Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1060
2024/1509
13 Mart 2024
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/29 E., 2023/75 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/186 E., 2022/455 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil, kâl ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkillerinden ...'ın dava konusu 43 parsel sayılı taşınmazın tamamını 20.05.2021 günü satın aldığını, daha sonra bu taşınmazın 1/2'sini diğer davacı ...’ya 30.06.2021 tarihinde sattığını, taşınmazının arsa vasfında olduğunu, davalının taşınmazın tamamını haksız olarak işgal ettiğini ileri sürerek müdahalenin men’ine, kâl’e ve eski hale getirmesine karar verilmesini, ecrimisil davasının belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek, davalıdan dava tarihinden itibaren geriye dönük 20.05.2021 ila 13.07.2021 tarihleri arası 2.500.00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava açıldığı tarih itibariyle davacıların tapuda malik oldukları, davalı şirketin taşınmaz üzerindeki faaliyetlerinin devam ettiği, davalı şirketin uzun süreden bu yana taşınmazın kullanımı karşılığında Gülyalı Belediyesine kira bedeli ödediği, taşınmazın Gülyalı Belediyesi tarafından 20/04/2021 tarihli encümen kararıyla davacılardan ...'a devredildiği, kararın 20/05/2021 tarihinde tapuya işlendiği, 30/06/2021 tarihinde taşınmazın 1/2 hissesinin diğer davacı ...’ya satış yoluyla devredildiği, davanın ise 12/07/2021 tarihinde açıldığı, ihale, devir ve satış tarihleri ile dava tarihi arasında davalı şirkete ihtar gönderildiğine dair bir delil sunulmadığı ve davalı şirketin eski malike kira ödediği hususları dikkate alınarak dava açılana kadar davalı şirketin iyiniyetli zilyet olduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi, kâl taleplerinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının haksız işgalci olduğu hususunda bir tartışma bulunmadığını, davalının iyiniyetli olmadığı ve fuzuli şagil olduğunun herkesçe bilindiği gibi davalı tarafından da ikrar edildiğini, 6100 sayılı HMK'nın 187/2 nci maddesi ışığında ecrimisil davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada söz konusu olan durumun müdahalenin men’i değil TMK’nın 725 inci maddesi hükmünde düzenlenen “... yapı” hali olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı uzun yıllar öncesinden beri beton santrali olarak kullanmakta olduğunu ve ticari faaliyetleri gereği buraya beton santrali tesisi kurduğunu, peyder pey taş duvarlar, saha betonu, beton kanalı, drenaj ve çökeltim havuzları, yönetim binası vs. gibi maliyeti çok yüksek olan yapılar yaptığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak Gülyalı Belediyesine ait araziye bir takım yapılar yaptığını ve bu taşınmazların niteliği gereği çözümüde yeni malik tarafından dava konusu taşınmazın satın alınması halinde müdahalenin men'i değil, ... yapı hükümleri olduğunu, bilirkişi raporunda çelişkiler bulunmasına rağmen bu çelişkilerin giderilmesi yönünde ve talepleri doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken alınmamasının ve bu rapor üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 1 inci bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, ecrimisil, kâl, eski hale getirme istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
-
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
-
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle verilen kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:23