Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8370
2023/787
13 Şubat 2023
MAHKEMESİ: .... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademede temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Paşa Mahallesi 3604 ada 2 numaralı parselin tapuda satış yolu ile davalı ... adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın evveliyatında 735 ada 1 numaralı parsel olduğunu, belediye tarafından kamulaştırma ve ifraz sonucu davaya konu bu parselin oluştuğunu, bu taşınmazın evveliyatında davacının muris dedesi ...'a ait olduğunu, 1964 yılından bu yana taşınmazın vergilerinin kendileri tarafından ödendiğini, taşınmaz üzerindeki yapının 1962 yılında yapıldığını, ev şeklindeki bu muhdesata ilişkin davacı lehine... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin
2005/425 Esas, 2006/36 Karar sayılı kararı bulunduğunu, tapunun davalıya tapuda usulsüz şekilde geçtiğini bu nedenlerle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında ilaveten terditli talep olarak ise TMK'nın 724.maddesine dayalı temliken tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; bu taşınmazı ...'den bedeli karşılığında satın aldığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 3604 ada 2 No.lu parselin evveliyatta 735 ada 41 parsel nolu taşınmaz olduğu, 735 ada 41 parselin tapu kütük kayıtlarına göre dava dışı ... adına 19.07.1995 tarihinde tescil edildiği, daha sonra 05.11.1998 tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı iken alım işlemi ile davalı adına tapuya kayıt ve tescil edildiği, dava konusu taşınmazın imar uygulaması ve ifraz öncesi tapu kütük kayıtlarında davacının dedesi ...'a ait bilgilere rastlanmadığı, davalının tapuya güven ilkesi gereğince taşınmazı dava dışı kişiden tapu resmi satış işlemleri sonucunda edindiği, davalı tarafından yolsuz tescil işlemi yapıldığına dair dosyada herhangi bir emare bulunmadığı, bu haliyle davacının tapu iptal ve tescil talep edebileceği bir hukuki gerekçenin bulunmadığı, her ne kadar yargılama sırasında davacı tarafından TMK 724 üncü maddesi uyarınca tapu iptal tescil talebinde bulunduğu beyan edilmişse de, davacı tarafından dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı için alınan yapı kayıt belgesinin Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından iptal edildiği, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/169 E sayılı dosyasında yapılan yargılamada bu talebin reddedildiği, imar uygulaması öncesinde yapılan yapının değerinin arazinin değerinden açıkça fazla olduğu ve iyiniyetli yapılması sebebiyle tapu iptal ve tescil talep edilemeyeceği ve davanın davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, taşınmaz üzerindeki eve ilişkin muhdesat yönünden müvekkili lehine verilen ve kesinleşen karar bulunduğunu, bu evin 1962 yılında ifrazdan önce müvekkilinin dedesi ... tarafından inşa edildiğini, bu dönemde arsanın malikinin de ... olduğunu, dosyaya sunulan tapu kaydının bu durumu doğrulamadığını, miras yolu ile bu taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, TMK'nın 724.maddesinin koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu, mahkemece bu hususun araştırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı taraf kök parsel tapu kaydının muris dedesi ... adına kayıtlı olduğunu iddia etse de dosya arasındaki Esas No : 2021/8370
tedavüllü tapu kayıtları ve kütük sayfalarından ve aldırılan fen bilirkişi raporundan davacının dedesinin mülkiyetine ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi, davacı taraf, üzerindeki yapı ile birlikte arsa vasfındaki bu parselin kök murisi dedesi ...'dan ırsen ve intikalen gelen bir yer olduğunu iddia etmekle birlikte tüm yargılama boyunca bu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep ettiği, ...'ın terekesine iade istemi bulunmadığı görüldüğünden bu talebin kabulü mümkün değildir. Davacı tarafın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve taşınmazın kendi adına tescilini sağlama yönündeki iddiası yönünden sunduğu deliller itibari ile iddiasını ispatlayacak bir delil bulunmadığından davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddi gerekmektedir. Davacı taraf yargılama sırasında kademeli talep olarak TMK'nın 724.maddesine dayalı temliken tescil talebinde de bulunmuş ise de daha önce görülen ve taraflar arasında kesinleşen aynı isteme dayalı davanın reddine yönelik karar bulunması ve durumun kesin hüküm dava şartı olması nazara alındığında davacı tarafın sonradan ileri sürdüğü bu talebinin de dinlenmesine yasal olarak imkan bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; muhdesatın davacıya ait olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğunu, taşınmazın davacının kullanımında olduğunu ve vergilerinin de davacı tarafından ödendiğini, TMK 724. maddesinde belirtilen şartların davacı yararına gerçekleştiğini belirterek kararın bozulması talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil, ikinci kademede temliken tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
Türk Medeni Kanununun 724 ve 1025 inci maddeleri,
-
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılama sistemimizde yer almaktadır.
-
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm 6100 sayılı HMK'nin 303. maddesinde düzenlenmiştir.
-
Anılan maddeye göre bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın, taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının yolsuz tescil nedeniyle tapu iptali ve tescil talebine yönelik olarak her ne kadar davacı taşınmazın kök parsel tapu kaydının murisi ... adına kayıtlı olduğunu iddia etmiş ise de; dosya arasındaki tedavüllü tapu kayıtları ve kütük sayfaları ile aldırılan fen bilirkişi raporundan, davacının murisinin mülkiyetine ilişkin bir kaydın bulunmadığının saptanmış olması, temliken tescil talebi yönünden ise; .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/169 Esas, 2012/82 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme ilamında; aynı taraflar arasında aynı talebe yönelik davanın reddine karar verilmiş olduğundan kesin hüküm bulunduğu saptanarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:27