Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4678
2024/1775
26 Mart 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/938 E., 2022/1188 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/476 E., 2020/517 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ..., karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;
-
Tarafların müşterek murisi ... tarafından mülkiyete Hazine adına tescilli İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, Kartaltepe Mahallesi, 138 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 1960'lı yıllarda iki katlı bina inşâ ettiğini,
-
Davaya konu taşınmazda normal kattaki dairede tarafların hep birlikte yaşadıklarını, mirasçıların evleninceye kadar birlikte ikamet ettiklerini,
-
Tarafların müşterek murisi babaları tarafından yapılan binanın halen mevcut olduğunu,
-
Dava konusu taşınmazın tarafların müşterek muris babalarına ait olduğu konusunda tereddütün olmadığını; ancak murisin ölümü ile mirasın çocuklarına intikal etmesine rağmen davalının mevcut binanın sadece kendisine ait olduğunu beyan etmesi suretiyle Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin 4706 sayılı Yasa'dan yararlanarak dava konusu taşınmazı 17.05.2018 tarihinde sadece kendi adına tescil ettirdiğini,
-
Tescil işleminin yolsuz tescil niteliğinde olup hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazın yolsuz tescil nedeni ile hukuken geçersiz olan tapusunun iptaline, mirasçıların hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde,
-
Davalının murisin yaptığı kulübe şeklindeki yapının sadece birkaç malzemesini kullanarak şimdiki hali ile bir yapı inşâ ettiğini ve 22.11.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi aldığını,
-
Satış sözleşmesine istinaden taşınmazı Küçükçekmece Belediyesinden 4706 sayılı Yasa gereği 1.597.742,55 TL bedelle satın aldığını,
-
Taşınmazın davalı adına tescilinin satış sözleşmesine istinaden yapıldığını, tescile sebep olan sözleşmenin de geçerli olduğu dikkate alındığında yolsuz tescilden söz etmeye imkan olmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından tarafların müşterek murisi Şaban Akkır'ın edindiği konusunda tereddüt bulunmayan Hazine adına kayıtlı taşınmazı kendi adına satışının yapılmak sureti ile davacı mirasçılardan tüm aşamaları gizleyerek 4706 sayılı Yasa hükmü gereğince dava konusu taşınmazın kendi adına tescilini sağlamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemenin kabul kararının hatalı olduğunu, davalının taşınmaza ilişkin 22.11.1985 tarihinde tapu tahsis belgesi aldığını, davalının Belediye ile taksitli satış sözleşmesi imzalayarak taşınmazı satın aldığını ve yapılan işlemleri davacılardan gizlemediği gibi davacılar tarafından da bu hususun ispat edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasının istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taşınmaza satın alma yolu ile malik olduğu, davalı adına tescilin dayanağını oluşturan satışla ilgili idari karar iptal edilmediği sürece davanın da dinlenilme imkanı bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2020 tarihli ve 2018/476 Esas, 2020/517 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde,
-
Dava konusu taşınmaz 4706 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi kapsamında kanuni halef durumunda olan tüm mirasçılara satılması kanuni zorunluluk olduğunu,
-
Davalı adına yapılan tescilin yolsuz tescil hükmünde olduğunu,
-
Davanın, idari işlemin ortadan kaldırılması davası olmayıp davalı adına oluşan tapunun maddi gerçeklere aykırı oluştuğu gerekçesi ile iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu,
-
Uyuşmazlığın temelinin mülkiyet uyuşmazlığı olduğunu,
-
Dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 nci maddesi uyarınca davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti maktu vekalet ücreti olan 5.100,00 TL'yi geçmemesi gerekirken fahiş miktarda vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4706 sayılı Yasa kapsamında davalı adına satış yolu ile tescil edilen taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği iddiasıyla tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15