Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8124

Karar No

2023/798

Karar Tarihi

13 Şubat 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası ...'in 02.01.2017 tarihinde öldüğünü, babasının ikinci eşi ....'in 10.04.2014 tarihinde öldüğünü, babası ...'in miras bırakan ...'in 1/4 oranında saklı paylı mirasçısı olduğunu, miras bırakan ....'in .... Noterliğinin 19.02.2007 tarih ve 5633 yevmiye sayılı vasiyetnamesi ile taşınmazlarını davalılara bıraktığını ancak, TMK'nın 506 ıncı maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak vasiyetname yolu ile tasarruf edilemeyeceğinden bahisle vasiyetnameye konu taşınmazların 1/4 oranında tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini, uygun görülmezse ikinci kademede müvekkilinin saklı payının ihlâl edilmiş olması nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki tenkis alacağının davacılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; hukuki dayanağı olmayan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesi gereğince tenkis davasının saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davaya konu vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/302 Esas ve 2014/827 Karar sayılı dosyasında vasiyetnamenin, davacının babası ...'e 21.08.2014 tarihinde tebliğ edilmekle hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı ancak, eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı belirtilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'in vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin dosyada verilen kararın kesinleşmesinden önce vefat ettiğini, dava açma hakkının müvekkiline ait olduğunu, müvekkiline vasiyetname ile ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığını, hak düşürücü sürenin geçmesinin söz konusu olamayacağını, müvekkilinin murisi ...’in vasiyetnameye itiraz etmemesi ve vasiyetnamenin iptali yoluna gitmemesinin müvekkilinden mal kaçırmaya yönelik muvazalı bir eylem olduğunu, davadaki taleplerinin muvazaa nedeni ile taşınmazlar üzerindeki 1/4 payın davacı müvekkili adına tesciline ilişkin olduğunu, terditli tenkis taleplerindeki hak düşürücü sürenin ise saklı payın zedelendiğini öğrenme tarihi ile başlayacağını, bunun da terekenin tümüyle bilinmesi ile mümkün olacağını, davada terekenin tamamının belirlenmesine ilişkin olarak yapılmış bir tespit söz konusu olmadığından, bir yıllık değil on yıllık hak düşürücü sürenin geçerli olacağını, ilave olarak yine bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı için söz konusu taşınmazların davacılar adına tapuda tescil işleminin yapılmış olmasına bağlı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde muris muvazaasına yönelik iddia ve vakıa ileri sürülmediği hususunun açık olduğu, davanın tenkis isteminden ibaret olduğu, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin kararın davacının murisi olan ...'e 21.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki tenkis istemine ilişkin davanın ise 10.04.2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla saklı payın zedelendiğinin davacının murisi tarafından öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Medeni Kanunun'un 560 ila 571 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin babasının miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteminin dayanağını Türk Medeni Kanunu'nun 506 ncı maddesine aykırılık olarak göstermiş ve muris muvazaasına ilişkin herhangi bir iddia ileri sürmemiş olduğundan davanın tenkis hukuksal nedenine yönelik olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde, öncelikle tenkis hukuksal nedenine dayalı saklı pay oranında tapu iptali ve tescil, uygun görülmemesi durumunda ikinci kademede tenkis hukuksal nedenine dayalı saklı pay oranında alacak talebinde bulunmuştur.

  4. Tenkis davasını Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesine göre, saklı pay sahibi mirasçılar açabilir. Davacı ise, miras bırakan Sıtkıye Yüksel Karaer'in saklı pay sahibi mirasçısı değildir. Davacı vekili, tenkis davasını müvekkilinin babası ...'in saklı payına dayanarak açmıştır. Tenkis davası için öngörülen hak düşürücü süre dolmadan önce ölen saklı pay sahibi mirasçının, tenkis davasını açma hakkı kendi mirasçısına halefiyet yolu ile geçer (Ömer Uğur Gençcan, Miras Hukuku, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, 5. Baskı, sayfa 761).

  5. Hâl böyle olunca, saklı pay sahibi mirasçı ...'in ölüm tarihi itibari ile tenkis davasını açması için öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususu önem kazanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci maddesine göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/302 Esas ve 2014/827 Karar sayılı dosyasında vasiyetname, davacının babası ...'e 21.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, davacının babası ... bir yıllık hak düşürücü süre içinde tenkis davasını açmamış ve tenkis davası için öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra 02.01.2017 tarihinde ölmüştür. Öte yandan, davacı vekili, istinaf ve temyiz başvuru dilekçelerinde, müvekkilinin babası ...'in saklı payının ihlâl edilmesine karşın müvekkilini miras hakkından mahrum etme kastıyla hareket ettiğini belirterek ...'in saklı payının zedelendiğinden haberdar olduğunu ve buna karşın tenkis davası açmadığını ikrar etmiştir. Bu durumda, davacının tenkis davası açma hakkını dayandırdığı ...'in öldüğü tarihte tenkis davasını açabilmesi için öngörülen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu ve ... tarafından da tenkis davası açılmadığı hususları tartışmasızdır.

  6. Açıklanan nedenlerle temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim