Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5834
2023/5574
22 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/464 E., 2022/822 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/821 E., 2021/717 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden taraf gelmedi. Diğer taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın 04/04/2011 tarihli taksim sözleşmesi ile taksim edildiğini, taksim sözleşmesi incelendiğinde dava konusu taşınmaz üzerinde kendisine ait ev bulunduğunun görüleceğini, sözleşmeye göre ...'de bulunan taşınmazların kendisine, köyde bulunan taşınmazların ise davalıya verileceğini, taşınmaz ve üzerinde bulunan ... kendisine ait olduğunu, ev yapılırken davalının bir itirazının olmadığını, çay ruhsatlarının da kendi üstüne olduğunu, taşınmazın kendi tasarrufunda bulunduğunu belirterek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, 16/02/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 05/10/2020 tarihli ... bilirkişisi raporu eki krokide A harfi ile gösterilen alana karşılık gelen hisse oranında tapuda davalı adına kayıtlı 157/229 hisseden mahsup edilerek ortaya çıkacak hisse miktarının adına tescilini, ayrıca raporda B, C, D harfleri ile gösterilen iki ... de kendisine ait olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; daha önce davacı tarafından açılan Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/86 Esas, 2015/22 Karar sayılı tapu iptali ve tescili davasının reddedilerek 19.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu edilen taksim sözleşmesinin müvekkili ile davacı arasında 04.04.2011 tarihinde yapılmış olmasına rağmen; davacı tarafın sözleşmeye aykırı davranarak müvekkili aleyhinde 01/03/2012 tarihinde muris muvazaası ve tenkis iddiasına dayalı tapu iptal ve tescili davasını açtığını, ayrıca taksim sözleşmesinin ortak muris ... ...'in mallarına ilişkin olmasına rağmen dava konusu taşınmazın ise yalnızca müvekkiline ait bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı ilamı ile; taraflar arasındaki 04/04/2011 tarihli “... ve M. ... ... ... Arası Sözleşme Kararıdır” başlıklı tutanağın imzalanmasından yaklaşık 11 ay sonra açılan Pazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/86 Esas, 2015/22 Karar sayılı dosyada, davacının 2011 tarihli sözleşmede sayılan ve dava konusu edilen ... Köyündeki taşınmaza yönelik davalı taraf aleyhine muris muvazaası ve tenkis talepli dava açtığı, reddedilen davanın 29/11/2018 tarihinde kesinleştiği, davacının akabinde taksim iddiasına yönelik olarak bu davayı açtığı, taksim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tüm mirasçıların taksime katılması, bütün mirasçılara az veya çok, hak dengesini gözetir bir şeylerin verilmesi gerektiği, aksi halde paylaştırmadan bahsedilemeyeceği taksim sözleşmesi incelendiğinde, taksim yapılırken hayatta olan ... ... mirasçılarından ... ve ... ... (Kalender)'in taksime katılmadığı, imzası bulunan ...'e verilen vekaletnamenin ise taksim sözleşmesi yapıldıktan 2 ... sonra 06/04/2011 tarihinde verildiği, her ne kadar mirasçılardan ... Kalender, Pazar Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/686 soruşturma sayılı dosyasında miras hakkından kardeşleri lehine feragat ettiğini beyan etmiş ise de; ... ...'in bu hususta ... olduğu beyanı bulunmadığı, taraflar arasında görülen 2012/86 Esas dosyasında, dava konusu edilen taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin davalıya ait olduğu mahkeme ilamı ile kesinleşip, bu malın tereke malı olmadığının anlaşıldığı, taraflar arasındaki sözleşme trampa sözleşmesi olarak değerlendirildiğinde, tapuda resmi şekilde yapılmayan trampa sözleşmesi de geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmiş, davacı ıslah dilekçesi ile ... bilirkişi rapor ve krokisinde B ve C harfli ... üzerinde yer ... binaların kendisi tarafından yapıldığının tespitini talep etmiş ise de yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre muhdesatın tespitine konu olan taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 1983 yılında satın alındığını ve 1984 yılında ev inşaatına başlandığını, davalının hiçbir itirazda bulunmadığını, sözleşme tanzim edildikten sonra sözleşmede imzası olanlar ve aracıların baskısıyla Pazar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan feragat ettiğini, 04.04.2011 tarihli taksim sözleşmesinde dava konusu taşınmaz üzerinde ... müvekkiline ait olduğu ifadesinin yer aldığını, işin esasında dava konusu arazi parçası ile birlikte ...’de bulunan taşınmazların müvekkiline, Yukarıdurak Köyünde bulunan arazi parçalarının ise davalıya verilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, davalı yanın dinletmiş olduğu tanıklara yönelik yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, süresi içerisinde sunulmayan tanık listesinin mahkemece dikkate almasının doğru olmadığını, davalı tanıklarla müvekkili arasında bir takım husumetin bulunduğunu, sözleşme akdedildiği sırada mirasçılar ... ..., ... Kalander ile davalı adına temsilen vekil sıfatı ile davacının imzaladığını, Pazar Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen 2012/86 soruşturma No.lu dosyasında bu durumu ifade ettiklerini ileri sürerek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile miras taksim sözleşmesinin yapıldığı 04/04/2011 tarihinde dava konusu taşınmaz hissesinin davalı ... adına kayıtlı olması nedeniyle iştirak halinde mülkiyete konu olmadığı, dolayısıyla taraflar arasında yapılan miras taksim sözleşmesinin de geçerliliğinin bulunmadığı, muhdesatın tespitine ilişkin koşullar oluşmadığından bu talebin de reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili IV B bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras taksim sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil ile muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:57:29