Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4675

Karar No

2024/119

Karar Tarihi

11 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/730 E., 2023/927 K.

KARAR: Kısmen kabul, kısmen ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/2 E., 2020/130 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların kardeş olduğunu, tarafların murisi ve babaları olan ...'in 1996 yılında vefat ettiğini, taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldıktan sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek muristen intikal eden taşınmazlarla ilgili 30.09.2016 tarihinde miras taksim sözleşmesi imzaladığını, sözleşmenin TMK'nın 676 ncı maddesi kapsamında yazılı olarak tüm mirasçıların katılımıyla imzalandığını ve taraflara düşen yerlerin dilekçede yazılı olduğu şekilde düzenlendiği, davacının sözleşmenin 5 inci bendi gereğince davalıların her birine 3.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek miras taksim sözleşmesi kapsamında taraflara düşen taşınmazların adlarına tescilini talep etmiş; ancak 04.02.2020 havale tarihli ıslah dilekçesinde sözleşme uyarınca davacıya bırakılan 869, 3096, 3162 ve 4097 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılardan ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların muris ...'den kalan taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, bu dava sonucunda satışa gitmeme ve taşınmazların paylaşılması konusunda anlaşma sağlanmaya çalışıldığını, bunun için de davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte sunduğu protokolün hazırlandığını, ancak protokolde hata olduğu, bazı taşınmazların yer almadığı ve bazı taşınmazların da yanlış yazıldığının fark edilmesi üzerine protokol şartlarını uygulamaktan vazgeçtiklerini ve batıl olduğuna bütün mirasçıların ortak bir şekilde karar verdiğini, davacı tarafından başka bir protokol hazırlatıldığını, ancak buna imza atmadıklarını, bunun üzerine 3 üncü bir protokol hazırlattığını, sonuncu protokolü bütün kardeşlerin imzaladığını, tapu işlemlerinin davacı tarafından engellendiğini, dava konusu protokolün miras taksim sözleşmesi olmadığını, hukuki şartları tamamlamadığını, ortada iptal olunacak bir tapu kaydı da bulunmadığını, bu protokolün hata nedeniyle taraflarca iptal edildiğini, bunun üzerine iki tane daha protokol imzalandığını, protokol şartlarına uymayan kişinin zaten davacı olduğunu, dava açmakta kötü niyetli olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

  2. Davalı ... duruşmada; 30.09.2016 tarihli sözleşmenin tarafınca imzalandığını, ancak tapuda işlem yapılırken davacının anlaşmazlık çıkardığını, zira bu sözleşmede taşınmazların tümünün yazılmadığını, daha sonra iki sözleşme daha yapıldığını, ancak bunların da hayata geçirilemediğini, ... tarafından ... hariç diğer maliklere ödeme yapıldığını beyan etmiştir.

  3. Davalı ... duruşmada; 30.09.2016 tarihli taksim anlaşmasını imzaladığını, bu anlaşmaya göre murislerinden kalan taşınmazları paylaştıklarını, tapuya gidip devir yaptırmak istediklerinde farklı bir paylaşım olduğunu gördüklerini, bu yüzden tapuda işlemin gerçekleşmediğini, 30.09.2016 tarihli protokole göre tapuların tescil edilmesini istediğini, bundan başka herhangi bir anlaşma imzalamadığını, protokolün ikinci sayfasında A şıkkı ile belirtilen 259 parsel sayılı taşınmazın Ratibe Özen'e kaldığını, sonradan anlaşma üzerinde düzeltme yapıldığını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve 2018/2 Esas, 2020/130 K. sayılı kararı ile; davacı ile davalıların kardeş olduğu, tarafların murisi ...’in 1996 yılında vefat ettiği, geride mirasçı olarak davacı ile davalıların kaldığı, Balıkesir 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1179 Esas sayılı dosyası ile izaleyi şuyu davası görülüp, 2015/4 satış dosyası ile taşınmazların satışı aşamasına geçildiği, fakat tüm mirasçıların bir araya gelerek muristen intikal eden taşınmazlarla ilgili 30.09.2016 tarihinde miras taksim sözleşmesi imzaladıkları, miras taksim sözleşmesinin TMK'nın 676 ncı maddesi kapsamında yazılı olarak tüm mirasçıların katılımıyla imzalandığı, dolayısıyla kanunun aramış olduğu şekil şartının yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının talebi doğrultusunda muristen kalan taşınmazların miras taksim sözleşmesi uyarınca davacıya ait olanlarının davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar (... vd.) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/1705 Esas, 2021/1377 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin özellikle nizaya ve paylı mülkiyete konu 3162 parsel yönünden paylı mülkiyette harici taksimin geçersiz olmasına dair kural gereği geçersiz şekilde bulunduğu ve tüm mirasçıların katılımıyla da yapılsa bu sözleşmeye değer verilemeyecek olduğu, diğer taşınmazlar yönünden ise sözleşme gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülerek yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Dairemizin 20.02.2023 tarihli ve 2021/8582 Esas, 2023/953 Karar sayılı kararıyla; “1. Dosyanın incelenmesinde; davaya konu taşınmazlardan 3162 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davalı ..., 1/4 payının davacı ... adına kayıtlı olduğu, 1/2 payının ise tarafların mirasbırakanı ...'den intikalen mirasçıları olan davacı ve davalılar adına elbirliği mülkiyetinde tescil edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bu suretle İlk Derece Mahkemesince 3162 parsel sayılı taşınmazdaki paylı mülkiyete tabi paylar yönünden miras taksim sözleşmesine göre iptal ve tescile karara verilmiş olması doğru görülmediği gibi, Bölge Adliye Mahkemesince de paylı mülkiyete tabi paylar yönünden taksim sözleşmesinin yapılamayacağına yönelik saptama ile bu paylar yönünden yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Ne var ki dava konusu 3162 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ...'den intikalen gelen 1/2 pay ile yine 869, 3096 ve 4097 parsel sayılı taşınmazların elbirliği mülkiyetine tabi olduğu tartışmasızdır. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde davaya konu taksim sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilse de, sözleşmenin gereğinin yerine getirilmediği ifade edilmiştir. Ancak sözleşmenin gereğinin neden yerine getirilmediğine yönelik hüküm kurmaya elverişli bir gerekçe bulunmamaktadır. Bu bakımdan elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar hakkında geçerli miras taksim sözleşmesi bulunduğu halde davanın tümden reddine yönelik kararının yeterli gerekçe içermemesi nedeniyle karar denetlenebilirlikten uzaktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesince yetersiz gerekçe ile verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının dayanağı 30.09.2016 tarihli adi yazılı taksim sözleşmesine tüm mirasçıların katıldığı, bu haliyle sözleşmesinin geçerli olduğu, nitekim hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği, bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak doğacağı, tüm mirasçıların katılımı ile düzenlenen ve geçerli olduğu anlaşılan miras taksim sözleşmesi kapsamında nizaya konu taşınmazlar yönüyle ayrıca değerlendirme yapıldığında çekişmeli 3162 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının tarafların mirasbırakanı ...'den intikalen mirasçıları olan davacı ve davalılar adına elbirliği mülkiyetinde tescil edilmiş olduğu, davalı ... adına kayıtlı 1/4 pay yönüyle davanın reddi gerektiği, halen mirasçılar adına verasete iştirak (elbirliği) olarak kayıtlı 1/2 payı yönünden ise davanın kabulü gerektiği; çekişmeli 869, 3096 ve 4097 parsel sayılı taşınmazlar açısından ise; taşınmazların halen muris ...'in tüm mirasçıları adına elbirliği verasete iştirak olarak kayıtlı olduğu, bu parseller yönüyle de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar (... vd.) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Cevap dilekçesini tekrarlayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ncı maddesi (MÜLGA 743 sayılı TKM'nın 611.) uyarınca miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmazlara ilişkin miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı şekil yeterlidir. Miras paylaşımı (taksim) ancak taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada miras ortaklığına dahil, paylaşılmamış olan miras malları için söz konusudur. Paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilen durumlarda miras taksim sözleşmesi yapılması sonuç doğurmaz.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararistinafcevaprettemyizyargılamakısmenkabulkararımahkemesionanmasınamülgaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim