Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/682
2024/1035
22 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1441 E., 2022/1972 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/58 E., 2022/318 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; iptali istenilen hükmün davalısı adına kayıtlı iken dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, kanun hükümlerini dolanmak maksadıysa muvazaalı olarak hileli davranışlarla hükmen tescili sağlanan taşınmaz hakkında kurulan hükmün iptali, dayanağı kalmayan tapu kaydının iptali ile eski malik üzerine tescilinin gerektiğini; 3083 ve 5403 sayılı Yasa'ların, tarım arazilerinin bölünmemesine yönelik hükümlerini ve ilgili diğer mevzuatı dolanmak amacıyla, tarım arazilerinin muvazaalı tapu iptali ve tescili davalarına konu edilerek bölünmelerinin sağlandığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü, hükmünün iptali ile hükme dayalı tescil dayanaksız kalacağından dayanağı kalmayan tapunun iptali ve hisseli olarak devredilmiş olması halinde eski malik üzerine tescilini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
İptali istenilen hükümdeki davacılar vekili dilekçesinde; dava dışı üçüncü kişi Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili dosyada taraf, alacaklı veya tarafların yerine geçen kişilerden olmadığını belirterek husumet itirazlarının olduğunu, tarım arazilerinin bölünmesinin önüne geçmek için Tarım İl Müdürlüğüne, Tarım Bakanlığına, yahut herhangi bir Devlet erkine verilmiş/verilecek tüm yetkilerin bu kanunda düzenlenmesi gerektiğini, olağanüstü kanun yoluna müracaat için öğrenmeden itibaren 3 ay içerisinde her ihtimalde ise kesinleşmeden itibaren 10 yıl içerisinde bu kanun yoluna müracaat edilmesi gerektiğini, Konya Tarım İl Müdürlüğünün işbu davadan sürecin başından bu yana haberdar olduğunu, tapu müdürlüğü tarafından tescil işlemleri sırasında Tarım Müdürlüğüne bilgi verildiğini, yaklaşık 2 yıldır davayı bildiğini, davacının hile yolu ile iptali istenilen davanın ikame edildiğini tarafların ortak bir irade ile hareket ettiklerini iddia ettiğini, ancak buna ilişkin hiçbir somut delil ortaya sunulmadığını, 3083 sayılı Yasa ile mahkemelerin karar verme yetkisini kısıtlayan hükmün Anayasa Mahkemesinin 11.04.2012 tarih ve 2011/133 Esas, 2012/54 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, böylece mahkemelerin mülkiyete dair karar verme noktasında hiçbir yasal engel bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada ... taraf olmadığı ve yargılamanın iadesini talep etme yönünden husumet ehliyeti ve taraf sıfatı mevcut bulunmadığı gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Hükmün iptalini isteyen ... vekili; idarelerinin hileli yöntemlerle aleyhine hüküm verilen davalı arazi malikinin yerine geçtiğini, 3083 ve 5403 sayılı Kanun'ların amacının, toprak bütünlüğünün korunması, şayet bölünmüş ise, yeniden birleştirilmesi olduğunu, iptali istenilen hükmün davalısı adına kayıtlı iken, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, kanun hükümlerini dolanmak maksadıyla muvazaalı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 375 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (h) bendi hilafına hileli davranışlarla hükmen tescili sağlanan, tarla vasıflı tarım arazilerinin her iki Kanun'a göre de bölünemeyeceğini, hisselendirilemeyeceğini, pay ve paydaş adedinin artırılamayacağını, hatta bu işlemlerin, hükmen dahi yapılamayacağını, usul bakımından; idarelerinin, kanun gereği taraf sıfatının bulunduğunu, dolayısıyla da hükmün iptalini isteme yetkisini haiz olduğunu ileri sürerek, hükmün iptali sonucu dayanağı kalmayan dava konusu taşınmazların eski malik üzerine tescilini, taşınmazların devredilmiş olması halinde bu hususun tespitini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın yenilenmesi davasının davacısı iade talebine konu Konya 2. Asliye Hukuk Mahkmesinin 2016/338 Esas sayılı dosyasının tarafı olmadığı gibi aleyhine hüküm verilen tarafın herhangi bir şekilde alacaklısı, borçlusu veya başkaca bir hukuki kurum itibarıyla yerine geçen olmadığı, 5403 sayılı Yasa itibarıyla da davacı tarafın "aleyhine hüküm verilen yerine geçen" kavramı içerisine girmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemli davada davanın kabulüne dair verilen hükmün yargılamanın iadesi yoluyla yenilenmesi istemine ilişkin olup uyuşmazlık, talep edenin yargılamanın yenilenmesini talep etmeye hakkı olup olmadığı noktasındadır.
-
İlgili Hukuk
-
03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olup anılan Kanunda 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır (30.4.2014 6537/1. m).
-
Kanun'un “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8 inci maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır (31.01.2007 5578/2. m).
-
Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır (30/4/2014 6537/4.m).
-
Kanun'un 3 üncü maddesinde; mutlak tarım arazisi, özel ürün arazisi, dikili tarım arazisi, marjinal tarım arazisi, asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü ayrı ayrı tanımlanmıştır (30.4.2014 6537/3.m).
-
Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin üzerinde olan tarım arazileri yukarıda belirtilen miktarların altında ifraz edilmemek şartıyla oranına bakılmaksızın hisseli olarak satılabilir.
-
Tarımsal açıdan gelişmiş ülkelerde yıllara göre tarımsal işletmelerin sayısı azalıp büyüklükleri artarken, ülkemizdeki süreç bunun tam tersi bir şekilde işlemekte, tarımsal işletme sayısı artarken büyüklükleri azalmaktadır. Modern ülkelerde olduğu üzere tarımsal işletmelerin büyümesinin sağlanması yolunda düzenleme yapılmasının kamu yararına aykırı bir yönü olmadığı gibi Anayasa'nın 44 üncü maddesiyle Devlete yüklenen ödevle de uyumlu bulunmaktadır.
-
Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesi uyarınca "Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler". Bu hükümle kanun koyucu, hükmün taraflarının muvazaa yaparak üçüncü kişiler aleyhine kesin hüküm elde etmelerini önlemeyi amaçlamıştır.
-
Değerlendirme
-
Somut olaya gelince; iptali istenen hükme esas dava dosyasında davacılar; dava konusu taşınmazları inançlı işlem gereği davalıdan satın aldıklarını; ancak resmî devrin yapılmadığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep ve dava etmiştir.
-
Dava konusu taşınmazlar tarla vasfında olup davalı adına tam hisse ile kayıtlıdır. İptali istenen yargılamada, davalı tapu kayıt maliki davayı kabul ettiğini bildirmiş, Mahkemece kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, tarafların istinaf yoluna başvurmaması üzerine kesinleşmiştir.
-
Hükmün kesinleşmesi üzerine ... vekili, bölünemez büyüklük kuralına aykırı olarak dava konusu tarım arazisinin davacılar adına tesciline dair hükmün iptali ile davalı ilk kayıt maliki adına tescilini talep etmiştir.
-
Anayasa, kanun koyucuya, toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda tarımsal alanlarda düzenleme yapma yetkisi verdiğinden kanun koyucu tarafından tarım alanlarının korunması ve amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun'u çıkarılmış bulunmaktadır. Mevcut kurallar tarım arazilerinin miras veya diğer sebeplerden dolayı bölünmesinin ve tarımsal yapının bozulmasının önlenmesi, tarım alanlarında meydana gelen kayıpların engellenmesi, parçalı araziler için harcanan emek, zaman ve masrafların azaltılması, tarım yapılmasının kolaylaştırılması ve tarımsal işletmelerin ekonomiye kazandırılması için kamu yararı amacıyla getirilmektedir.
-
Bu amaç doğrultusunda asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağına dair hüküm, kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce res'en dikkate alınması gerekmektedir.
-
Hâl böyle olunca Mahkemece 5403 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri üzerinde durulmaksızın davalının davayı kabulü hükme esas alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulü ile davacılar adına tescile karar verilmesi hâlinde kamu yararı amacıyla getirilen ve kamu düzenine ilişkin olan "bölünemez büyüklük" kuralı ihlâl edilmiş olmakta, davacılar ve davalı iyi niyet kuralına aykırı olarak Kanun maddesini dolanmak suretiyle tarım arazilerinin bölünmesine sebebiyet vermektedir.
-
Her ne kadar davalının davayı kabulü ve hükmü temyiz etmemesi üzerine tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne dair hüküm kesinleştirilmiş olsa da; davacılar ve davalı arasında bu danışıklı durumu yasanın koruması söz konusu olmayacağından ... yargılamanın yenilenmesini kamu yararı adına talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
-
Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin ..., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 376 ncı maddesinde yer alan "aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçen" olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi doğru görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
-
Yargılamanın yenilenmesi talep eden ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kararının mahiyeti gereği davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:45