Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1662

Karar No

2024/1662

Karar Tarihi

20 Mart 2024

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1578 E., 2023/135 K.

KARAR: Davanın kısmen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/262 E., 2019/808 K.

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin söz konusu arazide Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan S:50000 ve S:53351 nolu 4. grup maden işletme ruhsatları ile kum ve çakıl işletmeciliği faaliyetinde bulunmakta olduğunu, ruhsat sahalarında kalan bir bölüme davalının tarla açmak, sürmek ve bağ dikmek gibi tarımsal faaliyetler ile tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmaza elatmanın önlenmesini ve yapılan binanın kalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ilgili müdürlükten aldığı maden işletme ruhsatlarına göre kum ve çakıl işletmeciliği faaliyetinde bulunduğunu iddia ettiği taşınmazlar arasında ... Köyü 390 parsel sayılı taşınmazın olmadığını, aynı zamanda mahallinde yapılacak keşifle de gözlemleneceği üzere 390 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı şirketin herhangi bir kum ve çakıl işletmeciliği yapmasının da söz konusu olmadığını, dava konusu yapılan 390 parsel sayılı taşınmazdaki zirai faaliyetlerinin Maliye Hazinesinin bilgisi dahilinde olduğunu, ecrimisil bedellerinin de muntazaman ödenmek sureti ile zilyetlik sürdürülmekte olduğunu, davalının kullanımının haksız tecavüz niteliğinde olmadığını savunarak haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... Köyü 390 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait maden işletme ruhsatı bulunduğu, mahallinde yapılan keşifte maden mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişiler tarafından ruhsat krokisi zemine uygulanmak suretiyle davacının işletme izin sahası içinde bulunan taşınmaz sınırlarının net olarak belirlendiği, 390 parselin 22.900 m²'lik bölümüne, davalının pamuk bitkisi ekmek suretiyle müdahalede bulunduğu, yine 390 parselin 5.900 m²'lik kısmına ise bağ dikmek suretiyle müdahalede bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunda "B harfi" ile gösterilen alana vaki müdahale yönünden, davacının maden ruhsatından kaynaklanan ve korunmaya değer üstün bir hakkı bulunduğu, dolayısıyla açmış olduğu bu davada aktif husumet ehliyetini haiz olduğunun kabul edilmesi gerekeceği, davalının ise mülkiyeti Hazine'ye ait olan bu taşınmazda korunmaya değer bir hakkı bulunmadığı, davalı tarafça idareye ecrimisil ödenmesinin kişiye zilyetlik hakkı tanımayacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile davalının işletme izin sahası dahilinde bulunan taşınmaza elatmasının önlenmesine, müdahale edilen alanda bulunan ve davalı tarafça meydana getirildiği keşfen tespit edilen bağ ve pamuk bitkilerinin kaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı şirketin herhangi bir kum ve çakıl işletmeciliği yapmadığını, Hazinenin bilgisi dahilinde zirai faaliyet yaptığını, birinci sınıf tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlar üzerinde maden işletme ruhsatı veya maden işletme izni verilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazı satın almak üzere Milli Emlak Müdürlüğüne başvuru yapıldığını ve ek istinaf dilekçesi ile davacı tarafın zilyetliğinin haksiz, fiilinin ruhsata aykırı olduğunu, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden izin alınmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının bu parseli gerek tarla açarak gerekse bir kısım müştemilat yaparak ve herhangi bir haklı sebebe dayanmaksızın işgal ettiği ve dava konusu taşınmaza maden işletme izni ile zilyet olan davacı şirketin eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

İstinaf başvuru dilekçesindeki sebeplere ek olarak, kararın gerekçesiz olduğu, satın almaya dair başvurunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve kal istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayanılan bilgi ve belgeler kapsamı itibariyle, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim