Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4141
2023/5902
4 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/720 E., 2022/719 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 5315 sayılı parselin maliki olduğunu, 1653 parsel sayılı taşınmaz malikinin yaptığı tek katlı ve dört katlı binanın taşınmazına tecavüzlü olduğunu, çapa bağlanmış taşınmazda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek, el atmanın önlenmesini, taşkın yapıların kalini, 2012 yılından itibaren 3.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep etmiş, 16.11.2018 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 19.462,00 TL olarak güncellemiştir.
-
Davacı vekili birleştirilen davada; tapu maliklerinden olan ... dava tarihinden önce öldüğünden onun mirasçılarına karşı aynı talepte bulunmuş, bu dava asıl dava ile birleştirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; yapı kullanma belgelerinin mevcut olduğunu, 18/10/1984 tarihli müracaat formunda tecavüzün bulunmadığının bildirildiğini, üç katlı evlerinin ise eski tek katlı ahşap evin yerine yapıldığını, davacının binanın yapılışına hiçbir şekilde müdahale etmediğini, davacının 24 yıldır itirazı olmadığını kötüniyetli davrandığını, ecrimisil değerinin yüksek belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.10.2021 tarih ve 2019/318 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, 5315 parsel sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesine, 1653 parsel sayılı taşınmazdaki 3 katlı binanın A harfi ile gösterilen 17,36 m2 kısmı ile tek katlı binanın B harfi ile gösterilen 13,80 m2 kısmının kesilmesi halinde geri kalan kısmın statiğinin bozulacağı anlaşıldığından ... güvenliği açısından bu yapıların tamamı ile aynı bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 12,47 m2 odunluğun tamamının kal'ine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 1.921,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl ve birleştirilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda, belediyeden alınan 18.10.1984 tarihli formda binanın komşu taşınmaza bir tecavüzünün bulunmadığının bildirildiğini, 1993 yılında yapılan inşaat sırasında gerekli tüm ölçümlerin yapıldığını, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, davacının 24 yıldır kendilerine bir ihtarda bulunmadığını, müvekkilinin tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, binanın değerinin arsa değerinden çok fazla olduğunu, fahiş zarar doğacağını, ecrimisil bedelinin fahiş hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 5315 sayılı parselin maliki olduğu, davalıların ise 1653 sayılı parselin paydaşları olduğu, 1653 sayılı parseldeki bir kısım yapıların davacı parseline tecavüzlü bulunduğu, yapıların çap kaydının oluşmasından sonra yapıldığı, taşınmaz çapa bağlandıktan sonra iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden temliken tescil kararı verilebilmesi için gerekli olan sübjektif şartın gerçekleşmediği, bu nedenle mahkemece el atmanın önlenmesine karar verilmesinin ve ecrimisil hesabında tecavüzlü kısmın arsa olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu belirtilerek, davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...,, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, müvekkillerinin murisi olan ...’nin iyi niyetli olarak binayı 1993 yılında inşaa ettiğini, gerekli ölçümleri yaptırdığını, temliken tescil talebinin kabulü gerektiğini mahkemece ecrimisile hükmedilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen ecrimisil miktarının fahiş olduğunu, raporların hüküm kurmaya yeterli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü Maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci Maddesi
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
El atmanın önlenmesi ve kal istemli davada, mahkemece, yalnızca davacıya ait taşınmaz içerisinde kalan el atılan kısım ve bu kısımda bulunan yapı ile ilgili hüküm kurmakla yetinilmesi gerekirken binanın tamamı hakkında hüküm kurulmuş olması doğru olmamakla birlikte, bu husus temyize getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25