Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5186

Karar No

2023/5690

Karar Tarihi

23 Kasım 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/825 E., 2022/959 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Orhangazi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2017/622 E., 2020/86 K.

Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı damadının sahibi olduğu şirketin borcundan dolayı davalı şirket lehine kendisine ait taşınmazı ipotek ettiğini; fakat okuryazar olmamasına rağmen bu ipoteğin tesisi sırasında okuryazar olmayanlara yönelik işlem yapılmadığını, okuryazarmış gibi imzasının alındığını, tanık bulundurulmadığını, ayrıca işlem tanzimi sırasında yaşlılığı nedeni ile içeriğini anlayamadığını, etrafındakilerin yönlendirmesi ile hareket ettiğini, bu nedenle ipotek tesisinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sırf yaşlılığının evrakı geçersiz kılmayacağını, davacının ipotek resmi senedini "okudum" ibaresini yazarak imzaladığını, davacının başka işlemlerde imza kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, hile iddiası açısından 1 yıllık sürenin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile noter ve tapu işlemlerinde yaşa bağlı sağlık raporu alınması zorunluluğu bulunmadığı gibi rapor alınmaması husunun ise işlemin geçersiz sayılmasına ... başına engel teşkil etmeyeceği, davacı tarafından ehliyetsizlik iddiası da olmadığı, ödeme emrinin davacıya 17.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği göz önüne alınarak hileye düşürüldüğünü bu tarihte öğrendiği varsayıldığında, davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içinde 13.10.2017 tarihinde dava açıldığından, davanın süresinde açıldığı, Tapu Sicil Müdürlüğünde ipotek resmi senedi akdedilirken davacının el yazısı ile "okudum" yazarak imza attığı, aleyhine ilk olarak ... 1. İcra Dairesinin 2016/10806 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde davacının 07.11.2016 tarihinde İcra Dairesi'nin yetkisine, borca ve faizlerine itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin altında imzasının bulunduğu, ilçe seçim kurulu seçmen kütüklerinde de imzasının olduğu, okuma yazma kursuna katıldığı ve kurs bitirme belgesinin bulunduğu, davacının iş ve işlemlerinde imza kullandığı, ipotek senedindeki imzayı inkar da etmediği gözetildiğinde, davacının ... yazar olmadığının kabulü mümkün olmadığı gibi, resmi şekilde yapılan ipotek tesisi sırasında iradesinin fesada uğradığı, kandırıldığı veya davacının ... yazar olmadığını bilerek istismar ettiklerinin kabulü de mümkün bulunmadığından ve talimatla dinlenen tanık beyanları da dava konusu ipotek işlemi sırasında davacının iradesinin fesada uğratılmadığını ortaya koyduğu, dosyada davacının sözleşmeyi yaparken müzayaka halinde olduğunu gösterir bir delil de olmadığından hile (aldatma) iddiasının ispatlanamamış olması karşısında davanın reddine, takibin durdurulmasına karar verilmediğinden davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; okuma yazma kursuna düzenli olarak devam etmediğinden okuma yazmayı tam olarak öğrenemediğini, zaten gittiği kursun da 1 ... kademe olduğunu, sürücü belgesi almaya dahi yetmediğini, 2018 yılında imza kaşesi yaptırdığını ve bankadan alınan kredi için parmak izi bastığını hata ve hilenin yeterince araştırılmadığını, borçlu bulunan, dava dışı ... Mobilya Ltd. Şti'nin sahibi olan davacının damadı ... ... tarafından, kendisine yanlış bilgi verilerek yanıltıldığını ileri sürerek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapu memuru önünde düzenlenmiş olan ipoteğin yolsuz olarak tescil edildiğini ileri sürerek ehliyetsizlik ve yanılma hukuksal nedenlerine dayalı ipoteğin terkini ve davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hatada yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 36/1 ... maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı hâlinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable ...) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

  3. Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) “Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir” biçimindeki 9 uncu maddesi ile şahsın hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlanmış. 10 uncu maddesi de, fiil ehliyetinin başlıca ... olarak ayırtım gücü ile ... (...) olmayı kabul ederek “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ... kişinin fiil ehliyeti vardır.” hükmünü getirmiştir. “Ayırtım gücü” eylem ve işlem ehliyeti olarak da tarif edilerek, aynı Yasa'nın 13 üncü maddesinde “Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.” denmek suretiyle açıklanmıştır.

  4. Değerlendirme

  5. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  6. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:55:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim