Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4967
2024/1227
29 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1293 E., 2022/1673 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/370 E., 2021/631 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı Anayasa Mahkemesinin Hak İhlali Kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un, ... ve ...'un tek mirasçısı olduğunu, muris ...'nin 31.01.1978 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak, muris ...'un ise 21.10.1996 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüklerini, müvekkilinin Yunan Vatandaşı olması sebebiyle mirasçılık hakkı elinden alınarak 36 ada 21 parselde kayıtlı taşınmazdaki hissesinin davalı adına tescil edildiğini, bu tescilin dayanağı olan veraset belgesinin uluslararası hukuka, mevzuata ve Anayasaya aykırı olduğunu, mütekabiliyet şartının mevcut olduğunu belirterek Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.12.2001 tarih ve 1997/879 Esas 2001/751 Karar sayılı veraset belgesinin iptali ile muris ... 'un mirasçılarını ve miras paylarını gösterir yeni bir veraset belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Yunanistan vatandaşı olması sebebiyle dava açabilmesi için teminat yaptırması gerektiğini, iptali istenen veraset belgesinin hasımlı olarak alınması ve kesinleşmesi sebebiyle kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın reddinin gerektiğini, Yunanistan ile Türkiye arasında Tapu Kanunu'nun 35. maddesine göre mütekabiliyet bulunmadığını, ayrıca iptali istenen veraset belgesinin muris ... 'a ait olmayıp ...'a ait olması sebebiyle davacının muris ... 'a ait yeni veraset belgesi istemesinin de hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İHLAL KARARINDAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2014 tarihli ve 2013/297 Esas, 2014/488 Karar sayılı kararı ile; murisin ölüm tarihi itibari ile Türkiye ile Yunanistan arasında karşılıklılık bulunmadığından Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.12.2001 tarih ve 1997/879 Esas 2001/751 Karar sayılı veraset belgesinin usul ve yasaya uygun olarak verilmiş bir veraset belgesi olduğu ve iptali yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
B. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Yargıtay Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 09.03.2016 tarihli ve 2015/11240 Esas, 2016/3012 Karar sayılı ilamı ile; usul ve yasaya uygun hükmün onanmasına karar verilmiştir.
IV. ANAYASA MAHKEMESİ KARARI VE İHLAL KARARINDAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bireysel Başvuru
Kesinleşen karara karşı davacı taraf Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
B. Anayasa Mahkemesi Kararı
-
Anayasa Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2015/9880 Başvuru numaralı kararında; derece mahkemelerinin olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan kanun hükümleri çerçevesinde karşılıklılık ilkesi yönünden Yunanistan'da Türk vatandaşlarının miras yoluyla mal edinemedikleri yönünde açık bir tespit olmamasına rağmen mirasçılık belgesinin iptal edilmesinin kanuni dayanağını makul ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyamadıkları, 2644 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin somut olayda yeterince öngörülebilir biçimde uygulanmadığı dikkate alındığında başvurucunun mirasçılığının tanınmaması suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle Anayasa'nın 35 inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.
-
Anayasa Mahkemesince, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkının ihlali sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporu doğrultusunda, murisin mirasçısının davacı olduğu belirtilerek, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı neticesinde, Mahkemenin 04.12.2014 tarihli 2013/297 Esas ve 2014/488 Karar sayılı dosyasında verilen, derecattan geçerek kesinleşen kararın ortadan kaldırılarak Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/879 Esas ve 2001/751 Karar sayılı dosyasından aldırılan hasımlı veraset ilamının iptali ile ...'un 21.10.1996 tarihinde ölümü ile miras meselesi 1 pay kabul olunarak, 1 payın davacıya aidiyetine ve verasetin bu şekilde sübutuna karar verilmiştir.
D. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E. İstinaf Sebepleri
Davacı Yunan vatandaşı olduğundan teminat göstermesi gerektiğini, Yunanistan ile Türkiye arasında taşınmaz mal edinme konusunda Tapu Kanunu'nun 35 inci maddesine göre karşılıklılık bulunmadığını, davacının Türkiye'de taşınmaz mal edinemeyeceğini, davacının mirasçı olamayacağının hasımlı olarak alınan ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen veraset ilamı ile sabit olduğunu, davacının iptalini talep ettiği veraset ilamının ...’a ait veraset ilamı olup, Frenika ’a ait veraset ilamı olmadığını, ayrıca taşınmazın evvelki 1/12 hisse maliki Freniki ’un mirasının Hazine'ye aidiyetine karar verilmesi talebi ile açılan veraset davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, yine davacı tarafından ...’un tek mirasçısı olduğu iddiası ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı tapusunun iptali için açılan tapu iptali ve tescil davasında davanın açılmamış sayılmasına kararı verildiğini, dava konusu olayda yargılamanın iadesini talep edebilmenin yasal koşullarının gerçekleşmediğini, davanın yasal süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre nedeniyle de davanın reddi gerektiğini, hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunun noksan ve yetersiz olup hüküm kurmaya yeterli olmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm tesis edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
F. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası, 743 sayılı mülga Türk Medeni Kanunu'nun 440 ıncı maddesi (murisin ölüm tarihi itibariyle).
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
İlk Derece Mahkemesinin, Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı üzerine yeniden yaptığı yargılama sonucu verdiği karar, önceki kararın kaldırılması üzerine tesis edildiğinden Yargıtay'ın ilk karar yönünden işin esasıyla ilgili inceleme yapmış olması gözetildiğinde yeni bir karar olmayıp istinaf incelemesine tâbi değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen "esastan ret" kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/1293 Esas, 2022/1673 Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:03