Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4754
2023/5823
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/285 E., 2023/202 K.
DAVACI KARŞI DAVALI: ... vekili Avukat ...
DAVALI KARŞI DAVACI: Dap Yapı İnş San. ve Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ... vd.
DAVA TARİHİ: **
KARAR: Davanın ecrimisil talebi yönünden Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bina bedeli yönünden asıl davanın kabulü ile 82.046,25 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 12.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; bina bedeline yönelik ek davanın reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mülkiyet hakkına dayalı elatma nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerindeki yıkılan binaların bedelinin tazmini ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava; elatma sonucu yıkılan bina bedeli olarak ek taleple 196.000,00 TL'nin yasal faizi ile tahsili istemine ilişkin birleşen davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ecrimisil talebi yönünden Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bina bedeli yönünden asıl davanın kabulü ile 82.046,25 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 12.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; bina bedeline yönelik ek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1651 ada 155 parsel sayılı taşınmazda 1/2 pay sahibi olduğunu, arsa üzerinde kargir fabrika binası, idari bina ve bekçi kulübesinin bulunduğunu, vekil edeni ile hisse ortağının 1651 ada 10 parsel sayılı taşınmazı davalı şirkete sattıklarını, dava konusu parsel ile yine davalının satın almış olduğu 10 numaralı parselin bitişik olduğunu, davalı şirketin 10 No.lu parsel üzerine dalga kule projesi inşa ettiğini, vekil edeninin izni olmadan 155 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fabrika binasını yıktığını ve arsayı işgal ederek inşaat için kullanmaya başladığını, taşınmaza yapılan müdahalenin ve işgalin giderilmesi için ihtarname gönderilerek taşınmazın boşaltılması ve binaların yıkılmasından dolayı tazminat ve ecrimisil bedeli talep edildiğini, ancak davalı şirket tarafından taleplerin kabul edilmediğini, İstanbul Anadolu 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1 D. İş sayılı dosya ile tespit yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yıkılan binanın bedeli olarak 10.000,00 TL, ecrimisil bedeli olarak da 25.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL bedelin ihtarnamenin keşide edildiği 12 Aralık 2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 22.02.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL bina bedeli 82.046,25 TL olarak, 25.000,00 TL ecrimisil bedeli ise 90.127,83 TL olarak ıslah etmiştir. Birleştirilen ek dava dosyası ile de bilirkişi raporuna göre saptanan bina bedeli göz önünde bulundurularak 196.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; fabrika binası, idari bina ve bekçi kulübesinin vekil edeni şirketçe yıkıldığı iddiasını kabul etmediklerini ve bu konuda dosyada herhangi bir kanıt da bulunmadığını, müvekkil davalı şirketin inşaat yaptığı parseli ... fotoğraflarından çok sonra satın alarak 05.08.2011 tarihli inşaat ruhsatından 10 ay sonra Haziran 2012 tarihinde inşaata başladığını, yıkıldığı iddia edilen yapıların metruk ve ekonomik değerlerini doldurmuş ve kullanılması mümkün olmayan yapılar olduğunu, delil olarak gösterilen tespit raporuna süresinde itiraz ettiklerini, davacı tarafça talep edilen ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, davacıya ait parselin etrafının 15.01.2014 ile 31.03.2014 tarihleri arasında güvenlik açısından kapatıldığı ve 31.03.2014 tarihinde son bulduğunu dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydı ile ancak 15.01.2014 ile 31.03.2014 tarihleri arasında ecrimisil talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli ve 2014/223 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararıyla; davanın ve ek davanın bina bedelinin tahsili açısından kabulü ile, 278.046,25 TL bina bedelinin ihtarname tebliğ tarihi olan 12.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın ecrimisil açısından ıslah edilmiş şekliyle kısmen kabulüne, 01.06.2012 29.05.2014 tarihleri arasında tahakkuk etmiş olan 29.147,00 TL ecrimisil bedelinin ihtarname tarihi 12.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/731 Esas, 2017769 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarih, 2018/12211 Esas, 2020/2085 Karar sayılı ilamıyla; davalı şirket vekilinin ecrimisile ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı,
Davalı şirket vekilinin yapı bedellerinin tazminine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde, eldeki delillerle, dava konusu yapıların davalı şirket tarafından yıkıldığının her türlü teredütten uzak bir şekilde belirlendiğinin söyleyebilme olanağı olmadığını, taraf tanıkları dinlenilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, tanıkların 6100 sayılı HMK'nın 234 üncü maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi, tanıklara dava konusu yapıların harabe mi yoksa kulllanır vaziyette mi olduğu, kim tarafından, ne zaman yıkıldığı hususlarının ayrıntılı olarak sorulması, tanık beyanları arasındaki aykırılık ve çelişkilerin, gerektiği takdirde tanıkların yüzleştirilerek giderilmesi, yapıların kimin tarafından yıkıldığı kesin olarak belirlendikten sonra hangi tanık beyanına değer verilmek suretiyle hüküm tesis edildiğinin açıklanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği,
Kabule göre de, davalı tarafça yıkıldığı iddia edilen yapıların bedeline ilişkin olarak birleştirilen ek dava hakkında yapılan incelemede, ... rapor ve ek raporlarda belirlenen yapı bedelinin davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu hususu düşünülmeden, ek davanın da kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 155 parselde davacının 1/2 hisse maliki olduğu, 155 parsele bitişik olan ve davacının hisse maliki olduğu 10 No.lu parseli davalı şirketin inşaat yapmak için aldığı, alım sırasında 10 No.lu parsel üzerinde fabrika binası olduğu, davalı şirketin bu parseli satın almasından sonra yapacağı inşaat için gerekli ön hazırlıklara başladığı ve bu kapsamda 10 No.lu parselin vasfını 2011 yılında arsa olarak tashih ettiği, 155 parselin halen vasfının kargir fabrika binası olduğu, üzerinde iki adet bina ve sundurmalarının bulunduğu kadastro krokilerinde gösterildiği ve bu binaların 2006 tarihli ... fotoğrafları ile de mevcut oldukları, davalı şirketin yapılan tespit ve yargılama safahatında dahi 155 parseli çevirerek inşaat alanı olarak kullandığı, 155 parsel üzerindeki fabrika binasının ... bilirkişisi raporları ile tespit edildiği üzere 562 m2'lik kısmının davalının inşaat yaptığı 10 No.lu parsele tecavüzlü olduğu dikkate alındığında davalının ... bir inşaat yapmak için öncelikle 10 No.lu parselin içindeki fabrika binası ile 155 parsele ait olup 10 No.lu parsele tecavüzlü fabrika binasını yıkmasında zorunluluk olduğundan her iki fabrika binasının davalı şirket tarafından yıkıldığı ve böylelikle inşaata başlanabildiği, dolayısı ile davalının davacının hisse maliki olduğu 155 parsele aralarında hiç bir geçerli akdi yada hukuki sebep olmadan el atarak üzerindeki binaları yıktığı ve etrafını çevirerek kendi parselindeki inşaatın yapımı sırasında inşaat alanı olarak kullandığı, bu el atma yıkım ve kullanma yönünden davacının talep ettiği 01.06.2012 tarihinin başlangıç tarihi olarak kabul edilebileceği; davacının ecrimisil talebi yönünden, Mahkememizin 2014/223 Esas, 2017/13 Karar sayılı kararı Yargıtay incelenmesinden geçerek kesinleştiğinden, yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bina bedeli yönünden asıl davanın kabulü ile 82.046,25 TL'nin ihtarname tebliğ tarihi olan 12.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bina bedeli için açılan ek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların dava konusu binaların müvekkil şirket tarafından yıktırılmış olduğu hususunda kesin ve görgüye dayalı, şüpheden uzak bilgilerinin olduğu konusunda bir beyanda bulunmadıklarını, bu binaların müvekkil şirketin inşaata başlamasından önce var olup olmadığının dahi ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararda"bilirkişi raporuna karşı davanın kabulünün talep edilmesi" ve "ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması"nın usuli kazanılmış hak olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olmasına rağmen yerel mahkemece ek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
-
İlgili Hukuk
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun);
a)"Mülkiyet hakkının içeriği" kenar başlıklı 683 üncü maddesi şöyledir:
"Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."
b) "Taşınmaz malikinin sorumluluğu" kenar başlıklı 730 uncu maddesi şöyledir:
"Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir.
Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir"
c) "Komşu hakkı" üst başlıklı "1 ... Kullanım biçimi" kenar başlıklı 737 ... maddesi şöyledir:
"Herkes, taşınmaz mülkiyetinden ... yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan ..., buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır.
Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır."
d)"Kazı ve Yapılar" üst başlıklı "Kural" kenar başlıklı 738 ... maddesi şöyledir:
"Malik, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak zorundadır.
Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında ... yapılara ilişkin hükümler uygulanır."
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun);
"Sorumluluk" üst başlıklı "Genel olarak" kenar başlıklı 49 uncu maddesi şöyledir:
"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
-
Değerlendirme
-
Dava konusu 1651 ada 155 parsel sayılı taşınmazın 5.758,00 m2'lik yüzölçümlü ve ... kargir ve fabrika binası niteliği ile ½ payının davacı ...,1/2 payının ise dava dışı ... ... adına paylı mülkiyet şeklinde, 1651 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ise, 01.10.2002 tarihinde davacı ... ile dava dışı ... ... adına kayıtlı iken 01.06.2010 tarihindeki satış işlemi sonrası tam mülkiyet ile sonrasında 20.01.2014 tarihinde ise ünvan değişikliği ile davalı şirket adına tapuda kayıtlı olduğu, davalı şirketin satın aldığı ve üzerinde inşaat yaptığı 10 parselin cins tashihinin 03.02.2011 tarihinde yapıldığı, cins tashihi yapılmadan önce "... kargir fabrika binası" vasfı ile arsa olarak tapuda kayıtlı olduğu, yine 10 parselde 09.07.2014 tarihinde kat irtifakının tesis edildiği, davaya konu her iki taşınmazın bitişik komşu taşınmazlar olduğu, davacının hisse sahibi olduğu dava konusu 155 parsele davalı şirketin haksız el attığı, üzerindeki binaları yıkıp, etrafını çevirerek kullandığı iddiası ile tazminat ve ecrimisil talebini içeren Kadıköy 6. Noterliğinin 06.12.2013 tarih 22102 yevmiye No.lu ihtarnamesinin davalıya 12.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalı şirketin 25.12.2013 tarihli cevabi ihtarnamesi ile iddia ve talepleri kabul etmediği anlaşılmaktadır.
-
Davalının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosya kapsamı itibariyle dinlenen tanık anlatımlarından dava konusu binanın davalı şirket tarafından yıkıldığına dair görgüye dayalı bilgi edinilememiş olması gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken tanık beyanları değerlendirilmeksizin kısmen kabul kararı verilmesi hatalı olup hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede ise, ikinci bentte açıklanan sebeplerle binaların davalı şirket tarafından yıkıldığı ispatlanamadığından temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:52:11