Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5732
2023/878
15 Şubat 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 172 ada, 15 parsel (öncesi 2903 parsel davalılardan Satı ve Ayşe taşınmazın ortak muris Ali ile diğer iki paydaşı) sayılı taşınmaz üzerine vekil edeninin ev ihtiyacının olması ve murisi olan Ali Vehbi Tosun’un taşınmazda 1/2 oranında pay maliki olması nedeniyle 40 yıl önce 2 katlı ev (mutfak tandır evi), depo ve garaj yaptırdığını açıklayarak anılan yapıların muhdesat olarak davacıya aidiyetini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ve ... vekili ile davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde, davacının kendisinin yaptırdığını ileri sürdüğü muhdesatların tamamının muris .... tarafından yaptırılmış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalılardan ... ve ... ise kendilerine usulüne uygun biçimde yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Davalılardan ... 21.10.2014 tarihli 2 nci celsede davayı kabul ettiğini mahkemeye beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince: “… dava konusu 172 ada 15 parsel sayılı taşınmaz maliki olan taraflar arasında derdest olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, davalılardan ... ve ... tarafından sözkonusu parsel hakkında ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/397 Esas sayılı dosyasında açılan ortaklığın giderilmesi davasında davacıların sözkonusu parsel hakkındaki davalarını atiye bırakmaları nedeni ile mahkemece anılan taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hal böyle iken davacının muhdesat tespiti davası açmakta güncel hukuki yararının bulunmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…Somut olayda dosya kapsamından taraflar arasında ve dava konusu 172 ada 15 parsel (eski 2903 parsel ) sayılı taşınmaz hakkında Kozan Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinde 01.10.2010 tarihinde 2010/397 Esas numaralı dosyada ortaklığın giderilmesi davası açıldığı bu davanın davacıları olan ... ve ... vekilinin 172 ada 15 parsel (eski 2903 parsel) sayılı taşınmaz hakkında davanın atiye bırakılması talebinde bulunması üzerine mahkemece anılan dava konusu taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiği ve verilen kararın 26.05.2016 tarihinde kesinleştiği, daha sonra ve henüz muhdesat davası hakkında mahkemece nihai karar verilmeden önce dava konusu 172 ada 15 parsel (eski 2903 parsel) sayılı taşınmaz hakkında Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/23 Esas sayılı dosyasında 05.02.2015 tarihinde yeni bir ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Muhdesat tespiti davasının henüz sonuçlanmadığı, hakkında nihai karar verilmediği bir aşamada dava konusu 172 ada 15 parsel (eski 2903 parsel) sayılı taşınmaz hakkında Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/23 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açıldığına ve derdest olduğuna göre artık muhdesat davası yönünden açılmış ve derdest olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği söylenemez. Bu nedenle mahkemece dava konusu taşınmaz hakkında açılmış ve derdest olan ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu göz önüne alınarak tarafların iddia ve savunmaları çerçesinde delillerinin toplanması ve sonucuna göre davanın esası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak verilen kararda: “…Tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; dava konusu ... Mahallesi 172 ada 15 parsel (eski 2903 parsel) numaralı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların duruşmada dinlenen tanık beyanları, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları, taraf vekillerinin yazılı ve sözlü beyanları, davalı ...'un 21/10/2014 tarihli duruşmadaki "benim davacı ile aram iyi değildir. Aramızda 5 6 tane dava vardır.fakat dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev, depo ve garajı davacı kendi kazancı ile elde ettiği para ile yaptırdı." şeklindeki beyanı, bilirkişi raporu da birlikte değerlendirmek suretiyle davacıya ait olduğu anlaşılmıştır…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının davacı aleyhine olduğunu, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hâkim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1 h, 115 m.)
-
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, dosya kapsamında alınan mahalli bilirkişi, tanık ve taraf beyanları dikkate alınarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:32