Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6080
2023/5573
21 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1155 E., 2022/868 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/30 E., 2021/184 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... ... ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından 1980 yılında kullanılmaya başlandığını, Maliyeye başvuru yapılarak ... Köyü 1. Zimmet Defterine vergi kaydının yapıldığını ve 1981 yılından itibaren vergisinin ödendiğini, o dönem içinde Antalya Belediyesi tarafından hak sahiplerince arsa bedelinin yatırılmasının istendiğini, davacının bu ödemeyi de yaptığını, su basmanı için su aboneliği aldığını, davacının taşınmazın kentsel dönüşüm içerisinde kaldığını öğrenmesi üzerine 26/05/2014 tarihinde Büyükşehir Belediyesine hak sahipliğinin tespiti için başvuruda bulunduğunu, yazışmalar sonucunda Büyükşehir Belediyesi tarafından hak sahipliğine esas olan su fatura bilgilerini göndermiş olduğu yere ait tapu tahsis belgesinin devriyle ilgili idarece noter onaylı devir sözleşmesinin ibraz edilmesi durumunda değerlendirilmeye alınacağının bildirildiğini, davacının taşınmazın hak sahipliğini kimseye devretmediğini, bölgede parselasyon yapılırken hak iddia edilen yerin numaratajda 54 No.lu parsel olarak parsellendiğini, belediyenin davacıya numarataj vermediğini, şu anda ise 55 numara olarak göründüğünü, davada TMK nın 713 üncü maddesinde belirtilen olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... Belediyesi vekili, davanın olağanüstü zamanaşımından dolayı açılmış bir dava olmadığını, Belediyece gerçekleştirilmiş olan işlemin iptaline yönelik bir dava niteliğinde olduğunu, idari işleme yönelik davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, taşınmazın ... ... (1/2) ve ... (1/2) adına 400 m² ... Tapu Tahsis Belgesi bulunan yer olduğunu, ... ... payını ...'a, ...'ın ise sırasıyla ... ...'e ve sonrasında ... ...'a devrettiğini, davacı tarafından sunulan fatura dökümünde M. ... ...'ın aboneliğinin 1997 tarihinde sonlandığını, 1998 2004 arası ... ... adına ve 2004 2008 arası ise mevcut durumda hak sahibi ... ... adına olduğu, tapu tahsis belgesine sahip kişilerden Noter aracılığıyla devralındıysa ibraz edilmesi durumunda hak sahipliğinin değerlendirileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın tapulama tespit çalışmalarında tespit harici yer olarak bırakıldığını, tespit harici bırakılma işleminin de bir tapulama işlemi olduğunu, taşınmazın ... mülkiyete konu olamayacağını, davacı tarafından tapulama tespit çalışmalarına karşı bir uyuşmazlık çıkarılmadığını, o tarihte taşınmaza zilyet olmadıklarını, taşınmazın Antalya Büyükşehir Belediyesi mücavir ... sınırları içinde bulunduğunu, imar planı içerisine alınmış olan taşınmazların imar ihya yolu ile kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekeceğini, davacı yönünden taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar planı içinde kalıp kalmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı ilamı ile dava edilen taşınmazın Antalya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 55 parsel sayılı taşınmaz olduğu, hukuki nitelendirme her ne kadar hakime ait ise de davacının dava dilekçesinin içeriğinin incelenmesinden davacının kullandığını iddia etmiş olduğu tapulama harici bırakılan yerin kendi adına tescilini talep ettiği, TMK nın 713 üncü maddesine dayalı davaların dinlenilebilmesi için bu tür davalarda öncelikle davacının ekonomik amaca yönelik olarak zilyetliğinde bulundurduğu taşınmazın dava tarihi itibari ile tapulama harici bırakılmış olması ve davacının 20 yılı ... süredir malik olmak iradesi ile taşınmazı ekonomik amacına uygun imar ihyasını tamamlayarak kullanıyor olması gerektiği, dava edilen taşınmazın ise tapulama harici bırakılan yer olmadığı ve taşınmaz hakkında 07.08.1986 tarihli ve 1736 No.lu tapu tahsis belgesi düzenlendiği ve tapu tahsis belgesi düzenlenen taşınmazın ... Mahallesi eski 226 parsel içerisinde kaldığı ve 226 No.lu parselinde zaman içerisinde imar uygulamaları ile farklı bir çok parsele dönüştüğü ve dava dilekçesi ve ekindeki pafta üzerinde gösterilen 9858/2 No.lu parselde taşınmazın bulunduğu ve son olarak da taşınmazın dava dışı Sur Yapım İnşaat Şirketi adına tescilli olduğu ve taşınmazın tapu kaydının ... Mahallesi 28878 ada 2 No.lu parsel haline geldiği, davacının taleplerinden de başkaca bir hukuki sebebe dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerin ... ... isimli şahıs ile hiçbir ilgisinin olmadığını, taşınmazın ... ...'e ait olduğu belirtilmişse de taşınmazın ... ..., ... ... ve ... ... arasında rızai olarak paylaştırıldığını, ... ... kendi yerini Mihri'ye, ... ... yerini ... ... ...'a sattığını, eşinden kaynaklı yere hak sahipliği olan davacının ise sahip olduğu yeri kimseye satmadığını, Belediye tarafından davacıya çıkarılan vergilerin ödendiğini, davacının taşınmazı 36 yıldan fazladır kullandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davanın, tapusuz olduğu iddia olunan taşınmazın Türk Medenî Kanunu'nun 713/1 ... maddesi hükmü uyarınca tescili istemine ilişkin olduğu, taşınmazın ... Köyü eski 226 No.lu parsel içerisinde kaldığı, eski 226 parselin kesinleşmiş mahkeme kararı gereği olarak hükmen ifrazından oluşan parsellerden birinin eski 2747 No.lu parsel olduğu ve tapu tahsis belgesindeki bahse konu taşınmazın eski 2747 No.lu bu parsel içerisinde kaldığı, eski 2747 No.lu parselin daha sonra pilon yeri kamulaştırması işlemi neticesinde 2943 ve 2944 No.lu parsellere ayrıldığı, kamulaştırma dışında kalan eski 2943 parselin ise 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonrasında 29124 ada 4 parsel numarasını aldığı ve bu parselin de uygulaması neticesinde bir çok imar parseline ayrıldığı, 07.08.1986 tarihli 1736 No.lu tapu tahsis belgesinde belirtilen taşınmaz ile dava dilekçesi ekindeki pafta üzerinde 9858/2 No.lu parselde yeri belirtilen taşınmazın son olarak imar uygulamaları neticesinde oluştuğu ve tamamının Sur Yapım İnşaat A.Ş. adına tescilli ... Mahallesi 28878 ada 2 No.lu parsel içerisinde kaldığı ve dolayısıyla geldisi kadastral parsel olan tapuda kayıtlı bir yer olduğu; tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilmesi için TMK'nın 713/2 nci maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekmekte olup, somut davada; bu maddede öngörülen koşullar gerçekleşmediği gibi davacı tarafça da bu maddeye dayanılmadığı davacı tarafça tapu tahsis belgesine dayanılmadığından davanın tapu tahsis belgesine dayalı tescil davası olarak da kabul edilemeyeceği; ayrıca her ne kadar bu durumun yargılama sırasında belirlenmesi üzerine davacı vekilince duruşmadaki sözlü beyanla davalarını tapu iptali ve tescil davasına dönüştürmek için ıslah etmek üzere süre istenilmiş ise de ilk derece mahkemesince verilen ara kararla bu istemin reddedildiği ve davacı tarafça bunun üzerine bir ıslah işlemi yapılmadığı gibi bu husus istinaf konusu da yapılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalarını tapu iptali ve tescil olarak ıslah etmek istedikleri halde ilk derece mahkemesince reddedildiğini, ıslahın sözlü olarak da yapılabileceğini, davacı belediyeye başvurduğunda müvekkilin hak sahipliğinin olmadığını ve işbu yerin şuan için tapusuz ve boş göründüğünü belirterek belgelerinin iade edildiğini, belgenin üzerine de ''su aboneliği bir başkasına ait, 450 numaralı ekte sunulan kişi adına Görülüyor. değerlendirilemedi'' yazıldığını, 450 numaranın ... ... isimli şahsa ait olarak göründüğü ancak müvekkilin yeriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacının su aboneliği 3199. Sokak No: 55 olarak kayıtlı iken, ... ... adına nasıl geçtiği bilinmeyen abonelikteki adresin 3194. Sokak No:18 olduğu, davacının bu yeri 1980 yılından beri kullandığı, davalılar her ne kadar müvekkilin hak sahibi olduğu yerin ... ... 'e ait olduğunu iddia etseler de, taşınmaz 1026 m2 olup ... ..., ... ... ve ... ... (müvekkilin eşi) arasında rızai olarak paylaştırıldığı, ... ...’in kendi yerini Mihri'ye, ... ...’in yerini ... ... ...'a sattığı, davacının ise eşinden kaynaklı olarak hak sahipliği olan yeri kimseye satmadığını, mahkemece eksik araştırmayla karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 nci maddesine dayalı tescil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesinin 1 ... fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
17.100,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine'ye verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:59:17