Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1145

Karar No

2024/1232

Karar Tarihi

29 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/191 E., 2022/1932 K.

KARAR: Davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/35 E., 2021/318 K.

Taraflar arasındaki mirasın reddine ilişkin yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi davasında davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi, davalıların miras bırakanı ...'in 10.02.2012 tarihinde Almanya'da vefat ettiğini, Alman Kanunlarına uygun olarak murisin çocukları olan ... ve ... ile murisin eşi ...'in müteveffanın mirasını kayıtsız şartsız olarak reddettiğini, yabancı mahkeme kararının Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri tarafından tanınmadığı için Türkiye sınırları içerisinde hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, Alman mahkemelerinde mirası reddeden ..., ... ve ... halen Türkiye'de müteveffanın mirasçıları olarak göründüğü, Tempelpof Kreuzberg Sulh Mahkemesinin 06.08.2013 tarihli kararının tanınmasını ve tenfizini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin mirası reddinin Almanya'da geçerli olmak üzere yapıldığını, Türkiye'deki malvarlığına ilişkin olmadığını, Türk Kanunlarına göre ölümden itibaren 3 aylık süre geçtikten sonra mirasın reddinin yapılamadığını, haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların muris ...'in mirasını dava konusu yabancı mahkeme kararları ile reddetmiş oldukları, Türk Hukuk sisteminde de mirasın gerçek reddinde hukuki açıdan bir ilam hükmünden bahsedilemeyeceği, mirasçının süresi içerisinde görevli mahkemeye ret iradesini beyan etmesi halinde bu durumun tespiti açısından mahkemenin özel kütüğüne yazılmasının yeterli olacağı, tanınması ve tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının da mirasın gerçek reddini tescil eden beyan niteliğinde bir karar olduğu, davalıların red beyanı tespit edilerek kararların adli görevli tarafından mahkeme kararı olarak imzalandığı, mahkeme mührünü ve apostilini taşıdığı, tenfiz şartlarının olduğu, yabancı mahkeme kararlarının münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren ve kamu düzenine aykırı bir karar olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne; Almanya, Tempelpof Kreuzberg Sulh Mahkemesinin Dosya No: 62 VI 842/13 sayılı 06.08.2013 tarihli ... ve ...'in mirasın reddine ilişkin, Spandau Sulh Mahkemesinin ...'in mirasın reddine ilişkin dosya No: 63 VI 255/13 63 I 130/13 sayılı 06.08.2013 tarihli kararının 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun 50 vd. maddeleri gereğince tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Tempelpof Kreuzberg Sulh Mahkemesinin 06.08.2013 tarihli kararının tanınması ve tenfizi istenmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesinin bu kararı değil, talep konusu olmayan Spandau Sulh Mahkemesinin ...'in mirasın reddine ilişkin dosya No: 63 VI 255/13 63 I 130/13 sayılı kararının da tanınması ve tenfizine karar verdiğini, MÖHUK 52,53 vd. maddeleri uyarınca tanıma ve tenfiz kararı istenen yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş olmasının şart olduğunu, dava konusu tanınması ve tenfizi istenen mahkeme kararlarının kesinleşmediğini, tanınmasına ve tenfizine karar verilen yabancı mahkeme kararlarının açıkça kamu düzenine aykırı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 4721 sayılı TMK'nın 612 nci maddesinin "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini" öngörmekte olduğu, buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenenin, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılar olduğundan, muris ...'in en yakın yasal mirasçılarının tamamı tarafından mirasın reddolunduğu belirtildiğine göre muris ...'in kardeşi olan davacının mirasçı konumuna geçtiği söylenemeyeceğinden, mirasçı konumunda olmayan davacının tanıma ve tenfiz talebinde bulunabilmesi için hukuki yararı mevcut olmadığından davalıların istinaf başvurusunun kabulüne; yeniden esas hakkında karar verilmesi amacıyla Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2021 tarihli, 2021/35 Esas, 2021/318 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/1 h ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; söz konusu mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinde kamu yararının olduğunu, reddi miras kararının yalnızca talep edildiği ülkede etki etmesinin beklenmesinin açık bir hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet vereceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kararların tanınması ve tenfizi mümkün olmayan kararlardan olmaları nedeniyle sadece hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden değil, aynı zamanda usul ve esasa ilişkin olan ve cevap ve ikinci cevap dilekçemizde ve istinaf başvuru dilekçemizde yer alan diğer nedenlerden dolayı da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, mirasın reddine ilişkin yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 20 nci ve 43 üncü maddeleri.

  4. 4721 sayılı TMK'nın 612. maddesi "En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, tasfiye sonunda arta kalan bir değer varsa bunun mirasını reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceğini" öngörmektedir. Buradaki "en yakın mirasçılar" kavramıyla anlatılmak istenen, murisin ölümünde ilk bakışta ve doğrudan doğruya mirasçı sıfatına sahip olan yasal mirasçılardır.

  5. Değerlendirme

  6. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim