Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1147
2024/1233
29 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/678 E., 2023/110 K.
KARAR: Başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/161 E., 2021/399 K.
Taraflar arasındaki mirasın reddine ilişkin yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi davasında davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın kardeşi ...'ın 20.03.2017 tarihinde vefat ettiğini, ...'ın vefatının ardından davalılar müteveffanın eşi ... ve çocukları ..., ... ve ...'ın Almanya Tempelhof Kreuzberg Yerel Mahkemesinin ... numaralı dosyasına, 03.04.2017 ve 10.04.2017 tarihlerinde mirasın reddi beyanında bulunarak ...'ın mirasını reddettiklerini, bunun sonucu olarak müvekkilinin ...'ın yasal mirasçısı haline geldiğini, Almanya Tempelhof Kreuzberg Yerel Mahkemesinin, ... numaralı, 03.04.2017 tarihli kararının Türkiye'de tanınması ve tenfizine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 609 uncu maddesi uyarınca ret beyanının mahkemece tutulan özel kütüğe işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının sıfatı ve dava açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, Almanya Mahkemelerinin vermiş olduğu kararın Türk Mahkemelerinde tanıma ve tenfizini istemediklerini savunarak davanın sıfat yokluğundan ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının açmış olduğu veraset ilamının iptali davasında davalıların murisin mirasını reddettiklerine dair yabancı mahkeme kararının Türkiye'de geçerli olacağı yönündeki iddiası nedeniyle MÖHUK madde 52 gereğince tanıma ve tenfiz işlemleri yapmasında hukuki yararının bulunduğu, Almanya Tempelhof Kreuzberg yerel mahkemesi tarafından verilen 03.04.2017 ve 10.04.2017 tarih ile 61 VI 447/17 sayılı kararları ile davalıların, muris ...'ın mirasını reddettikleri, yabancı mahkemenin bu kararlarının 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği ve 5718 Sayılı Kanunun 58 ve 59 uncu maddelerinde belirlenen şartlara aykırı bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, Almanya Tempelhof Kreuzberg yerel mahkemesinin 03.04.2017 ve 10.04.2017 tarih ile 61 VI 447/17 sayılı, 17.01.2019 tarihinde kesinleşen yabancı mahkeme ilamlarının tanınmasına ve tenfizine, karar kesinleştiğinde aynı Kanun'un 56 ncı maddesi gereğince hüküm özetinin yabancı ilamların altına yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davacı lehine yanlı hareket edilerek dava açma yetkisi verildiğini, davacının tanıma ve tenfiz davası açma sıfatının bulunmadığını, davacının müteveffanın yasal mirasçısı olmadığını, dolayısıyla mirasla ilgili bir menfaati de bulunmadığını, müvekkillerinin Almanya'da etki etmesi bakımından Almanya Tempelhof Kreuzberg Yerel Mahkemesinden karar aldıklarını, bu kararın Türkiye'de uygulanmasını istemediklerini, mahkemenin tanıma ve tenfiz yönünden karar verilmesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; davaya konu mirasın reddine ilişkin yabancı mahkeme ilamının yapıldığı yer hukukuna uygun olmakla Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı, Almanya Tempelhof Kreuzberg Yerel Mahkemesinin 03.04.2017 tarih ve 61 VI 447/17 sayılı kararıyla muris ...'ın en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddolunduğu belirtildiğine göre muris ...'ın kardeşi olan davacının mirasçı konumuna geçtiğinin söylenemeyeceği, zira ölenin en yakın mirasçıları tarafından reddedilen mirasın Sulh Hakimi tarafından iflas hükümlerine göre resmi tasfiyesi yoluna gidileceği, dolayısıyla da mirasçı konumunda olmayan davacının tanıma ve tenfiz talebi bakımından hukuki yararının mevcut olmadığı anlaşıldığından davalıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, muris ...'ın eşi ve çocuklarının mirası reddettiği göz önünde bulundurulduğunda TMK'nın 496 ncı maddesinin uygulanması gerektiğini, bu sebepledir ki; müvekkilinin davanın açılmasında hukuki yararının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın reddine ilişkin yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20 nci ve 43 üncü maddeleri.
-
4721 sayılı TMK'nın 612 nci maddesi "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini" öngörmektedir. Buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenen, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03