Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6848

Karar No

2024/1417

Karar Tarihi

7 Mart 2024

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1739 E., 2022/50 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/601 E., 2020/577 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın, yargılamanın iadesini talep davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi 38163 ada 41 parselde kayıtlı tarla vasıflı tarım arazisinin önceki malikinin davalılardan ... olduğunu; aynı mahkemenin 2016/477 Esas, 2016/471 Karar sayılı dosyasından devam eden tapu iptal ve tescil istemli dava neticesinde; davalı ... tarafından dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ve 5403 sayılı Kanun hükümleri dolanmak üzere haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmeleriyle muvazaa yaratıldığı göz önünde bulundurulmadığı için taşınmazların, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375/1 h bendi hükmü hilafına huzurdaki davanın davalıları adına hükmen tescil edildiğini ileri sürerek; Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/477 Esas, 2016/471 Karar sayılı hükmünün iptali ile taşınmazın önceki malik ... adına tescilini talep etmiştir.

Yargılamasının iadesini istenilen Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/477 Esas, 2016/471 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davanın haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemiyle davacı ... ve yirmi (20) arkadaşı tarafından davalı ...'a karşı açıldığı, yargılama sırasında davalı ...'ın davayı kabul ettiğini beyan etmesi üzerine mahkemece; davanın kabulüne, Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi, 38163 ada, 41 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/21'er hisse ile tesciline dair verilen kararın, taraflarca temyizden feragat edilmesi üzerine 01.08.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ayrıca yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Yargılanmanın iadesini talep eden vekili; müvekkili idarenin taraf ehliyetinin kanundan kaynaklandığını, 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 2 nci maddesinde sayılan görevlerinden bir kısmının bitkisel ve hayvansal üretim ile su ürünleri üretimin geliştirilmesi, gıda üretim, güvenliği ve güvenirliği, kırsal kalkınma, toprak, su kaynakları ve biyoçeşitliliğin korunması, verimli kullanılmasının sağlanması gibi ana faaliyet konularının gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak; gıda, tarım ve hayvancılığa yönelik genel politikaları belirlemek, uygulanmasını izlemek ve denetlemek, toprağın korunması ve bölünmesinin önlenmesi olup bu kapsamda yapılan yargılanmanın iadesi müracaatının elzem olduğunu, idarenin görevini yerine getirmesini engelleyen mahkeme hükmünün iptali gerektiğini, davacı idarenin toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter geliri tarımsal arazilerin öncelikle sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlama görevlerinin bulunduğunu, 6 ncı maddesinde, Vali başkanlığında kurulan Toprak Koruma Kurulunun, toprak korumayı ve bununla ilgili sorunları giderici önlemleri almakla görevlendirildiğini, 8/ç maddesi ile yeter gelirli tarımsal arazinin korunması amacıyla idarelerine dava açma, 19 uncu maddesi ile denetim görevi verildiğini, 5403 sayılı Kanuna aykırı hükmün iptali gerektiğini, Bakanlıklarının mirasçı veya tarım arazisini satın alacak taraflardan biri olmadığı halde, tarım arazisinin bütünlüğünün korunması için dava açmakla yetkili ve görevli kılındığını, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olmasının, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlı olduğunu, dünyadaki benzer örneklerde olduğu gibi, ehil mirasçı kavramı ortaya atılarak aslında tarım arazisinin işleyene devredilmesinin amaçlandığını, aynı zamanda tarım arazilerinin satışı/hisseli satışı, asgari tarımsal arazi büyüklükleri ve yeter geliri tarımsal arazi büyüklükleri normları dikkate alınarak kısıtlandığını, yapılan bu yasal düzenlemeler ile tarım arazilerinin işletilmesinde verimliliğin artırılmasının amaçlandığını, iptali istenen mahkeme hükmünün ve o hükme dayalı tapu işlemlerinin yok hükmünde olduklarını belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesini talep eden davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz isteminde bulunularak; hükmün bozulmasını istemiştir.

Bir kısım davalılar vekili; hükmün gerekçesinde yer alan "davacının aktif dava ehliyeti bulunduğuna" yönelik ibarelerin hükümden çıkarılması gerektiğini ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemli davada davanın kabulüne dair verilen hükmün, yargılamanın iadesi yoluyla iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 03.07.2005 tarihli ve 19.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5403 sayılı Yasanın amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan yasada 30.04.2014 tarihli 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle bazı yeni düzenlemeler yapılmıştır. (30.4.2014 6537/1. m)

Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır. (31.01.2007 5578/2. m)

Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. (30/4/2014 6537/4.m)

Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır. (30.4.2014 6537/3.m)

Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasanın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır.

  1. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır.

  2. Değerlendirme

Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında 21 davacı, dava konu taşınmazla ilgili haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmesine dayanarak tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmişlerdir.

İadesi istenen yargılama sırasında; dava konusu taşınmazlar tarla vasfında ve davalısı adına tam hisse ile kayıtlı olup yargılama sırasında davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece davalının "kabul" beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyizden feragat edilmesi üzerine kesinleşmiştir.

Hükmün kesinleşmesi üzerine Konya Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir.

Hâl böyle olunca mahkemece 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın, davalının davayı kabule yönelik beyanı hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmiş olunması nedeniyle kamu yararı gözetilerek getirilen kamu düzenine ilişkin "bölünemez büyüklük" kuralı ihlal edilmiş olmakta, davacılar ve davalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak kanun maddesini dolanmaları suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet verilmiştir.

Uyuşmazlık; davacı Valiliğin eldeki davayı açma ehliyetinin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununu ve 639 sayılı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığnın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında davacı kamu idaresinin, kamusal menfaatleri gözetmek suretiyle faaliyetlerini yürütme yükümlülüğü bulunması kapsamında, davada taraf ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple; İlk Derece Mahkemesince aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Her ne kadar; iadesi istenen yargılama sırasında davalının davayı kabulü ve taraflarca temyizden feragat edilmesi üzerine tapu iptal ve tescile dair hüküm kesinleşmiş olsa da; davacılar ve davalı arasındaki danışıklı bu durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından Tarım ve Orman Bakanlığının kamusal yararı sağlamak amacıyla kamu adına yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.

Bu nedenle; davacı İdarenin aktif husumet ehliyetinin de bulunduğu göz önünde bulundurularak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin, yargılamanın iadesini talep eden davacının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesinde yer alan "aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen" olmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesini isteme hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

  1. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Yargılamanın iadesini talep eden davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

  4. Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim