Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/223

Karar No

2024/1107

Karar Tarihi

27 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1211 E., 2022/1033 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/234 E., 2019/271 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı adına Av. ... ile diğer taraftan davalılar adına Av. ... Avcı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların paydaş olduğu 854 ada 1660 parsel sayılı taşınmaz hakkında devam eden ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğini belirterek muhdesatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, 19.02.2019 havale tarihli dilekçe ile niza konusu taşınmazın 854 ada 1660 parsel olarak gösterilmişse de, 10580 ada 60 parsel olduğunu ve keşfin bu taşınmaz üzerinde yapılmasını istenmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yazılı hususları kabul etmediklerini, davacının beyanlarının gerçeğe aykırı ve soyut olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu, davacının soyut iddiasından başka bilgi ve belge sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle;

  1. TMK’nın 6 ıncı maddesine göre taraflardan her birinin öne sürdüğü iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu,

  2. Davalı taraflarca davacının iddialarına karşı çıkıldığı gözetildiğinde, ispat yükü üzerinde olan davacı yanın dava konusu muhdesatın kendisine ait olduğunu yasal delillerle kanıtlaması gerektiği halde muhdesatın kendi adına ve hesabına meydana getirildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ortaklığın giderilmesi davasında davacı ... vekilinin ilk duruşmada müvekkilinin muhdesat talebini kabul etmediğini, ancak daha sonra sunduğu dilekçe ile muhdesatın müvekkili tarafından yapıldığını kabul ettiğini, bu nedenle onun aleyhine dava ikame edilmediğini, hissedar ...’nin muhdesatın aidiyetini kabul etmiş olmasının bu dava için başlıca delil oluşturduğunu, davalıların muhdesatın yapımı konusunda bir iddiada da bulunmadıklarını, muhdesatın kendiliğinden var olmasının da asla söz konusu olmadığını, dosyada mevcut raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, yaptırılan muhdesatın değerlerine göre arsa payına göre oranlamasının yapılması gerektiğini, ortaklığın giderilmesi davası sonucunda müvekkiline yapılacak ödeme oranının belirlenmediğini, bu hususta ek rapor alınması yönündeki taleplerinin mahkemece reddedildiğini, ek rapor alınmadan ve denetlemeye uygun olmayan rapor doğrultusunda verilen kararın bozulması gerektiğini, delil olarak sunulan taşınmaza ait belediye ruhsat kayıtları, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri, yemin, isticvap gibi delillerin hiçbirisine başvurulmadığını ve toplanmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;

  1. Muhtesatın tespiti davalarının kabulüne karar verilebilmesi için davacı tarafça davaya konu muhdesatın kendi nam ve hesabına meydana getirildiğinin kanıtlanması gerektiği,

  2. Her ne kadar ortaklığın giderilmesi davasında davacı ... vekilinin sunduğu dilekçede “…hissedar olan ...’ın muhdesatını müvekkil kabul etmektedir. Zira davalı ...’ın dava konusu gayrimenkul üzerinde bağ evi bulunmakta ve ... bağ evini yıllarca kullanmaktadır. Davalının bu beyanına itirazımız bulunmamakta ve müvekkilim davalının muhdesatını kabul ettiği için dava açmasını gerektirecek bir husus yoktur…” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakta ise de, bu beyanın istinafa konu eldeki davada davaya konu edilen muhdesatın kim tarafından, ne zaman ve ne şekilde, kimin gelirleri ile kimin nam ve hesabına meydana getirildiği hususlarını açıklayan beyanlar olmadığı,

  3. Diğer bir anlatımla; maddi vakıayı doğrulamaya yeterli bulunmadığı, bu beyanın davayı ispat için yeterli kabul edilemeyeceği, davacının taşınmaz üzerindeki bağ evini kullanıyor olmasının nizalı muhdesatın kendi nam ve hesabına meydana getirildiğini kabul için yeterli sayılamayacağı,

  4. Öte yandan davacı tarafça dava dilekçesinde yemin ve isticvap deliline dayanılmadığı,

  5. Yine mahkemece verilen kesin süre içerisinde tanık bildirilmediği,

  6. Bu haliyle davacı tarafından davaya konu muhdesatın kendi nam ve hesabına meydana getirildiğinin mevcut dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı anlaşıldığına göre mahkemece açıklanan hususlar belirlenmek ve benimsenmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684., 718., 724., 728., 729. ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,

  4. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. ve 19 uncu maddeleri,

  5. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesi,

  6. 6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ilk derece yargılaması dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm olmak üzere beş aşamadan oluşur. Dava dilekçesinin verilmesiyle bahsi geçen ilk aşama başlamış olur.

  7. Dava dilekçesinde hangi hususların yer alacağı 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Buna göre dava dilekçesinde; mahkemenin adını, dava konusu ve mal varlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değeri, iddianın dayanağı olan tüm vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceği ve dayanılan hukuki sebeplerin (maddi vakıaları) açıklanması zorunludur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; birinci fıkrada az önce açıklanan (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Öte yandan davalı da, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde cevap dilekçesini sunmalı (6100 sayılı Kanun, HMK md. 127/1); yine cevap dilekçesinde, savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini, her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini göstermeli ve taleplerini belirtmelidir (6100 sayılı Kanun, HMK md. 129). Dava ve cevap dilekçelerinin kapsamına ilişkin ilkelerin tamamlayıcısı niteliğinde olan 136/2 nci maddesi gereğince; davacının cevaba cevap, davalının da ikinci cevap dilekçesi hakkında, dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler, niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanacaktır. Davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi vermemesi sonucunda davacının da artık 136 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre cevaba cevap dilekçesi veremeyeceğinin tâbi bulunması karşısında, davalının hiç cevap dilekçesi vermemiş olması hâlinde hâkim, 136 ve devamı maddelerine göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanması nedeniyle ön inceleme aşamasına geçecek ve kanundan kaynaklı istisnai hâller dışında görülmekte olan davaya ilişkin taraflar açısından iddia ve savunmayı değiştirme veya genişletme yasağı başlamış olacaktır. Nitekim benzer ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 05.10.2021 tarihli ve 2017/2 2649 Esas, 2021/1148 Karar; 13.02.2020 tarihli ve 2017/2 1288 Esas, 2020/143 Karar ile 30.09.2020 tarihli ve 2017/2 2716 Esas, 2020/705 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.

  8. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi” başlıklı 141 inci maddesi 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hâliyle; “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” hükmünü taşımakta iken 22.07.2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2) İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

  9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141 inci maddesine göre; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmaksızın uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında bu yasağın uygulanmaması ile tarafların dilekçelerinde rahat, doğru ve sağlıklı bir iddia ve savunma bütünü oluşturmalarını sağlamak ve ayrıca maddi ve hukuki nitelendirmeleri uyuşmazlığı çözecek doğrulukta ortaya koymaları amaçlanmaktadır. Şüphesiz ki bu imkân, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi ile söz konusudur. Bu iki dilekçeden sonra, hangi ad altında olursa olsun verilecek dilekçeler, sınırlama ve yasak kapsamında kabul edilmelidir. Madde gerekçesinde ön inceleme duruşma tutanağının “yargılamanın yol haritası” olma özelliği vurgulanmıştır.

  10. Muhdesat aidiyetinin tespiti davalarında ispat yükü davacı taraf üzerinde olup davacı taraf muhdesatı kendi adına ve hesabına meydana getirdiğini her türlü delille kanıtlayabilir.

  11. Davada ispat yükü üzerinde olan ancak toplanan delillerle davasını kanıtlayamayan tarafın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 inci ve devamı maddeleri uyarınca karşı tarafa yemin teklif etme hakkı bulunmaktadır. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklif edebilir. Yani, yemin teklifini, ispat yükü kendisine düşen ve fakat bunu yerine getirememiş olan taraf yapar.

  12. Değerlendirme

  13. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  14. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı dava dilekçesinde tapu kaydı, ortaklığın giderilmesi davası, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin emsal kararları, keşif ve bilirkişi delillerine dayanmış olup yasal süresi içerisinde verdiği cevaba cevap dilekçesinde de belediye ruhsat kayıtları, elektrik aboneliği, su aboneliği, doğalgaz aboneliği, yemin ve isticvap delillerini bildirmiştir.

  15. Somut olayda, Mahkemece, davacı tarafın dilekçelerin teatisi aşamasında bildirdiği delillerin tamamı toplanmadan ve davacı cevaba cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı halde davacının yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmadan karar verilmesi isabetsizdir.

  16. Hal böyle olunca Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın usulüne uygun şekilde bildirdiği ancak toplanmayan delillerinin toplanması, davacının davasını bu delillerle ispatlayamaması halinde, yemin deliline de dayandığı, taşınmazda paydaş olan davalıların binanın davacı tarafından meydana getirilip getirilmediğini bilecek durumda oldukları gözetilerek davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması zorunludur.

  17. Değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Yukarıda V.C.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim