Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4560
2023/5794
29 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/266 E., 2023/92 K.
KARAR: Asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine
Taraflar arasında görülen asıl davada tapu iptali ve tescil, karşı davada ecrimisil istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı bir kısım davalılar karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 339 parsel sayılı taşınmazın 1970’li yıllarda vekil edeninin murisi ... ... tarafından, davalıların murisinden haricen satın alındığını, taşınmazın zilyetliğinin ... ...’ya teslim edildiğini, satış senedi düzenlenmediğini, vekil edeninin murisinin ölümü neticesinde yapılan taksim ile dava konusu yerin vekil edenine bırakıldığını ve ... yıllardır da vekil edeni tarafından kullanıldığını, vekil edeninin taşınmaz üzerine 1990’lı yıllarda 75 adet incir ağacı ile 50 adet zeytin ağacı diktiğini, TMK’nın 713/1, 2 ve 5 ... maddeleri gereği tapu malikinin ölümünün üzerinden 20 yıl geçmesi nedeniyle taşınmazın mülkiyeti ile ağaçların mülkiyetini talep etmek gerektiğini ileri sürerek 339 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aksi hâlde vekil edeni tarafından dikilen 75 adet incir ağacı ile 50 adet zeytin ağacının mülkiyetinin vekil edeni adına tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesine karar verilmesi istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili; satışa ilişkin yazılı belge bulunmadığını, davalıların çeşitli tarihlerde davacıyı kira ödemesi ve taşınmazı boşaltması için uyardıklarını, ağaçların bir kısmının taşınmaz üzerinde zaten var olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, karşı dava olarak 10.000,00 TL ecrimisilin davacı/karşı davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, 26.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 14.237,50 TL’ye yükseltmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; TMK’nın 713 üncü maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı, tapulu taşınmazın harici satışının geçersiz olduğu gerekçesi ile davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, muhtesatın tespiti isteminin, HMK’nın 106/2 nci maddesi gereğince hukuken korunmaya değer güncel yararı bulunmadığından reddine, davalıların ecrimisil isteminin ise; taşınmaz üzerindeki ağaçların davacı tarafından dikildiği, taşınmazın kullanımına davalıların zımni muvafakat gösterdiği, intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…bozma nedenine göre asıl davada davacı vekilinin sair temyiz itirazları ile karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu 339 parsel sayılı taşınmazın 30.8.1963 tarihinde senetsizden ... ... adına tespit edildiğine ve tutanak 9.1.1964 tarihinde kesinleştiğine, kayıt maliki ... ... 24.1.1970 tarihinde vefat ettiğine, eldeki dava ise 12.1.2015 tarihinde açıldığına göre, kayıt malikinin ölüm tarihi ile TMK’nin 713/2. fıkrasındaki ‘…ölmüş…’ sözcüğünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği 17.3.2011 tarihine kadar 20 yıllık süresin geçtiği, her ne kadar Mahkemece, tapuya kayıtlı taşınmazlarda harici satış işleminin geçerli olmaması hususu ret kararına gerekçe yapılmış ve bu tespit doğru ise de, TMK’nin 713/1 ... fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2 nci fıkrasında yer ..., ‘…maliki 20 yıl önce ölmüş…’ hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davalarında, harici satış sadece davacı tarafın zilyetliğinin başlangıç tarihini tespit etmekte önem arz etmekte olup bu durumda Mahkemece araştırılması gereken husus, davacı tarafın kayıt malikinin ölüm tarihinden, ‘ölüm’ nedeninin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği tarihe kadar, dava konusu taşınmazda 20 yıllık malik sıfatı ile zilyetliğinin bulunup bulunmadığı olup, davacı tanıkları ... ve ... Sakız ile davalı tanıkları ... ve ... Birgili tarafından, dava konusu taşınmazın davacı ... tarafından kullanıldığının beyan edildiğine ve davacı tarafça tanık olarak yedi kişinin ismi bildirilip tanıkların dinlenmesinden açıkça vazgeçilmediğine göre Mahkemece, davacı tarafın diğer tanıklarının da keşif mahallinde dinlenilmesi suretiyle, kayıt malikinin ölüm tarihinden sonra davacı tarafın dava konusu taşınmazda koşullarına uygun nizasız fasılasız 20 yıl malik sıfatıyla zilyetliğinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenerek toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı.” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı karşı davacılar vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04.05.2023 tarihli ve 2021/266 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararıyla; toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları, davacı tanıklarının beyanları ve kısmen davalı tanıklarının beyanları ile taşınmazın maliki ... ...'nın ölümünden sonra eşi Munise'nin oğlunun düğününü yaptıracağı sırada 1975 76 yıllarında taşınmazın davacının babası ... ...'ya satıldığı, o günden sonra taşınmazın davacının murisi ... ... ve sonrasında mirasçıları arasında yapılan paylaşım neticesi davacıya kalmakla, davacı tarafından kullanıldığı, dönem dönem icara verildiği, davacının taşınmaz üzerine ağaçlar diktiği, böylelikle taşınmazın satın alındığı 1975 1976 yıllarından 17.03.2011 tarihine kadar (TMK’nın 713/2 nci fıkrasındaki; "…ölmüş…" sözcüğünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği 17.03.2011 tarihine kadar) TMK’nın 713/1 ... maddesine uygun şekilde, taşınmazın davacı tarafça malik sıfatı ile nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, yargılamada dinlenen bazı davalı tanıkları davacı tarafın zilyetliğine ilişkin aleyhe şeyler söylemiş iseler de bu tanıkların beyanlarının kendi içinde çelişkili olması, görgüye dayalı beyanlar olmaması ve tanıkların bir kısmının dosyanın davalıları ile yakınlığı gözetilerek bu beyanların gerçeği tam anlamı ile yansıtmadığı, davacı tanıklarının ve bir kısım davalı tanıklarının beyanlarının kendi içerisinde tutarlı ve gerçeğe uygun olduğu ve belirtilen şekilde davacı tarafın zilyetliğinin oluştuğu ve devam ettiği gerekçesiyle asıl davada tapu iptali ve tescili davasının kabulüne, her ne kadar davalı karşı davacılar tarafından ecrimisil talep edilmiş ise de taşınmazın belirtildiği şekilde davacı tarafça satım sözleşmesine dayalı olarak ve rızaya dayalı şekilde kullanılması nedeni ile haksız işgal söz konusu olmadığı gerekçesiyle karşı davada ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalı karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalı karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkının ihlâl edildiğini, bedeli ödenmeden taşınmazın tapusunun iptal edildiğini, tapulu taşınmazın tapu dışı yollarla iktisabının mümkün olmadığını, zilyetliğin davacıya mirasla devrinin mümkün olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, TMK'nın 713/1 ... fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2 nci fıkrasında yer ... maliki 20 yıl önce ölmüş hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil olmazsa muhdesatın tespiti, karşı dava ise ecrimisil isteklerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi: “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur. Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. ... kanun hükümleri saklıdır.” hükmünü ihtiva etmektedir.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar karşı davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:52:11