Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3830
2023/5243
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/645 E., 2022/607 K.
KARAR: Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davaya konu 28010 ada, 3 parselde kayıtlı 4 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından haksız kullanımı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 22.09.2005 ve 11.02.2013 tarihleri arasındaki dönem için toplam 40.000,00 TL ecrimisilin dönem sonu faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 22.05.2009 ile 22.05.2010 tarihleri arasına ilişkin 6.000,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 22.05.2010 tarihi ile 22.05.2011 tarihleri arasında 6.600,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonunda itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 22.05.2011 tarihi ile 22.05.2012 tarihleri arasında 7.020,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 22.05.2012 tarihi ile 11.02.2013 tarihleri arasındaki 5.547,00 TL ecrimisil alacağının dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8.Hukuk Dairesince; “…davaya konu 4 numaralı, konut vasıflı taşınmazın 22.09.2005 tarihinde davalı adına kayıtlı olduğu, 20.03.2013 tarihinde ise mülkiyet ve hisse oranlarının düzeltilmesi yoluyla davacılar adına paylı olarak tescil edildiği, dosya içinde yer ... Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/398 Esas, 2010/233 Karar sayılı dosyasına göre davaya konu 4 numaralı dairenin 28.04.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davacılar adına tescil edilmesi gerekirken, kat irtifakı kurulurken davalı adına tescil edildiği iddiasıyla davacılar tarafından, dava dışı müteahhit ve davalı aleyhine tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davanın kabul edildiği, bu kararında Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle 11.02.2013 tarihinde kesinleşerek 20.03.2013 tarihinde davacılar adına tescil edildiği, bahsedilen tapu iptali ve tescil davası devam ederken 22.05.2009 tarihinde davacılar tarafından dava dışı müteahhide karşı Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/198 Esas, 2010/234 Karar sayılı dosyası ile bu dava tarihi olan 22.05.2009 tarihine kadar teslim edilmeyen 4 numaralı daire için kira alacağı talepli dava açıldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre müteahhit tarafından teslim edilmesi gereken 13.01.2008 tarihi ile dava tarihi olan 22.05.2009 tarihi arası dönem için davacılar lehine kira alacağına hükmedildiği, bu kararın da Yargıtay incelemesinden geçerek onama suretiyle 22.05.2010 tarihinde kesinleştiği, eldeki davada Mahkemece az yukarıda bahsedilen kira alacağı dava tarihi olan 22.05.2009 tarihi ile tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarih olan 11.02.2013 tarihi arasındaki dönem için hesaplanan ecrimisile hükmedildiği, davalı tarafça davaya konu yerin davalının hakimiyetinde olmadığının, davacıların taşınmazı kullanabileceğinin, taşınmazın anahtarının davacılarda olduğunun savunulduğu, duruşmada dinlenen davacılar ..., ... ve ...’nın Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/398 Esas, 2010/233 Karar sayılı tapu iptali ve tescil davasının keşif gününde davaya konu taşınmazın anahtarının müteahhit tarafından verildiğini imzalı olarak beyan ettikleri, Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/398 Esas, 2010/233 Karar sayılı tapu iptal tescil dava dosyasındaki keşfin 05.03.2010 tarihinde icra edildiği, buna göre davaya konu 4 numaralı bağımsız bölümün anahtarının müteahhit tarafından 05.03.2010 tarihinde davacılara teslim edildiğinin davacılar tarafından imzalı olarak beyan edildiğine göre 22.05.2009 tarihi ile 05.03.2010 arasındaki dönem için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma ilamına karşı davacılar vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.12.2022 tarihli ve 2021/645 E. ve 2022/607 Karar sayılı kararıyla; Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/398 Esas, 2010/233 Karar sayılı tapu iptal tescil dava dosyasındaki keşfin 05.03.2010 tarihinde icra edildiği, davaya konu 4 numaralı bağımsız bölümün anahtarının müteahhit tarafından 05.03.2010 tarihinde davacılara teslim edildiğinin davacılar tarafından imzalı olarak beyan edildiği gerekçesiyle 22.05.2009 tarihi ile 05.03.2010 arasındaki dönem için hesaplanan 4.696,40 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, talepleri yönünde karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisilden dava dışı müteahidin sorumlu olduğunu, kendilerine sorumluluk yükletilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen ... bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 ... ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).
-
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
-
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
-
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, ... veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle ... şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve ... özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
-
Somut olayda, davalı vekiline gerekçeli kararın 27.03.2023 tarihinde, davacı tarafın temyiz başvuru dilekçesinin ise 20.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 04.05.2023 tarihinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunduğu, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla HUMK’nun 403/2 nci maddesi gereğince katılma yoluyla temyiz başvurusu 10 günlük yasal sürede yapılmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine;
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz başvurusu dilekçesinin süre yönünden REDDİNE,
(2) No.lu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46