Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6063

Karar No

2023/6606

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/809 E., 2022/914 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/293 E., 2022/53 K.

Taraflar arasındaki paydaşlar arasında ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK'nın 353/1 b 1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin mülkiyetindeki Giresun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 115 ada 145 parsel sayılı taşınmaz ile tarafların paylı mülkiyetindeki Giresun ili, ... ilçesi, ... Köyü, 101 ada 8, 102 ada 9, 102 ada 34 ve 102 ada 36 parsellerde kayıtlı fındık bahçesi nitelikli taşınmazların davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini, defalarca kendisine uyarıda bulunulan davalının taşınmazlara müdahale etmeye devam ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; fındık sezonunun ağustos ayı olması sebebiyle ecrimisil bedeli olarak şimdilik 10,000,00 TL'nin her yıla ilişkin bedele eylül ayı başından (01 Eylül 2016, 01 Eylül 2017, 01 Eylül 2018, 01 Eylül 2019) işletilecek yasal faiziyle birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının iddiaları yasal olmadığı gibi gerçek de olmadığını, ayrıca zamanaşımı süresinden sonra talep edilmesi nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, yıl ve dava değeri belirtmeden son beş yıllık gibi bir taleple dava açılması hukuka aykırı olduğundan davanın ayrıca usulden reddi gerektiğini, müvekkili ile davacının kardeş olup birlikte hissedarı oldukları anonim şirket nedeniyle son zamanlarda çıkan ihtilaflardan dolayı müvekkili aleyhine haksız olarak suç isnat edilerek eldeki davanın açıldığını, davaya konu edilen beş parça taşınmazın tamamının müvekkilince kullanıldığı iddialarının doğru olmadığını, yapılan taksime göre kendisine ait olan kısmı kullandığını, taksime göre davacıya ait olan yerin ise davacı tarafından kullanmadığını, hatta 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazı davacı ve kız kardeşi ...'ın, 101 ada 34 parsel sayılı taşınmazı yine kardeşleri ...'ın ve 102 ada 36 parsel sayılı taşınmazı da annelerinin kullandığını, fındık ürününden yararlandıklarını, 115 ada 145 parsel sayılı taşınmazın ise müvekkilce kullandığı iddia edilmiş ise de bu taşınmazdan müvekkilin ne sıfatla yaralandığı, neden yararlanmasına izin verildiği, nasıl yararlandığı gibi hususları dava dilekçesinde açıklanmadığını, bu taşınmazın müvekkilince kullanılmadığını, davacının daha öncesinde bu konuda adli ve idari hiçbir şikayeti yok iken eldeki davanın açılmasının hayatın olağan akışına ve maddi gerçeklere de aykırı olduğunu, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, taşınmazlara ait doğrudan gelir desteği ve diğer tarım desteklerini davacının aldığını, davaya konu taşınmazlar bakımsız olup son yıllardaki doğal afetlerden dolayı 2016, 2018 ve 2019 yıllarında hiç fındık olmadığını, fındık olmayan bu yıllardan da ecrimisil talep edilmesinin yasal olmadığını, fındık gelirinin düşük olduğu taşınmazlar için yıllara göre talep edilen ecrimisilin de çok yüksek olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olup davacının hissedarı ve maliki olduğu taşınmazlara el atmadığı gibi kötü niyetli de kullanmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dava konusu 101 ada 4 ve 101 ada 34 parsel sayılı taşınmazların davalı ...'ın kullanımında olmadığı, keşif mahalinde alınan tüm beyanlarda 101 ada 4 parseli dava dışı ... isimli şahsın, 101 ada 34 parseli ise yine dava dışı ... isimli şahsın kullandığı anlaşılmakla bu parseller yönünden davanın reddi gerektiği; dava konusu ... Köyü 101 ada 8 parsel, 102 ada 36 parsel ve ... Mahallesi 114 ada 145 parsel sayılı taşınmazların fındıklarının ise talep konusu dönemde davalı ... tarafından toplandığının davacı ve davalı tarafın tanıklarının beyanlarından anlaşıldığı, yine tanık beyanlarına göre taşınmazların tamamının davalının kullanımında olduğu, payına karşılık küçük de olsa davacının kullandığı bir alan bulunmadığı, taşınmazların taraflar arasında taksim edildiği ve davacının payı oranında kullanımının bulunduğu iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, taşınmazlar fındık bahçesi vasfında olmakla içtihatlar uyarınca intifadan men edilmesi koşulunun aranmayacağı, 101 ada 8, 102 ada 36 ve 114 ada 145 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın haklı olduğu ..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabul, kısmen reddine,

  1. ... Köyü 101 ada 4 ve 101 ada 34 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine,

  2. ... Mahallesi, 114 ada 145 parsel sayılı taşınmazda 2016 yılı için 785,31 TL ecrimisil bedelinin; 2017 yılı için 52.511,11 TL ecrimisl bedelinin, 2018 yılı için 42.488,75 TL ecrimisil bedelinin, 2019 yılı için 70.957,71 TL ecrimisil bedelinin ait olduğu yılın sonundan işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Dava konusu ... Köyü 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazda 2016 yılı için 166,47 TL ecrimisil bedelinin; 2017 yılı için 500,00 TL ecrimisil bedelinin, 2018 yılı için 500,00 TL ecrimisil bedelinin, 2019 yılı için 900,00 TL ecrimisil bedelinin ait olduğu yılın sonundan işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  4. ... Köyü, 102 ada 36 parsel sayılı taşınmazda 2016 yılı için 103,95 TL ecrimisil bedelinin; 2017 yılı için 307,33 TL ecrimisl bedelinin, 2018 yılı için 271,79 TL ecrimisil bedelinin, 2019 yılı için 461,73 TL ecrimisil bedelinin ait olduğu yılın sonundan işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddi gerekirken eksik ve hatalı inceleme sonucunda kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıya ait taşınmazı neden müvekkilinin topladığının ve neden sorumlu olduğunun hukuki gerekçeleriyle açıklanılmadığını, keşifte dinlenen davacı tanıklarının da davalının bir kullanımı olmadığını belirttiklerini, tüm işlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, bahsedilen yılların tamamında tüm bahçeleri ...'ın kullanmadığını, kendi adına olan taşınmazı davacının kendisinin kullanıp işleri kendisinin yönettiğini, müvekkilince kullanıldığı iddia edilen 115 ada 145 parsel sayılı taşınmazdan davalının ne sıfatla yaralandığı, neden yararlanmasına izin verildiği, nasıl yararlandığı gibi hususların açıklanmadığını, öncesinde bu konuda adli ve idari hiçbir şikayeti yok iken eldeki davanın açılmasının hayatın olağan akışına ve maddi gerçeklere de aykırı olduğunu, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, taşınmazlara ait gelir desteği ve diğer tarım desteklerini davacının aldığını, taşınmazların bakımsız olup son yıllardaki doğal afetlerden dolayı 2016, 2018 ve 2019 yıllarında hiç fındık olmadığını, bu yıllardan da ecrimisil talep edilmesinin yasal olmadığını, fındık gelirinin düşük olduğu taşınmazlar için yıllara göre talep edilen ecrimisilin de yüksek olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olup davacının hissedarı ve maliki olduğu taşınmazlara elatmadığını, kötü niyetli kullanımının da bulunmadığını belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; paydaşlar arasında ecrimisil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı Kararı).

  3. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

  4. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3 131 E, 2002/114 K sayılı ilamı).

  5. Değerlendirme

  6. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim