Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/565

Karar No

2024/1447

Karar Tarihi

11 Mart 2024

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/764 E., 2022/889 K.

KARAR: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/754 E., 2020/633 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar ve bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili; dava konusu edilen taşınmazların murisi (babası) ...'in davalılar murisi tapu kayıt maliki ... 'den 19/08/1967 tarihli harici satım belgesi ile satın aldığını, davacılar murisinin köyden göçtüğünü, vefat ettiğini, ancak tapu devir ve temlikin yapılmadığını, gayrimenkullerin babasından kendisine intikal ettiğini, mezkur tarihten beri nizasız fasılasız zilyet olduklarını, kendisinin kullandığından bahisle tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

1.Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... 'in cevap dilekçesinde özetle; Muş ili, .. Köyü 324, 349, 129, 485, 113, 809, 811, 851, 853 sayılı taşınmazların dedeleri ... 'ye ait olduğunu, davacıya yada başka birine satılmadığını, babalarının ve dedelerinin kendilerine anlattıklarına göre dava konusu taşınmazların davacının dedesi ...'e sadece icar yapmak üzere verildiğini, bu icar nedeniyle dedelerinin gelir elde ettiklerini, ayrıca dava konusu taşınmazların satın alınması için çok büyük bedellerin ödenmesi gerektiğini ancak satış senedindeki böyle bir alışverişin yapıldığı iddiasının makul, mantıklı ve hukuka uygun olmadığını, babalarının ve dedelerinin dava konusu taşınmazları 1950 yılında aldıkları iddialarının ve 25 yıl kadastro tespitinden dolayı satamama ve devredememe iddialarının doğru olduğunu, davacının babasının dava konusu taşınmazları aldığı iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın dava konusu taşınmazları kendilerine bırakmaları için sürekli kendilerini tehdit ettiklerini, dava konusu taşınmazların satışının tapu kaydına tescilinin resmi bir şekilde yapıldığını, taşınmazlar terk edilmediğini ve gaiplik kararının bulunmadığını, davacının da dava konusu taşınmazların kime ait olduğunu bilerek kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Davalı ..., ... ve ...'nin cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul ettiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların doğru olduğunu, dava konusu taşınmazların esasen dedeleri ... adına kayıtlı ise de 19/08/1967 yılında yazılı bir belge ile şahitler huzurunda davacının babası ...'e satıldığını ve bu taşınmazları bir müddet davacının babasının kullandığını ardından davacının kullanımına geçtiğini, dava konusu taşınmazlar ile bir ilgilerinin kalmadığını davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın TMK'nın 713/2 maddesinde yer alan ''... Maliki 20 yıl önce ölmüş..'' hukuki sebebine dayalı olarak açıldığı, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı verildiği 17/03/2011 tarihinden itibaren geri yönelik 20 yıllık zamanaşımının dikkate alınması gerektiği, kayıt maliki ... Çiftçinin 09/02/1986 yılında vefat ettiği, mezkur şahsın 1967 tarihli dosya içerisinde bulunan senette dava konusu taşınmazı davacının babası ...'e sattığı, ...'in 26/01/2008 tarihinde vefat etmesi ile davacının dava konusu taşınmazların tek başına zilyetlik ve tasarrufunda bulundurduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında anlaşıldığı, derdest davanın 10/11/2014 tarihinde açıldığı, davacı lehine 20 yıllık kazanma süresinin gerçekleştiği gerekçesi ile; davacılar adına kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Bir kısım davalılar vekili; yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkillerinin murisi ... tarafından davacının babasına icara verdiğini, murisin bu taşınmazların kira geliri ile geçimini sağladığını, dava konusu taşınmazları satmadığını, davacı tarafın dava konusu taşınmazları müvekkillerinin murisinden aldığına dair dosyaya resmi bir belge yada herhangi bir somut delil sunmadığını, müvekkilleri murisin adına kayıtlı tapulu taşınmazların satın aldığına dair iddialarının kabulünün hukuken mümkün olmayacağını, müvekkillerinin Muş ilinden uzakta yaşadıklarını, davalıların uzakta olmaları sebebiyle davacının kendisine haksız çıkar sağlama çabasında olduğunu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların beyanlarının gerçek olmadığını, sözleşmenin yapılması ve şartları konusunda hiçbir bilgilerinin bulunmadığını, TMK'nın 713 üncü maddesine göre olağanüstü zamanaşımı kazanma koşullarının davacının lehine oluşmadığını, dava konusu taşınmazların tapuda malikinin belli olduğunu, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

  2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, harcın davalı tarafa yükletilmesi gerektiğini, lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının 5, 6 ve 8 nolu bentlerinin kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine TMK'nın 713/2 nci maddesinde ön görülen kazandırıcı zaman şartlarının da oluştuğu gerekçesiyle davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Bir kısım davalılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan, (AYM kararı ile iptal edilen) “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, tapu kütüğüne kayıtlı bir taşınmazın kayıt malikinin yirmi yıl önce ölmüş olması halinde, taşınmazın tamamının veya bir parçasının veya payının bu maddenin 1. fıkrasında yazılı koşullar altında zilyetliğinde bulunduran kişinin adına tescil isteyebileceği belirtilmiştir. Kayıt maliki yirmi yılı aşkın süre önce ölmüş ve mirasçıları tarafından tapuda intikal işlemi yapılmamış bir taşınmaz kazanılmaya elverişli sayılır.

  3. Davacı vekili, dava konusu taşınmazı müvekkilinin miras bırakan babası ...'in 19.08.1967 tarihli harici satış sözlşemesi ile satın aldığını ve satın aldığı tarihten miras bırakan ...'in vefat ettiği 26.01.2008 tarihine kadar miras bırakanın zilyetliğinde olduğunu bu tarihten sonra ise müvekkili tarafından kullanıldığını ileri sürerek 11.10.2014 tarihinde açtığı dava ile dava konusu taşınmazların kendi adına tescilini talep etmiştir.

  4. Somut olayda; davacı miras bırakanın ölümünden sonra dava konusu taşınmazların mirasçılar arasında taksim suretiyle kendisine bırakıldığını iddia ve ispat etmiş değildir. Her ne kadar miras bırakan ... mirasçılarından ... Kurowskı dışındakiler dava konusu taşınmazda hakları bulunmadığına dair dilekçe sunmuş ise de, ... mirasçılarından ... Kurowskı çekişme konusu taşınmazların ...'e ait olduğunu ve tereke adına tescilini talep eden dilekçe sunmuştur. TMK'nın 599 uncu maddesinde miras bırakanın ölümü üzerine mirasçıların mirası bütün olarak kanun gereğince kazanacakları hükme bağlanmıştır. Mirasçılardan birinin veya bir kısmının tereke malları üzerinde sürdürdüğü zilyetlik tüm mirasçılar adına sürdürülmüş sayılır ve tereke malları üzerinde mirasçılar arasında kazanmayı sağlayan zilyetlik hükümleri uygulanamaz.

  5. Buna göre davanın görülebilirlik koşulunun yerine getirilmesi bakımından murisin terekesinin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bulunduğu, elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan birinin veya birkaçının terekedeki mallar üzerinde belli pay veya payları olmadığı için taşınmazın tamamının, bölünebilir bir bölümünün veya payının adına tescilini isteyemeyeceği, davanın da miras ortaklığı adına açılmamış bulunmasına göre, diğer mirasçıların adlarına davetiye çıkarılmak suretiyle davaya dahil edilmeleri veya davalı olarak gösterilmek suretiyle TMK'nın 640 ıncı maddesinde belirtilen dava koşulunun yerine getirildiği de kabul edilemeyeceğinden, başka bir anlatımla mirasçıların katılmak suretiyle miras ortaklığı adına davanın sürdürülmesi de mümkün bulunmadığından, mahkemece davanın dava koşulu yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Dava koşulu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulur. Bozma nedenine göre işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararııdavamahkemesiderecebozulmasınaııcevaportadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim