Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1189
2024/1718
25 Mart 2024
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1638 E., 2022/1630 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın terditli talep yönünden kabulüne verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında 20.07.2016 tarihinde ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin 65.000 USD konut bedelini davalıya ödediğini, ancak davalının edimini yerine getirmediğini, ... Park Sitesi B Blok 4 numaralı dairenin devir ve teslimini gerçekleştirmediğini, ayrıca davalının aynı sözleşme uyarınca Mayıs 2017 tarihinden devir tarihine kadar müvekkiline ödemesi gereken aylık 300 USD cezai şartı ödemediğini belirterek, dava konusu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini ve cezai şartın ödenmesini, bu talebin gerçekleşmemesi halinde müvekkilinin davalıya ödediği 65.000 USD konut satış bedelinin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının ifa talebi bulunduğundan davacının diğer ortağı ...'in davaya dahil edilmesi aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli ve 2018/216 Esas, 2022/213 Karar sayılı kararıyla; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin alacağın temliki hükümleri gereğince geçerli olduğu, sözleşmeye göre davalı şirketin yapıyı sözleşmeye uygun olarak bitirip tapusu ile beraber davacıya teslim etme yükümlülüğü altına girdiği, davacının da buna karşılık taşınmazın bedelini süresinde ödeme borcunu üstlendiği, davalı şirket tarafından vekaletname ile ...'e temsil ve ahzu kabz yetkisi verildiği, buna göre 65.000 USD’nin davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu, ancak davalının bedelini davacıdan almasına rağmen taşınmazın tapusunu 3. kişiye devrettiği, davalı şirket edimini yerine getirmemiş olup bu itibarla davacının sözleşmeyi feshederek ödediğini geri isteme hakkı bulunduğu belirtilerek, davanın kabulü ile 65.000 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; vekalet ücreti yönünden verilen kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava değeri 65.000 $ üzerinden karar tarihindeki USD/TL efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmekte iken İlk Derece Mahkemesince dava tarihindeki kur esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile hukuki ilişkinin adi ortaklık kapsamında kurulduğunu, davacının aslında müvekkiline değil adi ortağa güvenerek sözleşmeyi imzaladığını, davada davalı olarak adi ortaklığın tüm ortaklarının yer alması gerektiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında bir ihtilaf olmadığını, davacı veya ihbar olunan tarafından müvekkili şirket hesaplarına yatırılan bir para bulunmadığını, müvekkili şirketin ihbar olunana verdiği yetkinin noter veya tapuda resmi şekilde işlem yapmayı içerdiğini, harici bir sözleşme için müvekkilinin ihbar olunan ortağına yetki ve talimat vermediğini, müvekkiline herhangi bir ödemenin de yapılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, dosyada mevcut gayrimenkul satış sözleşmesinin, davalı ... Petrol Ürünleri İnş. Ltd. Şirketi ile davacı arasında akdedildiği, sözleşmenin Trabzon ili, Princess Park Sitesi B Blok 1, 2 ve 4 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin olduğu, dairenin bedellerinin toplam 187.000 USD olarak kararlaştırıldığı, bu davaya konu dairenin 4 No.lu daire olduğu, davalı şirketin kaşesi kullanılmak suretiyle sözleşmenin imzalandığı, ihbar olunan tarafın şirketi temsile yetkili olduğu, şirketin yapılan ödemeden haberdar olmadığı yönündeki iddianın üçüncü kişi durumunda olan ve kötü niyetli olduğu kanıtlanmayan davacı tarafa ileri sürülemeyeceği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyizlerinde, istinaf başvurularında belirttikleri gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak bedele ilişkin alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 326/1 nci maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu, 184 üncü ve 237 nci maddeleri
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:15