Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4751
2024/1340
5 Mart 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/625 E., 2023/83 K.
KARAR: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme Kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hüyesin Kafcı vekili tarafından duruşma istemli, davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 397 parselin davacı tarafından 28.03.2008 tarihinde satın alındığını, satın almadan sonra davalıların, taşınmazda kiracılarının işyerleri ve kendi ofislerinin bulunduğunu beyan ederek bedelini ödemek şartı ile taşınmazı kullanmaya devam etmek istediklerini ve noter vasıtasıyla gönderilen taahhütnamede taşınmazı 31.12.2008 tarihinde tahliye ve teslim edeceklerini beyan etmelerine rağmen taşınmazın tahliye edilmediğini, davalılar ve kiracılarının 09.09.2009 tarihinde bölgede meydana
gelen sel felaketi nedeniyle tahliye olduklarını, davalılar aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, 28.03.2008 ila 09.09.2009 tarihleri için ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkillerinin dava konusu taşınmazı 28.03.2008 tarihinde davacıya satarak tahliye ettiklerini, ecrimisil ödemelerini gerektirecek işgallerinin olmadığını, taşınmazı sattığı tarihte taşınmazda kiracısı ... Tekstil isimli firmanın bulunduğunu, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra kiracının sorumluğunun davacıya geçtiğini, ecrimisil davalarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22/06/2016 tarihli ve 2012/762 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile; davalıların, davaya konu taşınmazı davacı satın aldıktan sonra kullandıklarının kesin olarak ispat edilemediği, taşınmazda kiracı bulunması halinde ise davacının kiracılardan talepte bulunabileceği, davacının dosyaya sunulan protokol başlıklı belge ile bu taşınmazın kirası için ... isimli firma ile bir anlaşma yaptığı, yani bu firmanın fiilen bu taşınmazı kullandığını davacının kabul ettiği, taşınmazın tamamı için talepte bulunulduğunun davacı tarafça belirtildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin 22/06/2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/2189 Esas, 2018/17182 Karar sayılı kararıyla; Borçlar Kanunu’nun 310. maddesine göre taşınmazı satın alan kişinin taşınmazı satan kişi ile kiracı arasındaki sözleşmeye taraf olduğu, taşınmazı satın alan davacının dava konusu taşınmazdaki kiracılara kira alacağı için müracaat etmesi gerektiğinden kiracılardan ecrimisil isteyemeyeceği, ancak dava konusu taşınmazda davacının taşınmazı iktisap tarihinde davalıların ofislerinin de olduğu belirtildiğinden davalının bizzat kullanımında olduğu belirtilen yerlerin nereler olduğu, davalıların bu yerlerdeki faaliyetlerine devam edip etmediğinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmaza ilişkin 3091 sayılı Kanun uyarınca yapılan tahkikat dosyasının dosya içerisine alınmadan ve taşınmazda kiracı olduğu belirtilen ... Metal isimli firmaya ve diğer kiracılara ilişkin kira sözleşmesini kapsadığı alanlar belirlenmeden eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21/10/2019 tarihli ve 2019/1463 Esas, 2019/9282 Karar sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada her iki davalının, davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak ecrimisil talep ettiği dönemde, bizzat olmasa da taşınmazı kiraya verdikleri şirket eli ile tasarrufta bulundukları tereddütsüz olarak ortaya konulduğu, bozma öncesinde alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar neticesinde ecrimisil talep edilen dönem için toplam 207.923,05 TL ecrimisil hesap edildiği ve davacı tarafça 15.10.2014 tarihli duruşma ara kararı gereğince alacak miktarının belirli hale getirildiği, bozma ilamında ecrimisil bedeli yönünden herhangi bir hususa da değinilmediği, böylelikle ecrimisilin miktarı noktasında ayrıca bir değerlendirme yapılmasına gerek olmayacağı, bu tür davaların kısmi dava değil belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu bakımdan davalı vekilinin 04.11.2022 tarihli dilekçesindeki itirazlarının dinlenemeyeceği, sonuç olarak ecrimisilin miktarı ile ilgili olarak bozma öncesinde alınan rapora itibar edilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, 207.923,05 TL ecrimisil bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili duruşmalı olarak, davalı ... vekili ve davacı vekili duruşmasız olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olarak açıldığını, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, kiracıların kullandığı alana ilişkin belirleme yapılmadığını, davalının bizzat işgal ettiği herhangi bir yer olmadığını, ecrimisil hesabının doğru yapılmadığını, davacının dava dışı ... Şti’den işgale ilişkin protokol yaptığını ve çek aldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamından müvekkilinin herhangi bir işgalinin tespit edilemediğini, davacının iddiasını ispatlayamadığını, davanın kısmi dava olarak açıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz talepleri hakkında hüküm kurulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Mahkemece her ne kadar davanın belirsiz alacak niteliğinde olması nedeniyle davalının zamanaşımı itirazının değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ise de, somut olayda davanın kısmi dava olarak açıldığı, ecrimisil davalarının niteliği gereği belirsiz alacak davası olarak kabul edilemeyeceği, ancak davacının ıslah talebinden davalı tarafın celsede haberdar olması, mahkemece beyanda bulunmak üzere süre verilmesine rağmen zamanaşımı definde bulunulmamış olması nedeniyle mahkeme kararı sonuç itibariyle yerinde görülmüştür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin davacıya iadesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:20