Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5207

Karar No

2023/947

Karar Tarihi

20 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakanları ...'in 22.10.2003 tarihli vasiyetname ile tüm malvarlığını davalıya bıraktığını ve 1821 parseldeki 12/32, 1822 parseldeki 4/8 ve 2062 parseldeki 4/8 payını 04.07.2007 tarihinde davalıya mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek dava konusu 1821, 1822 ve 2062 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine, vasiyetname ile davalıya bırakalın taşınmazlar bakımında da tenkise karar verilmesini talep etmişler, aşamada tenkis isteği tefrik edilerek eldeki dosyanın esasına kaydedilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2011/156 Esas, 2015/311 Karar sayılı kararıyla; vasiyetname ile davacıların saklı payına el atıldığı gerekçesiyle davacıların davasının kabülü ile her bir davacı için ayrı ayrı 22.589,00 TL tenkis bedelinin davalıdan alınarak her bir davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.12.2018 tarih ve 2016/2246 Esas, 2018/15709 Karar sayılı ilamıyla; muvazaalı olarak temlik edildiği kabul edilen ve kesinleşen karar doğrultusunda davacılar lehine tapu iptal ve tescil hükmü kurulan 1822, 2062 ve 1821 parseller ile mirasbırakanın ölümünden sonra tüm mirasçılar tarafından 3. kişiye satış suretiyle devredilen 164 parsel sayılı taşınmazın tenkis hesaplamasında temlik dışı tereke olarak kabul edilmesi, 2354 parsel sayılı taşınmazın ise henüz mirasbırakan ölmeden önce 19.07.2007 tarihinde kamulaştırılarak hazine adına tescil edildiği gözetilerek hesaplamada dikkate alınmaması gerekirken 2354, 2062 ve 164 parsellerin temlik içi terekeye dahil edilmesi, 1821 ve 1822 parsellerin ise temlik dışı terekeye dahil edilmemesi doğru olmadığı,

3.Kabule göre de, tasarrufa konu malların sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde davalı tarafa Türk Medeni Kanunu'nun 564. maddesi gereğince tercih hakkının hatırlatılması gerekirken bu hususun da göz ardı edilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların taksiminin mümkün olmadığının belirlendiği, tenkise tabi taşınmazların murisin ölüm tarihi itibariyle değeri belirlenerek, hesap bilirkişi tarafından sabit tenkis oranının belirlendiği, davalının tercih hakkını bedeli ödeyerek taşınmazların kendisinde kalması yönünde kullandığı, taşınmazların tercih hakkı tarihi itibariyle değeri belirlenerek sabit tenkis oranı ile çarpımından her bir davacı için 103.864,99 TL toplam tenkis bedeli bulunduğu, davacı tarafın bedel arttırım dilekçesi de göz önüne alınarak tenkis davasının kabulü ile tenkis bedeli olarak belirlenen 207.729,98 TL'den her bir davacı için 103.864,99 TL'nin tercihin yapıldığı 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği davacılar tarafından yatırılan fazla harcın hataya dayalı olduğunun kabul edilerek fazla yatırılan harç yönünden davanın kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davalıya tercih hakkının hatırlatılmasından sonra 09.09.2021 ve 20.10.2021 tarihli bilirkişi raporlarında taşınmazlarının değerinin fahiş olarak hesaplandığını, murisin ölüm tarihine göre 20 25, ilk karar tarihi olan 2015 yılına göre ise 10 kat değer artışı hesaplandığı ve bilirkişilerce denetime elverişli açıklama yapılmadığını, Mahkemece ilk kararda tercih hakkı hatırlatılmadığı için hakkını 2020 yılında kullanan müvekkil aleyhine taşınmazların değerlerinin fahiş oranda arttığını, ilk karardaki sabit tenkis oranı ile bozmadan sonra hesaplanan sabit tenkis oranlarının farklı olduğunun, bilirkişi raporunda ise bu farklılığa yönelik açıklama getirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560, 561, 563, 564. maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; Mahkemece tenkis alacağının hesaplanmasından sonra davacılar vekili tarafından 25.11.2021 tarihli dilekçede alacaklarının belirli hale getirilmesi talebi ile davanın her bir davacı için ayrı ayrı 151.692,96 TL olmak üzere toplamda 303.385,92 TL'ye yükseltilerek tamamlama harcının yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece tamamlanan harç ile birlikte belirlenen dava değeri üzerinden davanın kısmen kabulüne yönelik karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

  3. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; bilindiği üzere tenkis (indirim) davası miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (bağış) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 11.11.1994 tarih ve 1994/4 Esas, 1994/4 Karar sayılı kararında bölünmesi mümkün olmayan bir mala ilişkin tasarrufun tenkisi gerektiğinde tercih hakkının kullanılmasından sonra nakit alacağın belirlenebilir ve muaccel hale geldiği aksi yorumun davalının haksız zenginleşmesine sebebiyet vereceği, aynen teslim edilmeyen malın iadesinin gerekmesi halinde tercih hakkının kullanıldığı andaki tam değerin ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Buradan hareketle tenkis alacağının hesaplanmasında; taşınmazın vasiyet alacaklısının tercih hakkını kullanarak malın kendisinde kalmasını, tasarruf edilebilir kısmı nakit olarak ödemek istediği halde taşınmazın değeri üzerinden tasarruf edilebilir kısmın bulunması gerekir. Dolayısıyla tercih hakkı ile bu bedelin muaccel olacağı da dikkate alınarak mahkemece bozma öncesinde taşınmazlar üzerinden hesaplanan rayiç değer ile birlikte bozma sonrası gayrimenkulün değerlenmesi nedeniyle tenkis alacağının yükseleceği de kuşkusuzdur. Tenkis alacağının da tercih hakkı ile muaccel olacağı ile birlikte taşınmazın tasarruf edilebilir kısmını ödemek isteyen davalı lehine de usuli kazanılmış hakkın da gündeme gelmeyeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

  4. Her ne kadar 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 564. maddesinin ikinci fıkrasında malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda karar günündeki değerinin ödetilmesine karar verileceğinin düzenlendiği, mirasbırakan Müşerref Özgeçen'in ise 11.05.2008 tarihinde öldüğü gözetilerek tenkis alacağının tercih hakkı tarihindeki fiyatlara göre değil 4721 sayılı TMK'nın 564. maddesi uyarınca karar tarihindeki fiyatlara göre hesaplanması gerekir ise de bu hususa yönelik taraflarca itiraz edilmediğinden bozmayı gerektirmemiştir.

  5. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Usulî kazanılmış hak; bir davada, taraf veya mahkeme usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan haktır.

Somut olayda :

Davacılar ... ile ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davada, mahkemece verilen 14.10.2015 tarihli kararda, her bir davacı için 22.589.00 TL tenkis bedeline hükmedilmiştir.

Bu karar sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak, yeniden yapılan yargılama sonucu 26.11.2021 tarihli karar ile bu kez her bir davacı için hesaplanan 103.864.99 TL bedele hükmedilmiştir.

Mahkemenin ilk kararının yalnız davalı tarafından temyiz edilmesine rağmen, ikinci karar ile davalının aleyhine daha fazla miktarda tazminata hükmedilerek durumu daha da ağırlaştırılmıştır. Davalının temyizi üzerine yeniden yapılan yargılama ile aleyhine daha yüksek miktarda tazminata hükmedilmesi,

davacının ilk kararı temyiz etmemesi nedeniyle yukarıda açıklanan usuli müktesap hak ilkesine aykırı olduğundan sayın çoğunluğun kararına iştirak edememekteyim.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamaincelenenkararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakikarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:32:35

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim