükmü yer almaktadır.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı fazla alınan harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11