Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1048
2024/1514
13 Mart 2024
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/822 E., 2022/1150 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2007/119 E., 2021/115 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 768 parsel sayılı taşınmazın 6/7 hissesinin kendi adına, 1/7 hissesinin ise kim olduğu belli olmayan ... isimli birisi adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın babasından kendilerine intikal ettiğini, taksim sonucunda ise kendisine düştüğünü, tapuda tesadüfen ... isimli şahsın ismini gördüğünü, bu şahsın eski tapu kaydında ismi bulunduğundan dolayı tapuda yer aldığını, bu yeri kendilerinin kesintisiz ve nizasız kullandıklarını, bu kullanıma itiraz eden olmadığı gibi ... isimli şahsın bu taşınmazı kullanmadığını ileri sürerek tapuda ... isimli şahsa ait 1/7 hissenin iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazların Hazine'nin özel mülkiyetinde ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, kadastro tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi geçmediğinden süreye ilişkin yasal şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... cevaplarında; davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya keşif avansını yatırması için verilen kesin sürede avans yatırılmadığından keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına dair karar verildiği, keşif yapılmadan iddianın ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 6/7 hissesinin müvekkil adına, 1/7 hissesinin ise kim olduğu bilinmeyen "..." adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydındaki "..."in, ...'in babası olduğunu, bunun üzerine Mahkemece ...'in veraset ilamı alınarak mirasçılarının davaya dahil edildiğini, mirasçıların davayı kabul ettiklerini, dahili davalılardan ... yönünden kimlik tespiti yapılmamış olduğundan bahsedilse de bu hususun Mahkemece doğru değerlendirilmediğini, Mahkemece dahili davalıların kabul beyanları değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanıkların dava konusu taşınmazı evvelden beri müvekkilinin kullandığını beyan ettiklerini, ...' in veraset ilamını sunmak üzere taraflarına süre verildiğini ancak ...'i tanıyan kimse bulunmaması nedeniyle davanın reddedildiğini, ... oğlu İbrahim' in veraset ilamının dosyada mevcut olduğunu, İbrahim'in mirasçılarının da davaya dahil edilmiş olduğundan dosyada taraf teşkili sağlandığını, Mahkemece gider ve delil avanslarına ilişkin olarak verilen kesin sürelere ilişkin ara kararların gereğinin yerine getirilmediği ve bu nedenle davacı tarafın iddiasının ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kayıt maliki ...’in kim olduğu bilinen ve tanınan kişi olmasına, saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında davada taraf teşkilinin sağlanmasının varılmış sonuca etkisi bulunmamasına göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin TMK 713/2 nci maddesine dayanıldığını, ölüm nedenine dayalı araştırma yapılmadığını, daha önce keşif yapılıp mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının alındığını, zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu, dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 713/2 nci maddesinde belirtilen ‘maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan’ nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 353 üncü maddesi: “1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a)Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir: 1)Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması. 2)İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması. 3)Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması (…) 4)Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması. 5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, (…) karar verilmiş olması. 6)(Değişik:22/7/2020 7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması. b)Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3)Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında, 46 duruşma yapılmadan karar verilir.” ihtiva etmektedir.
-
Değerlendirme
-
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli kararında keşif giderlerinin yatırılmamış olduğu, bu haliyle davanın ispatlanamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece yargılama aşamasında 07.11.2013 tarihinde keşif yapılmış olup mahalli bilirkişiler, tanıklar keşifte dinlenmiş, keşfe katılan fen bilirkişisine rapor hazırlaması için görevlendirme yapılmış, yapılan bu ilk keşiften sonra altı yılı aşkın süre geçtikten sonra yargılamanın 56 ncı celsesinde bu kez taşınmazın değerinin tespiti için keşif kararı verilip, kesin süre içeren ara karar kurulmuş, davacı taraf kesin sürede keşif bedelini yatırmadığı için davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bu kez Bölge Adliye Mahkemesince dosya esası hakkında inceleme yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli kararında davanın ret sebebi; “keşif giderlerinin yatırılmaması sonucu iddianın ispat edilememiş olması” iken, Bölge Adliye Mahkemesince “tapulama tespit tutanağında adı yazılı ...’in bilinen tanınan kişilerden olduğu” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu haliyle İlk Derece Mahkemesi gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin gerekçe farklı olup, 6100 sayılı HMK’nın 353/1 b 1 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince gerekçe değiştirildiği takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23