Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6899
2024/118
11 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/236 E., 2022/1428 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/270 E., 2021/709 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacılar vekili, birleştirilen davada davacılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili, birleştirilen davada davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma taleplerinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacılar vekili; muris ...'ın davacıların babası olup 30/01/2018 tarihinde vefat ettiğini, davalının murisin gelini olduğunu, murisin Sakarya 2. Noterliğinin 07/06/2017 tarihli ve 8300 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile davalı lehine tasarruflarda bulunduğunu, ancak bunun manevi ikrah altında yapıldığını, aynı zamanda hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, davacıları zarara uğratmak maksadıyla art niyetli yapıldığını, murisin sağlığında bir kısım taşınmazlarını da davalı, eşi ve diğer oğluna devrettiğini, bunlara ilişkin de iptal davası açtıklarını belirterek anılan vasiyetnamenin iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise tenkis taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiş; devam eden yargılamada tenkis talebinin tefrik edilmesine karar verilmiştir.
- Birleştirilen davada davacılar vekili; muris ...'ın davacıların babası/dedesi olduğunu, muris tarafından düzenlenen Sakarya 2. Noterliğinin 07/06/2017 tarihli ve 8300 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin irade sakatlığı halinde düzenlendiğini, yine murisin okur yazar olmasına rağmen okur yazar olmayanlara özgü şekilde düzenlendiğini, dolayısıyla şekil şartlarına aykırı olarak düzenlendiğini, murisin kulaklarının işitmediğini, bu hususta rapor alınmadığını, yaptığı işlemin farkında olmadığını, seçilen usul sebebiyle evrakın okuması için murise verilmediğini, okunan vasiyetname içeriğini de muris işitmediğinden iradesinin sakatlandığını belirterek vasiyetnamenin iptaline, mahkeme aksi kanaatte ise tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; murisin gelini olduğunu, murisin ölümünden yaklaşık 10 sene önce kendi ailesinin yanına geldiğini ve beraber yaşadıklarını, çocukları ile konuşmadığını, çocukların da babalarını görmeye gelmediklerini, murisin kendi iradesi ile bu vasiyetnameyi düzenlediğini, herhangi bir baskının söz konusu olmadığını, murisin okuma yazmasının olduğunu, ancak şarbon hastalığının bulunduğunu ve baş parmağının bir kısmının ameliyat ile kesildiğini, bazen baş parmağını kullanamadığını, muhtemelen bundan dolayı noterde okuma yazma bilmeyenlere özgü vasiyetname düzenlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin iptali için manevi korkutmaya dair vakıaların varlığının davacı yanca ispat edilemediği, dava konusu olayda davacı tarafça ilgili vasiyetnamenin okuma yazma bilmeyen kişiler için ön görülen usule göre düzenlendiği, buna karşın anılan kişinin okuma yazma bildiği gerekçesiyle de vasiyetnamenin iptalinin talep edildiği, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre okur yazar olan kişilerin okuma yazma bilmeyen kimselere mahsus şekilde vasiyetname düzenleyebilecekleri ve ölüme bağlı tasarrufların yorumunda onları geçersiz kılacak şekilde değil, geçerliliğini sağlayacak biçimde yorum yapılması gerektiği, vasiyetnamenin TMK'nın 535 inci maddesinde belirtilen şekle uyularak düzenlendiği de nazara alınarak davacı tarafın anılan husustaki iddialarının da yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ile birleştirilen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, vasiyetnamedeki ifadelerin murisin gerçek iradesini yansıtmadığını, mirasçıların haklarını zarara uğratma maksadı ile düzenlendiğini, davalı ...'nin murisin oğlu olan eşi ... ile birlikte ortak hareket ederek muvazaalı bir biçimde bu vasiyetnamenin düzenlenmesini sağladığını, murisin vefatından yaklaşık bir yıl önce bir kısım taşınmazlarını oğlu ...'e ve gelini Neşe'ye devrettiğini, muvazaalı devirler için ayrıca açılan tapu iptali ve tescil davasının derdest olduğunu, murisin taşınmazları devredip sonrasında tapuda maliki olmadığı bu taşınmazları vasiyetnameye konu etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, vasiyetnamede iradeyi sakatlayan sebepler bulunduğunu, murisin okuma yazma bildiğini, kulakları işitmeyen bir kişiye tanıklar huzurunda vasiyetname hükümlerinin okunmasının ve altına parmak basılmasının hiçbir hükmünün bulunmadığını, dolayısıyla yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Birleştirilen dosya davacıları vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, murisin pek çok kişinin (davalı, eşi, oğlu) baskısı altında notere getirildiğini, hazırlanan vasiyetnamenin murise okunmadığını, tanıkların beyanlarına göre noterde devir işlemi yapıldığını sandıklarını, okuma yazma bilmesine rağmen okur yazar olmayanlara özgü vasiyetname yapılmasının geçersiz olduğunu, kulakları ağır işiten murisin vasiyetnameyi okumasının önüne geçildiğini, işitme sorunu hakkında rapor alınmadığını, dolayısıyla irade sakatlığı ve şekil yönünden vasiyetnamenin iptalinin gerektiğini, aynı gün alınan raporun tek hekim tarafından düzenlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların irade bozukluğu nedeni ile iptal isteminin ispatlanamadığı, miras bırakan ...'ın okur yazar olduğu ancak okur yazar olmayanlara özgü şekilde eldeki vasiyetnameyi düzenlediği, buna engel bir halin yasada olmadığı gibi ölüme bağlı tasarrufların onları geçersiz kılacak şekilde değil, geçerliliğini sağlayacak biçimde yorumlanması gerektiği, okur yazar olmayanlara özgü şekilde düzenlenen bu vasiyetnamenin şekil kurallarına uyularak düzenlendiğinin anlaşılması karşısında şekle aykırılığa ilişkin ileri sürülen iddiaların da yerinde olmadığı gerekçeleriyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacıları vekili ile birleşen dava davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dava davacıları vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
2.Birleştirilen dava davacıları vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar ve birleştirilen davada davacılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:37