Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6551
2024/151
15 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/3422 E., 2022/63 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/65 E., 2019/368 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerine temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 418 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 3 katlı betonarme bina ve müştemilatları ile 420 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan tek katlı şadırvanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile muhdesatların kamulaştırma bedelinin davacıya ödenmesi için Artvin Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğünün bilgilendirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, binanın yapıldığına ilişkin davalı kurumun herhangi bir rızası bulunmadığı gibi bilgisinin de bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, sunulan kira sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere taşınmazların yalnızca otopark olarak kullanılmak üzere davacıya kiralandığını, kira sözleşmesinin 21 inci maddesi gereği taşınmaz üzerindeki yapılarda davacı tarafın herhangi bir hakkının bulunmadığını, dava konusu edilen şadırvan ile davacının herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kadastronun 1992 yılında yapıldığını, Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davanın muhdesatın aidiyeti davası olduğunu, davalının menfaat veya hak ihlali bulunmadığını, taşınmaz sular altında kalacağından muhdesat bedelinin DSİ tarafından ödeneceğini, dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu, davanın reddi durumunda muhdesat bedelinin davalıya ödeneceğini, bunun da sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, yapılan binalara davalının itiraz etmediğini, kira kontratının 2012 yılının sonunda sona erdiğini, daha sonra şifai olarak sözleşmenin devam ettiğini, beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı vekili; dosya içerisinde mevcut olan kira sözleşmesinin 21 inci maddesinde davacı tarafça, vakıf taşınmazına müvekkili İdarenin izni olmadan herhangi bir yapı veya eklenti yapılamayacağı, İdarenin izni ile yapılan yapı ve eklentilerin ise İdareye bağışlanmış sayılacağının hüküm altına alındığını, davacının davasının hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 418 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki yapılarda davacının herhangi bir hakkının bulunmadığını, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
-
Davacı vekili; davanın kabulüne dair kararın usul ve yasaya uygun olduğundan onanmasını, ancak Bölge Adliye Mahkemesi Kararında davacı lehine eksik vekâlet ücreti hesaplandığını, bu nedenle hükmün dava değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması talebiyle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
-
Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir.
-
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
-
Davacı ... ile davalı ... arasında kira başlangıç tarihi 01.01.2012, kira bitiş tarihi 31.12.2012 olan 418 ada 8 parsel, 418 ada 9 parsel, 418 ada 24 parsel sayılı taşınmazlara yönelik kira sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşmenin 21 inci maddesi uyarınca "Kiracı, giderleri tamamen kendisine ait olmasını kabul etse dahi, idareden ve ilgili belediyeden yazılı izin almadan bölme, duvar, kalorifer vb. oda gibi herhangi bir ek yapamaz, taşınmaz malın esas yapısını değiştiremez. İdareden yazılı izin alarak kiracının yapacağı her türlü inşaat ve ilaveler idareye bağışlanmış sayılır ve sökülemez. Ancak idarenin istemesi hâlinde taşınmaz malı masrafları kendisince karşılanmak üzere eski duruma getirmeye ve kiralananda meydana gelen zarar ve ziyanı, doğabilecek her türlü tazmini ödemeye zorunludur." düzenlemesi yer almaktadır.
-
Bu itibarla; taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükmü karşısında İdareden izin alınarak dahi inşa edilen yapılar İdareye bağışlanmış sayılacağından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapıların davacı tarafından ve izin alınmadan yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp yeniden esas hakkında davanın kabulü ile kamulaştırma işlemleri nedeniyle dava konusu muhdesatların davacıya aidiyetinin tespitine dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 nci maddesi gereğince dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
15.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11