Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4342
2023/5227
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/31 E., 2023/261 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ile davalıların tapuya kayıtlı birbirine bitişik 138 ada 1 parsel ile 138 ada 20 parselde bulunan taşınmazlarda 1/3'... payı olduğunu, davalıların Eti Caddesi 1/B No.lu dükkan hariç diğer bölümlerin bir kısmını bizzat kullandığını, bir kısmının da kira bedellerini aldıklarını, müvekkilinin söz konusu taşınmazlarda kendi payına düşen kira bedellerini, sözlü ve yazılı ihtarlarla talep ettiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 2005 yılı için 1.500,00 TL, 2006 yılı için 2.000,00 TL, 2007 yılı için 2.500,00 TL, 2008 yılı için 3.000,00 TL, 2009 yılı için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 13.000,00 TL kira bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... ... vekili beyanında; taşınmazların bir kısmının davalı tarafından bizzat, bir kısmının kira karşılığı kullanıldığını, taraflar arasında fiili taksim olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... vekili cevabında; tarafların taşınmaz üzerinde paylı mülkiyete sahip olmakla birlikte paydaşlar arasında bu taşınmazın kullanımına ilişkin fiili bir uygulamanın süregeldiğini, ... süre paydaşların bu durumu benimsediğini, davacının kullanabileceği bir kısım olduğunu, intifadan men edilmedikçe paydaşların birbirinden ecrimisil isteyemeyeceğini dile getirmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkeme ilk kararında, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 26.09.2017 tarihli 2014/22124 Esas ve 2017/4651 Karar sayılı ilamında "...mahkemece uzman bilirkişiler aracılığı ile yeniden keşif yapılarak hangi paydaşın nereyi ne şekilde kullandığının tereddüte yer vermeyecek biçimde açıklığa kavuşturulması, keşfi izlemeye ve denetlemeye yarayacak şekilde kroki düzenlettirilmesi, bilirkişilerden ecrimisil raporu alınması; kabule göre de takas mahsup talebi ve açılmış bir dava bulunmadığı halde davacının kullandığı yerin getirisinin ecrimisil hesabından mahsup edilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... davacının dava konusu edilen taşınmazlarda payına karşılık çekişmesiz şekilde kullandığı bir kısım bulunduğu, dosya içerisinde yer ... tüm beyanlara göre taraflar arasında taşınmazların kullanımına ilişkin fiili bir taksim yapıldığı, bu hususun davacının sunduğu 22/05/2013 tarihli dilekçede beyan edildiği, işbu davada dava konusu edilmeyen ancak davacının davalılar ile paydaş olduğu bitişik parselde de işyerleri olduğu, diğer paydaşların bu taşınmazlardan kira almamasının da taraflar arasında fiili taksim yapıldığını ispatlar mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın reddine" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı; bozma kararına uyulmadığını, bozma kararında tazminata hükmedilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, dava dışı taşınmazlarda fiili taksim olduğu gerekçesiyle mahkemenin ret kararı vermesinin doğru olmadığını, bu taşınmazlarda davalı ...'nin hissedar olmadığını, dava konusu 20 parsel yönünden ise tamamı ... tarafından kullanıldığı için bu parselden hiçbir yeri kullanamadığını, dava konusu edilmeyen 30 ve 31 parselle ilgili keşif yapılıp rapor alınmadığını, mahkemenin sorusu üzerine dava dışı taşınmazda bulunan kuyumcu dükkanı için kira bedeli ödemediğini söylediğini, ... eczanesindeki kira bedelinin üç ortak tarafından alınmasının da fiili taksim olmadığının en büyük delili olduğunu, 22.05.2013 tarihli dilekçedeki beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, yine 32/A numaralı 138 ada 1 parselde bulunan işyerine ait kira gelirinin de dava tarihi itibariyle ... tarafından alındığını, tanıkların fiili taksim hususunda duyuma dayalı beyanda bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle talep arttırım hakları olduğunu, hükmün bozulması gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Paylı mülkiyete konu bir taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan ... başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı yada kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.
-
Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açılmak suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.
-
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, ... gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
-
Paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan bir taksim sözleşmesi ve ... bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi TMK’nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.
-
Değerlendirme
-
Somut olaya gelince; dava açıldıktan sonra dava konusu 138 ada 1 ve 138 ada 20 parsel, 2015 tarihli imar uygulaması ile 140066 ada 4 ve 5 parsel olarak tapuya tescil edilmiş ise de; dava açıldığı tarih itibariyle 2005 ve 2009 arası dönem için ecrimisil talep edildiğinden 138 ada 1 ve 20 parsel üzerinden yapılan değerlendirme sonucu 138 ada 1 parselde, davalı ...'in bizzat veya kiraya vererek kullanımında olan bağımsız bölümler olduğu gibi davacı ...'in, kendisinin de kabulünde olduğu üzere, bizzat kiraya verdiği bağımsız bölüm bulunmaktadır.
Yukarıda da belirtildiği üzere bir paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği bir bağımsız bölüm var ise, ecrimisil istemli davanın dinlenme olanağı olmadığından bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde sonuç itibariyle isabetsizlik yoktur.
- Dava konusu 138 ada 20 parsel yönünden ise; bu taşınmazın üzerinde dosya kapsamı itibariyle yapılan keşif ve raporlardan anlaşıldığı üzere 3/A, 3/B ve 3/C numaralı üç adet işyeri olarak kullanılan bağımsız bölüm ile bu bağımsız bölümlerin üzerinde bir adet atıl vaziyette ... boş daire bulunmaktadır. 06.05.2011 tarihinde yapılan keşif ve hazırlanan rapora göre, dava konusu tüm bağımsız bölümlerin anahtarının davalı ...'de olduğu; bir kısmının ... tarafından kiraya verildiği, bir kısmının ... tarafından bizzat kullanıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında aldırılan son keşif zaptına göre ... Optik olarak kullanılan, 2011 tarihinde yapılan keşif zaptına göre ... Eczanesi olarak üçüncü kişilere kiraya verilen 3/C numaralı bağımsız bölümün kiracısının 2006 yılında tahliye edildiği, 2011 yılına kadar bu kısmın boş kaldığı, anahtarının davalıda olduğu, davacının 26.07.2006 tarihli ihtarname ile davalının kullanımına ... göstermediği anlaşılmıştır.
Hâl öyle olunca 138 ada 20 parsel yönünden davacının payına karşılık kullanabileceği bağımsız bölüm olduğunu söyleyebilme imkanı yoktur. Bu parsel yönünden inceleme ve araştırma yapılarak davacı lehine ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46