Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7306
2023/526
26 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/686 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 2326 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 2 katlı yapı ve ağaçların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ...vasisi duruşmada alınan beyanında, taşınmaz üzerinde davacının evi ve ağaçları olduğunun doğru olduğunu, ancak sadece davacının değil dava konusu olmayan ev ve ağaçların da olduğunu beyan etmiştir.
-
Davalı ... duruşmada alınan beyanında, taşınmazın her tarafında bina ve ağaçlar olduğunu beyan etmiştir.
-
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 26.04.2016 tarihli ve 2015/671 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamı itibariyle dava konusu muhdesatların davacı tarafından meydana getirildiği anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu 2326 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi...'un 24.03.2016 tarihli krokili raporunda belirtilen ve mavi renk ile etrafı gösterilen 2 katlı betonarme yapı ve müştemilatı ile ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.03.2021 tarihli ve 2021/1144 Esas, 2021/2928 Karar sayılı ilamı ile; “ Somut olaya gelince; her ne kadar Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/686 Esas sayılı dosyası ile açılan ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle başlangıçta hukuki yararın varlığını söylemek mümkün ise de, söz konusu dosyanın UYAP ortamında yapılan incelemesinde mahkemece, 12.06.2018 tarihinde HMK'nın 320/4 üncü fıkra gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın 11.04.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi yanlış olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, Somut olayda, davalıların davayı kabul beyanı bulunmadığına göre az yukarıda bahsi geçen HMK’nın 312 nci maddesinin davalılar bakımından uygulama imkanı yoktur. Hal böyle iken; mahkemece davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri gerekçesiyle yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir.” şeklindeki gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Derdest bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığından davacıların muhdesatın tespitine yönelik güncel hukuki yararlarının olmadığı görülerek muhdesatın tespitine yönelik açılan davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dava konusu taşınmaza ilişkin Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/1601 E. sayılı dosyada ortaklığın giderilmesine ilişkin derdest dava bulunduğunu belirtmek suretiyle itiraz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespitine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718).
-
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK mad. 722, 724. ve 729) sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1 h. 115)
-
Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
Muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin açılan dava tarihinde, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davası Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/686 E. sayılı dosyasında görülmekte iken 12.06.2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve 11.04.2019 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince yukarıda numarası bildirilen karar ile hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle kabul kararının bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın reddine dair hüküm kurulmuşsa da davacı tarafın bozma sonrası ve temyiz aşamasında bildirdiği dava konusu taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesine yönelik derdest Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1601 E. sayılı dosyası yeterince incelenmeden hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:41:53