Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/163
2023/954
20 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davacının isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kardeş olan babaları ... ve ...'in daha önceden ekilmeyen, tarımsal ürün elde etmenin mümkün olmadığı .... Köyü'nde, .... Mevkiinde, doğusu 177 parsel, güneyi 172 176 178 No.lu parseller, batısı 171 No.lu parsel ile çevrili 30.000 m²'den (30 dönüm) fazla olan araziyi 1958 yılından bu yana emek ve para harcayarak ekilebilir hale getirdiğini, davacıların murisleri ... ve ... öldükten sonra da davacıların taşınmazı ekip biçmeye devam ettiklerini, bunu bütün yöre insanının bildiği gibi bu hususun hava fotoğraflarıyla da sabit olduğunu, bu sebeple müvekkilerinin imar ihya yoluyla tarıma elverişli hale getirdikleri 30.000 m²'den fazla olan taşınmazın adlarına tescil ettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... Belediyesi Başkanlığı cevap dilekçesinde; Kadastro Kanunu'nun 17/son maddesi hükmüne göre il, ilçe, ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda imar ve ihya sebebiyle tespit istenmesinin mümkün olmadığını, sadece ham toprağın sürülmesi ya da taşların temizlenip bir yerde ağaç dikilmesinin, üzerinde ağıl ve kümes yapmasının imar ihya sayılmadığını, belediye sınırları içinde bulunan sahipsiz arazi niteliğinde olan bazı yerlerin belediyenin tasarrufunda olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın Belediyenin adına tescilinin yapılmasını talep etmiştir.
-
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Yapracık Mahallesi sınırları içerisinde imar uygulamasına tabi tutulduğunu, tescil işlemlerinin de bitirildiğini ve dava konusu yapılan yerde tescile tabi bir alan bulunmadığını, orman sayılmayan devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan, masraf ve emek sarfı ile imar ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmazların 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesindeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerin 144 ada 1 parsel kapsamında kaldığının yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla saptandığı, taşınmazın dava dışı şahıslar adına kayıtlı olduğu, tapu oluşmadan önceki nedene dayalı olsa bile dava konusu taşınmazın maliklerinin davalı olarak gösterilmesi gerektiğinden davalıların taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/3108 Esas, 2022/5349 Karar sayılı kararıyla, mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacılar vekili; davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, diğer tapu maliklerini de davaya dahil edebilmeleri için taraflarına süre verilmesi gerektiğini, onama ilamının usul ve Kanun'a aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme
-
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesi "Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir. / İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz" şeklinde düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 14 üncü maddesinde da tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların zilyetliğe dayalı tespitine yer verilmiştir.
-
Diğer taraftan, zilyetlikle mülkiyet kazanımı 01.01.2002 tarihi öncesinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanun'un 639 uncu maddesinde "Tapu sicilinde mukayyet olmıyan bir gayrimenkulü nizasız ve fasılasız 20 sene müddetle ve malik sıfatiyle yedinde bulundurmuş olan kimse o gayrimenkulün kendi mülkü olmak üzere tescili talebinde bulunabilir. / Tapu sicilinde maliki kim olduğu anlaşılamıyan veya 20 sene evvel vefat etmiş yahut gaipliğine hüküm verilmiş bir kimsenin uhdesinde mukayyet olan bir gayrimenkulü aynı şerait altında yedinde bulunduran kimse dahi o gayrimenkulün, mülkü olmak üzere tescilini talep edebilir. / Tescil davası Hazine ve ilgili amme hükmi şahsiyeti aleyhine açılır ve mahkemece gazete ile ve ayrıca mahallinde münasip vasıtalarla en az 3 defa ilan olunur. / Son ilandan itibaren 3 ay içinde bir itiraz davası açılmaz veya açılıp da reddedilir ve iddia sabit olursa tescile karar verilir; karara gayrimenkulün haritası veya ebatlı krokisi eklenir. / Hususi kanun hükümleri mahfuzdur” biçiminde hüküm altına alınmış, 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinde de “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. / Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. / Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. / Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. / Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. / Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. / Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. / Özel kanun hükümleri saklıdır" şeklinde düzenlenmiştir.
-
Anılan yasal düzenlemeler gereğince zilyetliğe dayalı tescil davasında yasal hasım Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileridir. Yine bilindiği üzere, tescil isteği tapu iptali isteğini de içerir. Ayrıca, tapuda kayıtlı taşınmazlar bakımından tapu iptal ve tescil davalarının kural olarak tapu kayıt malikleri aleyhine yöneltilmesi gerekli olup malikler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, hâkimin davayı aydınlatma ödevi başlığı altında düzenlenen 31 inci maddesinde "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir" şeklinde, mecburi dava arkadaşlığıyla ilgili olarak da 59 uncu maddesinde "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır" ve 60 ıncı maddesinde de "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder" biçiminde hükümler yer almaktadır.
-
Eldeki dava 31.12.2009 tarihinde Hazine ile ... hasım gösterilmek suretiyle açılmış, yargılama sırasında 07.06.2011 havale tarihli dilekçeyle ..., 01.11.2011 tarihli dilekçeyle de ... davaya dahil edilmiştir. Öte yandan davada, dava dilekçesine kroki eklenerek ve dava dilekçesinde sınırları belirtilen 30.000 m²'den fazla olan taşınmazın imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescili istenmiş; mahkemece yapılan keşifler sonucunda düzenlenen fen bilirkişi raporlarında tescili istenilen alanın 12.720,42 m2 miktarlı olup üzerinde kısmen 144 ada 1 sayılı imar parselinin oluşturulduğu bildirilmiştir. Dosyada mevcut tapu kaydına göre de, 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6851,00 m² yüz ölçümüyle 12.07.1999 tarihinde imar uygulaması suretiyle oluşturulduğu ve davalı Hazine ile dava dışı kişilerin kayden malik oldukları anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava konusu alana komşu 177 sayılı kadastral parselin 8.5.1955 tarihinde yapılan kadastro tespit krokisinde çekişmeli yerin ekilemez arazi olarak gösterildiği; Etimesgut Belediye Başkanlığının 24.06.2011 tarihli yazısıyla, "dava konusu alana ilişkin imar planı ile bu plana ait kesin parselasyon planının (imar parsellerinin dayanağı olan imar uygulamasının) idari yargı kararlarıyla iptal edildiklerinin" ve 25.03.2016 tarihli yazısıyla da “yeni imar planı ile parselasyon planının yapıldığının" bildirildiği görülmektedir.
-
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davanın yasal mevzuat gereğince usulüne uygun olarak yasal hasım olan Hazine ve ilgili Belediye Başkanlıklarına yöneltildiği açıktır. Bu nedenle 144 ada 1 sayılı imar parseli dışında kalan dava konusu alan bakımından husumette noksanlık bulunmamaktadır. Öyle ise, mahkemece çekişmeli bu kısım bakımından davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken davalıların taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
-
Öte yandan, 144 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı Hazine kayden paydaş olup, dava dışı tapu malikleri ile arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 31 inci maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği davacı tarafa 144 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bakımından talebi açıklattırılarak sonucuna göre taraf teşkilinin tamamlanmasının sağlanabileceği kuşkusuzdur. O halde, mahkemece dava konusu taşınmazın 144 ada 1 sayılı imar parseli kapsamında kalan bölümü yönünden de davacılara istemlerini açıklama olanağı tanınarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
-
Hal böyle olunca, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/3108 Esas, 2022/5349 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.09.2022 tarih ve 2022/3108 Esas 2022/5349 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizin 21.09.2022 tarihli ve 2022/3108 Esas, 2022/5349 Karar sayılı kararıyla benimsenen mahkeme hükmünün gerekçesine göre, Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı usule ve Kanuna uygun bulunarak, temyiz talebi bu gerekçelerle karşılanarak onanmıştır.
Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK'nın 440 ıncı maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:35