Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1025
2024/1150
27 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/278 E., 2022/1852 K.
KARAR: Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/109 E., 2020/304 K.
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 04.12.2012 tarihinde ölünceye kadar bakma kaydıyla davalılar adına ½‘şer hisse ile tescil edildiğini, ancak ölünceye kadar bakma şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin yaklaşık 2 hafta önce davalı kızı ... tarafından evden atıldığını, davalı ... tarafından ise hiç bakılmadığını, damadı tarafından da çok ağır hakarete maruz kaldığını, müvekkilinin 84 yaşında ve felçli olduğunu, sözleşmenin devamının imkânsız hale geldiğini ve sözleşmeyi önel vermeksizin fesih zorunluluğu doğduğunu belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davacının işbu davanın açılmasından sonra 21.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, TMK’nin 28 inci maddesi uyarınca gerçek kişi davacının ölümüyle medeni haklardan yararlanma ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona erdiğini, davacı babalarına karşı bakım borçlarını yerine getirmedikleri iddiasının doğru olmadığını, babalarının ölene kadar bakıma muhtaç bir duruma düşmediğini, davacının evden atıldığı iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, kardeşleri ...’ın evi hastaneye yakın olduğu için davacının bir süre onunla kalmak ve bu sürede hastanede kontrollerini yaptırmak istediğini bildirdiğini, bunun üzerine ...’ın gelip kendisini götürdüğünü, babalarının yaşına bağlı sağlık sorunları dışında bir sorunu olmadığını, ...’ın evine gittikten sonra sık sık telefonla davacının halini hatırını sorduklarını ve istediği zaman geri getireceklerini söylediklerini belirterek davanın reddini talep istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenleyen muris ...'ın davayı sağlığında 12.02.2018 tarihinde açtığı ve 21.02.2018 tarihinde ölümü üzerine davaya oğlu ... tarafından devam edildiği, murisin davayı ölümünden önce akıl sağlığının yerinde olarak sözleşmenin tarafı olan kızlarının bakım görevini yerine getirmedikleri iddiası ile açtığı, yeminli tanık beyanlarına göre davalı ...'in muris babası ile birlikte oturmadığı, murisin zaman zaman misafir olarak davalının evine gelmesinin sözleşmedeki ölene kadar bakma ve gözetme borcunu yerine getirdiği anlamına gelmeyeceği kabul edilerek bu davalı hakkındaki davanın kabulü ile davaya konu üzerine kayıtlı 1/2 hissesinin iptali ile ... yargılama aşamasında vefat ettiği için 1/6 hissesinin ... , 1/6 hissesinin ... ve 1/6 hissesinin de ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği, diğer davalı ...'nin eşi ve ailesi ile birlikte murise son zamanlarına kadar uzun yıllar baktığı, ölene kadar bakma ve gözetme borcunu yerine getirdiği, murisin ölümünden önce son bir ay oğlunun yanında kalmasının bakım borcunun ihlal edildiği anlamına gelmeyeceği, murise sözleşmeyi iptal hakkı vermeyeceği, sözleşme gereğince murisin ölümünden sonra üzerine geçen 1/2 hissenin iptalini gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı kabul edilerek bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı mirasçısı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; muris ...'ın bu davayı bizzat kendisinin açtığını, dava konusu taleplerin murisin iradesini içerdiğini, yaşadıklarını kaldıramayarak vefat ettiğini, davalı ...'in murise hiç bakmadığını, davalı ...'nin de murise hakaret ederek evden attığını, bu sebeple de bakım yükümlülüğünün ağır şekilde ihlal edildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada noksan değer üzerinden dava harcı tamamlatılmadan yargılamaya devam olunduğunu, murisin kendisine ait arsayı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhite vererek karşılığında iki tam bir yarım daire aldığını, daha sonra, sağlığında mal varlığını çocukları arasında paylaştırmak istediğini, bu doğrultuda Mal Vasiyeti ve Mirastan Feragat Sözleşmesi başlıklı 03.11.2007 tarihli sözleşmenin mirasçıların katılımı ile düzenlendiğini, sözleşmenin tanıklar huzurunda, hep birlikte imza altına alındığını, bir tam daireyi davacı oğluna verirken dava konusu daireyi de 1/2 şer pay nispetinde davalı kızlarına verdiğini, başka hususlar gözetilmeden ve bu nedenle davanın her iki davalı yönünden de reddinin gerektiğini, ayrıca murisin, davalı ...'in yanında daha uzun süre kalmasının murisin tamamen kendi tercihi olduğunu, kendisi 20 yılı aşkın zamandır şeker, yüksek tansiyon, troid hastası ve her iki kulağında işitme kaybı olduğundan, murisin diğer kızının yanına yerleştiğini, murisin her istediği zamanda kendisinde kalabildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının istinaf talebinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın davalıya, babası olan davacının yer aldığı 2007 tarihli vasiyet ve mirastan feragat sözleşmesi ile verilmiş ise de tapuda temlik, ölünceye kadar bakma akdiyle gerçekleştiğinden öncesinde düzenlenen sözleşmeden vazgeçildiği ve daha sonrasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin akdedilmesi nedeniyle artık anılan sözleşmenin sebep olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda temlik nedeni olan bakım sözleşmesinin irdelenmesi gerektiği; davalı ...’nin cevap dilekçesinde kendisinin şeker hastası olması nedeniyle babasıyla ilgilenemediğini ifade ettiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davalı ...'nin ölünceye kadar bakma akdinin gereği olarak babasıyla ilgilenmediğinin anlaşıldığı, davalı ... yönünden sözleşmeye aykırılığın oluştuğu ve bakım borcunu yerine getirmediği, davacının istinaf talebinin incelenmesinde ise; yargılama sırasında vefat eden ...'ın davalı kızı ... ile ölünceye kadar bakma akdinin yapılmasından sonra kızı ... tarafından bakım ve gözetim ihtiyacının karşılandığı tanık beyanlarıyla belirlendiği, ancak davalı ...’in bu bakım ve gözetim görevi yerine getirirken babasına baktığı evden eşiyle birlikte uzaklaştırıldığı ve sözleşme ile üstlendiği edimini ifa etmekten kaçındığı, yeniden bakım ve gözetim edimini yerine getirmek için çaba sarf etmediği, bu durumda davalı ...'in akdedilen ölünceye kadar bakma akdinin gereklerini bakım alacaklısı ölene kadar yerine getirdiği kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf başvurusunun reddine, davacının başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, davacı ... yargılama esnasında vefat ettiğinden mirasçılık belgesine göre ... mirasçılarının miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiş, dava değeri üzerinden eksik harç tamamlanmadan yargılamanın yapıldığını, murisin sağlığında mirasçılar arasında mal vasiyeti ve mirastan feragat sözleşmesi imzalandığını, mirasçıların birbirlerine karşı haklarından feragat ettiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; dava değeri üzerinden harcın tamamlanmış olması nedeniyle davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakım sözleşmesine bağlı yapılan temliki tasarruf hakkında sözleşmeye aykırılık iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 611 inci maddesi ve devamı.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davalı ...’in temyiz itirazlarına geline;
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...’in bakım ve gözetim görevini yerine getirirken davacının evden uzaklaştırıldığı ve sözleşme ile üstlendiği edimini ifa etmekten kaçındığı, yeniden bakım ve gözetim edimini yerine getirmek için çaba sarf etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Davanın ölünceye kadar bakma akdine aykırılık nedeniyle açıldığı, dinlenen davacı tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, davalı tanıklarının beyanlarının ise somut olgulara dayandığı, davalı ... yönünden bakım borcunun yerine getirildiği, davacının aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın Nurten yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra, yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle Bölge Adliye Mahkemesi, tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz. Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17