Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5874

Karar No

2024/1178

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/218 E., 2022/6 K.

KARAR: Davanın kısmen kabul/kısmen reddi

Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; mülkiyeti müvekkili kuruma ait olan 617 parselde kayıtlı taşınmazın üzerindeki 5 katlı binanın kiralanması hususunda müvekkili kurum ile davalı şirket arasında Sinop Noterliğinin 10.08.2006 tarihli ve 07914 yevmiye sayısı ile kira sözleşmesi düzenlendiğini, davalı tarafın Sinop Sulh Hukuk Mahkemesinde sözleşmenin feshi davası açtığını ve Mahkemece 29.03.2010 tarihli ve 2009/396 Esas, 2010/238 Karar sayılı karar ile sözleşmenin iptaline karar verildiğini ileri sürerek, davalı şirketin kira sözleşmesi içinde ödemediği kira bedelleri ile fesih sonrası haksız kullanımından kaynaklı ecrimisil bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmiş, tefrik kararı sonrası davaya ecrimisil talebi yönünden devam edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 86.890,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine... Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelendiğinde; Mahkemece, tarafların kira sözleşmesinin feshine dair Mahkeme ilamının kesinleştiği tarihin ecrimisil başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi yerinde olmuş ise de hükme esas alınan raporda kesinleşme tarihinde hata yapıldığı, 05.10.2011 tarihi yerine 05.10.2010 tarihinden itibaren ecrimisilin hesaplandığı ve davacı lehine bu şekilde hatalı hesap edilen fazla ecrimisile hükmedildiği, Mahkemece, bilirkişiden ek rapor aldırılarak davacı lehine 05.10.2011 04.04.2012 arası hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi…” gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.01.2022 tarihli ve 2021/218 Esas ve 2022/6 Karar sayılı kararıyla; mülkiyeti davacıya ait 617 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapının davalı tarafa kiralandığı, davalı tarafın Sinop Sulh Hukuk Mahkemesine dava açarak sözleşmenin feshini talep ettiği, yapılan yargılama sonucu taraflar arasındaki sözleşmenin feshine karar verilip bu kararın 05/10/2011 tarihinde kesinleştiği, davalı tarafın taşınmazı kullanmaya devam ettiği, davacı tarafın taşınmazın dava tarihinden sonraki bir zamanda teslim edildiğini belirterek teslim tarihi olan 31/07/2012 tarihine kadar ecrimisil hesaplanması yönünde davasını ıslah etmiş olduğu, daha sonra teslim tarihinin 20/09/2012 olduğunu ve bu tarihe göre hesap yapılmasını, davasını bu şekilde ıslah ettiğini bildirmiş ise de; ıslahın bir sefer yapılabileceği göz önüne alınarak dava konusu alacak miktarının 05/10/2011 ila 31/07/2012 tarihleri arasına ilişkin olduğu fakat dava tarihinin 04/04/2012 olduğu, her davanın açıldığı şartlara göre değerlendirileceği, dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak ecrimisil istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arası sözleşmenin feshine dair kararın kesinleşme tarihinin 05.10.2010 olduğunu, sehven 05.10.2011 tarihinin belirtildiğini, lehlerine 05.10.2010 20.09.2012 tarihleri arası ecrimisile hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).

  3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

  4. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

  5. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

  6. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

  7. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

  8. Değerlendirme

  9. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

  10. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararında belirtilen dönemler için tespit edilen ecrimisile hükmedildiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim